Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), küçükbaş hayvanlarda ciddi kayıplara ve ağrılı yaralara yol açan "Orf" virüsüne karşı 10 yıllık saha çalışmasının ardından inaktif bir aşı geliştirdi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen aşı, alanındaki ilk inaktif örneklerden biri olma özelliğini taşıyor.
MAKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kale liderliğinde yürütülen projede, halk arasında "ektima" olarak bilinen ve koyun ile keçilerin ağız, dudak, diş eti ve damak çevresinde yaralar oluşturan Orf virüsüne karşı yerli aşı üretildi.
10 yıllık çalışmanın ürünü
Saha denemelerinin kuzu, oğlak, koyun ve keçiler üzerinde başarıyla gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Kale, dünyadaki mevcut aşıların büyük oranda canlı virüs içerdiğini, kendi geliştirdikleri aşının ise virüsün etkisizleştirilmesiyle elde edilen inaktif bir yapıda olduğunu vurguladı.
Aşının hayvanları hastalanmadan koruyacağını ifade eden Prof. Dr. Kale, "Bu inaktif aşı sayesinde hayvanlarımızın hastalanmasının önüne geçeceğiz. Projemizin ikinci aşamasında ise hastalanmış hayvanların iyileşme süreçlerine katkı sağlayacak doz ayarlamaları ve deneme çalışmaları devam edecek" dedi.
"Toprakta ve yemliklerde yıllarca yaşayabiliyor"
Hastalığın bulaşma yollarına ve enfeksiyon riskine dikkat çeken Kale, dikenli bitkilerin batmasıyla başlayan sürecin kontrol altına alınmadığında ciddi kayıplara yol açtığını ifade etti:
"Virüs soğuğa ve sıcağa oldukça dirençli olduğu için toprakta ve yemliklerde aylarca, hatta yıllarca canlı kalabiliyor. Tedavi edilmeyen vakalarda oluşan kabuklar ve bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle hayvanların dudak dokusu kopma noktasına gelebiliyor. Doğacak yavrulara bulaşması durumunda beslenme güçlüğü, bağışıklık çöküşü ve toplu yavru kayıpları yaşanıyor."
Patent tescili alındı, üretime hazırlanıyor
Geliştirilen aşının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendiğini açıklayan Kale; çalışmaların Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) iş birliğiyle kurulan MAKÜ BAKA Teknokent bünyesinde, öğrencilerle birlikte ürün odaklı olarak sürdürüldüğünü ve hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvan hastalıklarına yönelik yeni projelerin devam edeceğini aktardı.




