Şarkıcı Mabel Matiz (Fatih Karaca) hakkında “Perperişan” adlı şarkısının sözleri gerekçe gösterilerek açılan “müstehcenlik” davasının üçüncü duruşması İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Karaca duruşmaya katılmazken, savcılık sanık hakkında ceza talep etti.
Savcıdan “müstehcenlik” suçlamasıyla ceza talebi
T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, şarkı sözlerinin “cinsel arzuyu dolaylı biçimde tahrik ettiği” ve “bedensel-ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar içerdiği” gerekçesiyle Karaca’nın cezalandırılmasını istedi.
Mütalaada ayrıca şarkının dijital platformlarda yaş sınırlaması olmadan yayımlandığı ve çocukların erişimine açık olduğu vurgulandı.
Savcının mütalaasının tamamı şöyle:
“’Perperişan’ isimli şarkıyı çocukların ve herkesin görebileceği, dinleyebileceği şekilde ‘Mabel Matiz’ kullanıcı isimli youtube hesabından paylaşmış olduğu iddiasına binaen sanık hakkında ‘Müstehcen Yayınların Yayımlanmasına Aracılık Etmek’ suçundan hakkında kamu davası açıldığı,
Sanığın üzerine atılı suçun düzenlenmiş olduğu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226/2. maddesinin; "Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinde ‘müstehcenlik’ kavramının tanımlanmadığı, öncelikle kavramın daha net anlaşılabilmesi adına gerek emsal mahiyetteki yargı kararları gerekse konuya ilişkin öğreti dikkate alındığında müstehcenlik kavramının genel anlamda "halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsel arzuları tahrik ve istismar eden nitelikte genel ahlaka aykırılık" olarak ifade edilebileceği,
Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun konuyla ilgili emsal bir kararında değinildiği üzere, müstehcenliğin normatif bir kavram olduğunun, toplumdan topluma değiştiği gibi aynı toplum içinde toplumsal değerlere bağlı olarak da değişikliğe uğrayabildiğinin, bu kavramın varlığının tespitinde toplumun belli bir kesiminde kabul edilen değer yargılarının değil, toplumun genelinin ve demokratik toplum düzenine ilişkin davranış kurallarının esas alınması gerektiğinin, genel olarak müstehcenlik suçu ile korunmak istenen hukuki menfaatin, toplumun ar ve haya duyguları da denilen genel adap olduğunun,
Suça konu ürünün toplumun ortak edep ve ahlak temizliğine yönelik açık bir saldırı niteliğinde olup olmadığının, özellikle çocukları bu davranışın zararlı etkilerinden korunmasının gerekip gerekmediğinin tespit edilerek objektif olarak müstehcen olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinin ifade edildiği,
Bununla birlikte Yargıtay kararlarında, suça konu ürünün cinsel duyguların istismarı maksadını taşıyıp taşımadığına yönelik araştırma yapılmasının gerektiğinin, müstehcenlik kavramının varlığını tespitte fiilin işlendiği zamanın, sosyal ve kültürel düzeyinin göz önünde tutulması yanında subjektif kıstasa göre failin saikinin dikkate alınması gerektiğinin, cinsel duyguları tahrik gayesi olup olmadığının araştırılması gerektiğinin, objektif olarak da müstehcen olduğu ileri sürülen okuyan, dinleyen ve izleyen kişinin esas alınarak onun görüşüne değer verilmesi gerektiğinin, Ceza Kanununun fiilin objektif ve subjektif koşullara bağlı olarak müstehcen olmasını aradığının belirtildiği,
Sanık tarafından paylaşılan şarkı ve sözlerinin müstehcen olup olmadığına yönelik aile ve maneviyatları ve gelişimleri üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte olup olmadığına yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Küçüklerin Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun 18/02/2026 tarihli cevabi yazısında, bahse konu şarkı ve sözlerinin çocukların üstün yararını zedelediğinin belirtildiği,
Bu açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ışığında sanığa ait olan, yargılamaya konu şarkı sözleri "Müstehcenlik" suçu açısından bir bütün halde değerlendirildiğinde; söz konusu şarkı ve sözlerinin cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar yaratan mahiyette olduğu, şarkı içeriğinde objektif manada cinsel birleşmeye yönelik betimlemelerin yapıldığı ve söz konusu betimlemelerin herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabileceği, ayrıca şarkının dijital platformlar üzerinden herhangi bir yaş sınırlaması uygulanmaksızın, yani çocuklara ulaşması engellenmek anlamına gelebilecek herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın paylaşıldığı ve bu haliyle çocukların da söz konusu içeriğe herhangi bir sınırlama olmaksızın erişebildiği, yine bu anlamda Küçüklerin Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun cevabi yazısından anlaşılacağı üzere bahse konu şarkı ve sözlerinin çocukların üstün yararını zedelediğinin belirlendiği, bu suretle anılan şarkı ve sözlerinin halkın ar ve haya duygularını incitecek, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde genel ahlaka aykırı ve özellikle çocukların üstün yararını zedeleyecek nitelikte olduğu, tespit olmakla, sanığın cezalandırılmasını talep ederiz.
İddianamede 3 yıla kadar hapis talebi
İddianamede Karaca’nın “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması talep ediliyor. Şarkı sözlerinin “genel ahlaka aykırı” olduğu ve çocuklar açısından risk taşıdığı öne sürülüyor.
Bakanlık avukatı cezalandırma talebinde bulunmıştı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da şarkı sözlerinde “cinsel çağrışımlar bulunduğu” gerekçesiyle cezalandırma talebinde bulundu.
Küçüklerin Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun raporunda ise şarkının “çocukların üstün yararını zedelediği” ifade edildi.
“Bu soru üzücü” yanıtı dikkat çekmişti
Davanın önceki duruşmalarında mahkemenin sorduğu sorular ve Karaca’nın savunmaları da gündem olmuştu.
Sanatçı, yöneltilen bazı sorulara “Bu soruyu üzücü ve kalp kırıcı buluyorum” diyerek tepki göstermişti.
Duruşma 8 Mayıs’a ertelendi
Karaca’nın avukatları, savcının mütalaasına karşı savunma yapmak için ek süre talep etti. Mahkeme, duruşmayı 8 Mayıs saat 11.00’e erteledi.





