İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye'nin farklı barolarından avukatlar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında verilen yakalama kararının uygulanması ve Interpol Kırmızı Bülten sürecinin işletilmesi çağrısında bulundu. Kaboğlu, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere Interpol, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve ilgili uluslararası kuruluşların ivedilikle harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Avukatlardan Netanyahu hakkında ortak çağrı
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, farklı barolardan avukatların katılımıyla düzenlenen toplantıda, "Uluslararası Ceza Adaletinin Etkin Uygulanması ve Benjamin Netanyahu Hakkındaki Yakalama / Kırmızı Bülten Sürecinin Takibine İlişkin Ortak Çağrı" başlıklı açıklamayı yaptı.
Kaboğlu, konuşmasına 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü dolayısıyla basın emekçilerinin gününü kutlayarak başladı. Kaboğlu, gazetecilerin haberleri nedeniyle soruşturulmadığı ve tutuklanmadığı günlerin yakın olması temennisinde bulundu.
"Sivillere saldırılar savaş suçu"
Uluslararası insancıl hukukun sivillerin korunmasına ilişkin temel ilkelerine dikkat çeken Kaboğlu, sivillerin öldürülmesi ve savaş tarafı olmayan kişilerin zarar görmesinin yasak olduğunu belirtti.
Kaboğlu, uluslararası hukuk kapsamında sivillere yönelik saldırıların savaş suçu olarak değerlendirildiğini ifade ederek, Netanyahu'yu "baş aktör, baş sorumlu, baş savaş suçlusu" olarak nitelendirdi.
"Netanyahu hakkında UCM'nin yakalama kararı bulunuyor"
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında 21 Kasım 2024 tarihinde savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında yakalama kararı verdiğini hatırlatan Kaboğlu, Türkiye'deki yargı sürecine de dikkat çekti.
Kaboğlu, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Gazze'ye insani yardım götüren Sumud Filosu'na yönelik müdahaleyle ilgili davada 14 Temmuz 2026 tarihli ara kararıyla Netanyahu hakkında Interpol Kırmızı Bülteni çıkarılması yönünde işlem yapılmasına karar verdiğini belirtti.
"Netanyahu'nun yargılanmasının yolu açık"
Netanyahu'nun görevde bulunan bir başbakan olmasının yargılanmasına engel oluşturmadığını savunan Kaboğlu, uluslararası hukuk açısından yargılama yolunun açık olduğunu söyledi.
Kaboğlu, "O nedenle, geciktirilmeden, bu işlemin gerçekleşmesi gerekiyor" dedi.
Dört uluslararası kuruluşa çağrı
Kaboğlu, ortak çağrının muhatapları arasında Interpol Genel Sekreterliği, Uluslararası Ceza Mahkemesi Taraf Devletler Meclisi, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler'in bulunduğunu belirtti.
Interpol'ün, Netanyahu hakkındaki talebi siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak kendi hukuk kuralları ve uluslararası suçlarla mücadele ilkeleri doğrultusunda ele alması gerektiğini ifade eden Kaboğlu, UCM'nin yakalama ve teslim kararlarından doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini istedi.
"Hiçbir suçlu dünya ölçeğinde cezasız kalmamalı"
Gazze'de yaşananların sona erdirilmesi ve sivillerin korunması gerektiğini vurgulayan Kaboğlu, savaş ve insanlığa karşı suçların cezasız kalmaması gerektiğini söyledi.
Kaboğlu, "Hiçbir suçlunun dünya ölçeğinde, devlet başkanı olsun olmasın, cezasız kalmaması gerektiğini" belirterek, işlenen insanlığa karşı suçların zaman aşımına uğramasının söz konusu olmadığını ifade etti.
"Ayrım yapılmadan hukuk uygulanmalı"
Kaboğlu, Türkiye'de Adalet Bakanlığı'nın da sürece ilişkin inisiyatif alması gerektiğini söyledi. Türkiye Barolar Birliği, barolar, hukuk fakülteleri ve insan hakları kuruluşlarına da çağrıda bulunan Kaboğlu, sürecin yakından takip edilmesini istedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde gerektiğinde amicus curiae (mahkemenin dostu) görüşü sunulması için ortak bir hukuk heyeti oluşturulması çağrısında bulunan Kaboğlu, gelişmeler hakkında kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesini talep etti.
Kaboğlu, yaklaşık 200 avukatın imza attığı ortak çağrının, "bütün mağdurlar için ayrım yapılmadan hukukun uygulanması" talebi olduğunu belirtti.




