İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen dron destekli rutin kontrollerde, kasım ayından bu yana İzmir Körfezi kirliliği çerçevesinde 14'üncü kez dış kaynaklı kirlilik durumu saptandı. Bayraklı açıklarında belirlenen kirlilik tablosunun artık sistematik bir hal aldığı vurgulanırken, ilgili idari mercilere acil denetim ve yaptırım uygulamaları için çağrıda bulunuldu.
İnsansız hava araçlarıyla havadan izleme yaparak düzenli taramalarını gerçekleştiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, kasım ayından beri sürekli tekrarlanan dış kaynaklı çevre kirliliği manzaralarıyla bugün bir kez daha karşılaştı. Yürütülen incelemelerde, Bayraklı Sahil Güvenlik ile Bayraklı Belediyesi arasındaki bölgenin açıklarında kirlilik odağı tespit edildi. Ara vermeden devam ettirilen dron destekli kontrol ve takip faaliyetleri, bölgedeki çevre sorununun tekil bir olay olmaktan çıktığını gözler önüne serdi. Bugün kaydedilen son gelişme, dar bir takvim içinde kayıtlara geçen 14. vaka olarak belirlendi.
İzmir Körfezi kirliliği çalışmaları ve sistematik süreç
Belediye yetkilileri tarafından aktarılan bilgilendirmede, dron çekimleriyle kesintisiz olarak yürütülen takip faaliyetlerinin, yaşanan bu çevre kirliliğinin birbirinden bağımsız münferit olaylar serisi olmadığını doğruladığı ifade edildi. Yapılan değerlendirmede, mevcut durumun organize ve sistematik bir kirlilik sürecinin uzantısı olduğu dile getirildi.
Yetkili kurumlara caydırıcı ceza ve yasal tedbir çağrısı
Belediye tarafından paylaşılan resmi bilgilendirme metninde şu ifadelere yer verildi:
“Sunulan bu somut kanıtlara rağmen denetim ve yaptırım yetkisine sahip kurumların sorumlular hakkında caydırıcı cezai işlemler uygulamaması, körfezi kirleten unsurlara adeta cesaret vermektedir. Cezai yaptırım uygulanmayan her kirlilik olayı denizel eko sistemimiz üzerindeki tahribatı artırmakta, gelecekteki olası çevre suçlarına zemin hazırlamakta, çevre ve halk sağlığını ciddi boyutta tehdit etmektedir. Ekosistemdeki zararın geri dönülemez bir noktaya ulaşmaması için yasal ve idari tedbirlerin tavizsiz bir şekilde, ivedilikle hayata geçirilmesi zorunluluktur. Tüm ilgili ve yetkili kurumları; kanunların kendilerine tanıdığı yetkileri kullanmaya ve İzmir Körfezi’ni bir atık sahası olarak gören işletmelere karşı en ağır yaptırımları uygulamaya davet ediyoruz.”




