İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm çağrılarına ve hukuki yaptırım kararlarına rağmen işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini genişletme ve sıfırdan yeni yerleşim alanları kurma politikasını hızlandırdı.
Sıfırdan 3 yeni yerleşim alanı kuruluyor
FKÖ Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi'nden yapılan açıklamada, görüşülen 13 planın mevcut yerleşimleri büyütmenin ötesinde tamamen yeni odak alanları yaratmayı amaçladığı vurgulandı.
Planın detayları ve hedeflenen bölgeler şu şekilde sıralandı:
-
Yeni Yerleşim Merkezleri: Ramallah ve Nablus sınırında "Amihai", Eriha’da "Ein Yitav" ve Cenin topraklarında "Maoz Tzvi" adlarıyla sıfırdan 3 yeni yerleşim yeri kurulması hedefleniyor. Bu projeler toplam 1125 dönümlük alanda 749 yeni konuttan oluşacak.
-
Mevcut Yerleşimlerin Genişletilmesi: Beytüllahim'deki "Maale Amos" yerleşimine 365, Ramallah'taki "Talmon" yerleşimine 200 yeni konut eklenmesini içeren planlar nihai onay ve yürürlük aşamasına getirildi.
-
Selfit ve Doğu Kudüs: Selfit kenti kırsalındaki "Peduel" yerleşimine 95, "Alei Zahav" yerleşimine 259 konut ilave edilecek. İşgal altındaki Doğu Kudüs sınırlarında bulunan "Givat Zeev" yerleşimine ise 2 yeni konut yapılması öngörülüyor.
Netanyahu hükümeti döneminde yerleşim rekoru
Konseyin raporunda, Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı koalisyon hükümetinin göreve başladığı 2022 yılı sonundan bu yana yürüttüğü agresif yerleşim politikalarına dikkat çekildi. Açıklamada, söz konusu hükümet döneminde bugüne kadar 104 yeni Yahudi yerleşim biriminin onaylandığı ve 160 tarımsal yerleşim odağının kurulduğu hatırlatıldı.
Uluslararası hukuka rağmen işgal derinleşiyor
Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına göre, İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria ve Doğu Kudüs, bağımsız Filistin Devleti'nin meşru toprakları olarak kabul ediliyor. Cenevre Sözleşmeleri uyarınca, işgalci bir gücün işgal altında tuttuğu topraklara kendi sivil nüfusunu nakletmesi, demografik yapıyı değiştirmesi ve mülkiyet gasbı yapması savaş suçu ve açık bir hukuk ihlali sayılıyor.
Buna karşın İsrail yönetimi, Batılı ülkelerin boykot ve yaptırım kararlarını hiçe sayarak Batı Şeria'daki Filistin coğrafi bütünlüğünü parçalayacak yeni yerleşim projelerini onaylamayı sürdürüyor.




