Kartalkaya Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangında yaşamını yitirenlerin yakınları tarafından kurulan Başka Canımız Yok Platformu, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunan "olası kastla öldürme" mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay aşamasında aynen korunmasını talep etti. Platform, facianın yıl dönümünde yaptığı yazılı açıklamada ayrıca, bilirkişi raporlarında sorumlulukları tespit edilen üç bakanlığa bağlı kamu görevlileri hakkında da yargı sürecinin derhal başlatılması gerektiğini bildirdi.

Platform tarafından yapılan açıklamada, 21 Ocak 2025 gecesi yaşanan facianın boyutuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

"21 Ocak 2025 gecesi Kartalkaya Grand Kartal Otel'de 36'sı çocuk 78 canımızı kaybettik. Sevdiklerimizin yaşam hakkı, göz göre göre gelen ve önlenebilir bir faciada ellerinden alındı. Bizler o gece sevdiklerimizi ve geleceğe dair umutlarımızı kaybettik. Ancak 21 Ocak'ta yaşananların etkisi yalnızca bizlerin kayıplarıyla sınırlı kalmadı. İnsan hayatını korumakla yükümlü olanların sorumluluklarını yerine getirmemesinin yol açtığı bu facia; toplumun kurumlara, denetim mekanizmalarına ve kamusal güvencelere duyduğu güveni de derinden sarstı. Bugün adaletin görevi yalnızca sorumluların hesap vermesini sağlamak değil, toplumun sarsılan adalet ve güven duygusunun yeniden tesis edilmesine de katkıda bulunmaktır."

"İlk derece ve istinafın kararına sahip çıkmak yaşam hakkı için zorunludur"

İlk derece mahkemesinin kararının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan platform üyeleri, yerel mahkemenin sanıklar hakkında kurduğu "olası kast" nitelemesinin emsal teşkil ettiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

Bakan Fidan, Atlanta’da G20 toplantısına katıldı
Bakan Fidan, Atlanta’da G20 toplantısına katıldı
İçeriği Görüntüle

"31 Ekim 2025 tarihinde Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği tarihi kararın üzerinden tam bir yıl geçti. Bu karar yalnızca bizler açısından değil, Türkiye'de yaşam hakkının korunması ve benzer faciaların önlenmesi açısından da tarihsel bir önem taşıyor. İlk derece mahkemesi, bazı sanıkların eylem ve ihmallerinin 'olası kastla öldürme' suçunu oluşturduğu kanaatine vararak mahkumiyet hükümleri kurdu. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf incelemesi sonucunda bu hükümleri hukuka uygun buldu. Dosya bugün temyiz incelemesi için Yargıtay aşamasında. Şimdi önümüzde çok önemli bir sorumluluk var: Verilen bu kararlara sahip çıkmak. Çünkü bu dava yalnızca geçmişte yaşanan bir facianın hesabını sorma davası değildir. Bu dava, insan yaşamının ekonomik çıkarlar karşısındaki değerinin, yöneticilerin sorumluluğunun ve kamusal denetimin hayati öneminin ortaya konulduğu bir davadır. Verilen kararlar, insan hayatını tehlikeye atan riskleri bildiği halde gerekli önlemleri almayanların bunun hesabını vermesi gerektiğini ortaya koymaktadır."

"Bu nedenle verilen kararlara sahip çıkmak toplumsal bir sorumluluktur. Çünkü bugün bu kararların korunması, yarın başka ailelerin aynı acıları yaşamaması için gereklidir. Bu davada ortaya konulan sorumluluk anlayışı, yalnızca Kartalkaya'da kaybettiklerimiz için değil, hepimizin yaşam hakkı için önemlidir. Bu kararlara sahip çıkmak kamusal bir zorunluluktur. Çünkü yaşam hakkını korumak kamu otoritesinin en temel yükümlülüklerinden biridir. İnsan hayatının korunmasını sağlayacak denetimlerin yapılması ve yaptırımların etkili biçimde uygulanması bir tercih değil, kamusal bir görevdir. Bu kararlara sahip çıkmak vicdani bir yükümlülüktür. Çünkü 78 insanın ölümüne yol açan eylem ve ihmallerin karşılıksız kalmasına sessiz kalmak, kaybettiklerimizin anısına ve geride kalanların adalet arayışına sırt çevirmek anlamına gelir."

"Üç bakanlıktaki kamu görevlileri bağımsız mahkemeler önünde hesap vermeli"

Açıklamada, otel yöneticileri ve yerel idare temsilcileri dışındaki merkezi kamu kurumlarının denetim ihmallerine de işaret edilerek, soruşturmanın tüm yönleriyle tamamlanması istendi:

"İşte bu nedenle, ilk derece mahkemesinin verdiği ve istinaf incelemesinde hukuka uygun bulunan kararların Yargıtay aşamasında da hukukun gerektirdiği titizlikle değerlendirilmesini bekliyoruz. Ancak Kartalkaya'da adaletin tamamlanması için yalnızca verilen kararların korunması yeterli değildir. Yangının meydana geldiği otelin işletilmesinde sorumluluğu bulunan kişilerin bir kısmı yargılandı. Yerel yönetim bünyesindeki bazı kamu görevlileri hakkında da hükümler kuruldu. Buna karşılık, facianın gerçekleşmesine zemin hazırlayan denetim ve kontrol süreçlerindeki eksikliklerde bilirkişi raporuna göre birinci derecede sorumluluğu bulunduğu belirtilen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nda görev yapan diğer kamu görevlileri hakkındaki yargı süreci henüz başlamadı. Otelin faaliyetlerini denetlemekle, iş güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlamakla ve işletme koşullarının mevzuata uygunluğunu gözetmekle sorumlu kamu kurumları ve görevlilerinin eylem ve ihmalleri de bütün yönleriyle soruşturulmalı; haklarında suç şüphesi bulunanlar bağımsız mahkemeler önünde hesap vermelidir."

"Hiçbir makam ve unvan hesap verebilirliğin önünde engel olmamalı"

Adaletin ancak tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmasıyla tecelli edebileceğini vurgulayan platform, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

"Hiçbir makam, hiçbir unvan, hiçbir idari yetki hesap verebilirliğin önünde engel olmamalıdır. Çünkü adalet, sorumluların yalnızca bir kısmının yargılanmasıyla tamamlanamaz. Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Bizler intikam istemiyoruz. Bizler hukukun herkes için eşit uygulanmasını, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini ve cezasızlık algısının ortadan kalkmasını istiyoruz. Yargıtay'ın önündeki dosyada hukukun gerektirdiği titizlikle karar verilmesini; henüz yargı önüne çıkarılmamış sorumlular hakkındaki süreçlerin de daha fazla gecikmeden ilerlemesini bekliyoruz. Buradan bütün topluma; devlet erkanına, milletvekillerine, hukukçulara, meslek örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına, basına ve kamu vicdanına sesleniyoruz: Kartalkaya Davası'nda verilen kararlara sahip çıkın. Çünkü bu kararlar yalnızca bizlerin değil, bu ülkede güven içinde yaşama hakkına sahip herkesin geleceğini ilgilendiriyor. Kaybettiklerimizi geri getirmek mümkün değil. Ama başka insanların aynı ihmaller ve sorumsuzluklar nedeniyle hayatını kaybetmesini önlemek mümkün. Kartalkaya'da adalet, verilen kararların korunması ve sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesiyle sağlanacaktır. 78 canımız için, geride kalanlar için, henüz yaşanmamış faciaları önlemek için; tüm toplumu verilen kararlara sahip çıkmaya ve adaletin takipçisi olmaya çağırıyoruz."

Kaynak: ANKA Haber Ajansı