Birleşmiş Milletler çatısı altında faaliyet gösteren WMO’nun paylaştığı raporda, hava kalitesi ile iklim krizinin birbirinden bağımsız ele alınamayacağı, mücadelede tamamlayıcı ve eş güdümlü politikaların aciliyet taşıdığı kaydedildi. İnce partikül madde (PM2.5) ve yer seviyesindeki ozon kirliliğinin yanı sıra yeterince takip edilmeyen siyah karbon ile mikroplastik gibi aerosollerin atmosferik izleme ağlarının güçlendirilmesi gerektiği bildirildi.
PM2.5 kirliliği akciğer ve dolaşım sistemini hedef alıyor
Havadaki en tehlikeli kirleticilerden biri kabul edilen ve doğrudan kan dolaşımına kadar nüfuz edebilen PM2.5 partiküllerinin sanayi, tarım, konut ısınması ve ulaşımın yanı sıra kontrolsüz orman yangınları ve toz fırtınalarıyla yayıldığı hatırlatıldı.
Raporda bölgesel eğilimlere ilişkin şu verilere yer verildi:
Kuzey Kanada, Rusya'nın Bazı Bölgeleri ve Batı-Orta Afrika'da şiddetlenen yangın dalgaları nedeniyle 2025 yılında PM2.5 konsantrasyonları uzun vadeli ortalamaların üzerinde seyretti.
Çin'de emisyon kısıtlamaları ve insan faaliyetlerindeki denetimler sayesinde PM2.5 seviyeleri uzun vadeli ortalamanın altında kalmaya devam etti.
Hindistan'da iyokütle yakımı ve sanayi kaynaklı emisyonlar sebebiyle kirlilik değerleri ortalamanın üzerinde ölçülmeyi sürdürdü.
"Aşırı yangın kaynaklı duman 1990'lardan bu yana üç katına çıktı"
Avrupa ve Kuzey Amerika'da yürürlüğe konan yasal düzenlemelerin sanayi ve trafik kaynaklı partikül emisyonlarını düşürdüğü, ancak bu kazanımın devasa orman yangınlarının yaydığı zehirli dumanla telafi edildiği ifade edildi.
Yangın dumanının yüksek toksisite içerdiğine dikkat çekilen raporda şu tespit paylaşıldı:
"Aşırı yangınların neden olduğu duman 1990'lardan bu yana küresel ölçekte üç katına çıktı. Veriler, 2010-2018 döneminde bu durumun her yıl yaklaşık 100 bin ek erken ölüme yol açtığını gösteriyor; ancak bu rakam kuvvetle muhtemel bir alt tahmindir. İklim koşullarının sertleşmesiyle birlikte Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hava kalitesi sınır değerlerine uyulması her geçen gün zorlaşmaktadır."
Yer seviyesindeki ozon kirliliği solunum yolu ölümlerini artırıyor
Raporun dikkat çektiği bir diğer hayati tehdit ise sıcak hava dalgalarıyla tetiklenen yer seviyesindeki ozon gazı birikimi oldu. Tarımsal rekolteyi, bitki örtüsünü ve halk sağlığını doğrudan vuran yüzey ozonuna uzun süre maruz kalmanın kronik solunum yolu hastalıklarını tetiklediği belirtildi.
Uzmanlar, sıcaklık anomalileriyle birlikte yükselen ozon kirliliğinin on binlerce ek erken ölüme zemin hazırladığı ve geleceğe dönük sağlık risklerini tırmandıracağı uyarısında bulundu.




