Ege Üniversitesi Seramik Bölümü mezunu olan Filiz Çankaya Uzun’un kukla sanatına olan ilgisi çocukluk yıllarında oyuncak kuklalarla başladı. Uzun'un profesyonel üretime geçişinde ise oğlunun katıldığı bir aile etkinliği dönüm noktası oldu. Etkinlikte çocukların kuklalara gösterdiği yoğun ilgiden etkilenen sanatçı, bu alanda uzmanlaşarak üretim yapmaya karar verdi.

2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Kukla Yapım Sanatçısı" unvanına layık görülen Uzun, aynı yıldan itibaren Eskişehir Şehir Tiyatrolarında sahnelenen oyunlar için farklı tekniklerle kuklalar ve butafor (sahne aksesuarları) hazırlamaya başladı. Uzun bugüne kadar farklı türlerde bin kukla yaptığını ifade etti.

"Çocuklarla tartışan ben değil, kuklam oluyor"
Tiyatro prodüksiyonlarının yanı sıra çocuklara ve yetişkinlere yönelik uygulamalı atölyeler düzenlediklerini belirten Uzun; katılımcılara gölge kuklası, el kuklası ve ahşap kukla gibi farklı teknikleri öğrettiklerini ifade etti. Bugüne kadar yüzlerce kişiye eğitim verdiklerini vurgulayan sanatçı, ulaştıkları üretim hacmini ve çocuklarla kurduğu bağı şu sözlerle aktardı:
"Çocuk gruplarımız çoğunlukla 30-40 kişiden oluşuyor. Atölyelerimizde bugüne kadar katılımcılarla birlikte ürettiğimiz kukla sayısı 1000'e ulaştı. İnteraktif kukla atölyelerinde çocuklarla çeşitli konuları ele alıyoruz. Aslında çocuklarla tartışan ben değil, kuklam oluyor. Böylece hem çocuklarla daha güçlü bir iletişim kuruyoruz hem de kültürümüzden gelen kukla geleneğini günümüze taşıyoruz."

"Karagöz, Hacivat ve İbiş toplumsal olayları anlatan kültürel figürler"
Kuklanın Türk kültüründe son derece köklü ve önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Filiz Çankaya Uzun, Karagöz, Hacivat ve İbiş gibi geleneksel karakterlerin sadece basit birer eğlence unsuru olmadığını, toplumsal olayları aktaran kültürel figürler olduğunu dile getirdi.
Gösterilerinde geleneksel yöntemler ile çağdaş uygulamaları bir araya getirdiğini kaydeden Uzun, canlı kukla performanslarının çocuklar üzerindeki etkisinin dijital ekran deneyiminden çok daha güçlü olduğunu vurguladı. Dijital teknolojileri ise sürece dahil etmek yerine daha çok tanıtım ve arşivleme amacıyla kullandıklarını sözlerine ekledi.

Okul öncesi eğitimden psikolojik danışmanlığa kadar geniş kullanım alanı bulunuyor
Kuklanın dar bir kalıba sıkıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken usta sanatçı, kuklanın okul öncesi eğitimden psikolojik danışmanlığa kadar pek çok alanda etkili bir pedagojik ve psikolojik iletişim aracı olarak kullanıldığını ifade etti.
Toplumdaki genel algıya değinen Uzun, değerlendirmesini şu doğrudan sözlerle tamamladı:
"Kuklayı gördüğümüzde aklımıza hep çocuklar geliyor. Oysa kukla her yaştan insana hitap eden, iletişimi güçlendiren çok önemli bir sanat dalı. Daha fazla tanıtılması ve hak ettiği değeri görmesi gerektiğine inanıyorum."




