Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, AkçanSa Çimento Fabrikası’nın çevreye verdiği zarara ve Derbentbaşı-Çamlıca köyleri arasında yer alan şist ocağının kapasite artışına karşı, ÇED Olumlu kararının iptali için dava açtı. Dernek, 2006 yılında aldığı "ÇED Gerekli Değildir" kararının ardından bölgedeki ekolojik tahribatın daha da büyüyeceğini belirtiyor.

Açıklamada, Ezine ovasında yer alan AkçanSa Çimento Fabrikası’nın yıllardır yarattığı toz, baca gazları ve su tüketimi nedeniyle bölgeye verdiği zararlar giderek büyüdüğü belirtilerek, çimento fabrikası ve hammadde sağladığı Bozalan Ocağı’nın faaliyetleri sonucu zeytinliklerin kuruduğu, ağaçların hastalandığı, yeraltı su kaynakları ise tükendiği ifade edildi. Fabrikanın bölgedeki üretiminin yarısını yurt dışına sattığı belirtilen açıklamada tesisin çevreye verdiği zararın ve halk sağlığını tehdit eden etkilerinin görmezden gelindiği ifade edildi.

"Doğal sit alanını tehdit ediyor"

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, ayrıca Derbentbaşı-Çamlıca köyleri arasında bulunan şist ocağının kapasitesinin 50 kat artırılma planlarını da eleştirerek bölgedeki zeytinlikler, antik yerleşim yerleri ve 1. Derece Doğal Sit alanı olan Araplar Boğazı'nın tehlikeye gireceğini vurguladı, Kazdağı ve çevresindeki flora ve faunanın zarar göreceğini belirtti.

Taş ocaklarının ve AkçanSa Fabrikası’nın faaliyetlerinin bölgenin su kaynaklarını tükettiğine yer verilen açıklamada Çanakkale’nin önemli tarım alanlarından Batak Ovası’nın su kıtlığı ile karşı karşıya kalmasına neden olduğu vurgulandı. Bölgedeki üreticilerin de zarar gördüğünü belirten derneğin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

Tarım ve Orman Bakanlığı: Türkiye genelinde en çok fidan sahiplenen ilk 10 il açıklandı
Tarım ve Orman Bakanlığı: Türkiye genelinde en çok fidan sahiplenen ilk 10 il açıklandı
İçeriği Görüntüle

Tarımdan umudunu kesmiş yöre köylülerine yarattığı istihdam nedeniyle herkesin susturulduğu Ezine ve köylerinde, fabrikanın neden olduğu hastalıklar konusunda her hangi bir araştırma da yok. Köylüler sağlıklarından olsa da fabrikanın sağladığı istihdama mahkum bırakılmış durumda. Avrupa kendi ülkelerinde kirli bir sektör olan çimento sanayiini istemeyip bizim gibi ülkelere gönderirken, Türkiye kendi tarımını bitirmeyi, doğayı tahrip etmeyi, yeraltı varlıklarını yoketmeyi, suyunu bitirmeyi, halkının sağlığını riske atmayı göze alarak Avrupa’nın ihtiyacını karşılıyor.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve dört yurttaş, bu tahribatı durdurabilmek için Derbentbaşı Şist Ocağı için verilen ÇED Olumlu kararının iptal edilmesi için hukuki mücadele başlatmış durumda. Dernek, bu davayla birlikte, bölgenin doğal ve kültürel varlıklarını korumak ve ekolojik tahribatı engellemek adına adım atmayı hedefliyor.

Muhabir: Nihal Alp