Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu. Arıkan; iktidarın yargı yoluyla siyaseti dizayn etmeyi çabaladığını ifade ederek ekonomik krizi ve dış politikadaki gelişmeleri eleştirdi.
"Sürecin muğlaklığı ve müphemliği giderilmiyor"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Terörsüz Türkiye" sürecine dair yaptığı açıklamaları değerlendiren Arıkan, iktidar kanadından gelen mesajların yarattığı belirsizliğe dikkat çekti. Bahçeli’nin birlik ve beraberlik vurgusu yaparken aynı zamanda bu durumun bir "taviz" olmadığını kanıtlama çabasına girmesini eleştiren Arıkan, şu soruları yöneltti:
"Eğer siz gerçekten güzel bir iş yapıyorsanız, samimiyseniz, yaptığınız işten eminseniz; yaraları sarmak, birlik olmak, ilişkileri onarmak beyanının ardından niçin bunların teslimiyet ya da taviz olmadığını açıklama ihtiyacı hissediyorsunuz? Yaraları sarmak, birlik olmak, ilişkileri onarmak neden devleti zayıflatsın? Vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmak neden güvenlik problemi olarak algılansın?"
Arıkan, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak, "Hiç kimse bizden, bir elde tutulan gazlı bezle yara sarıyormuş gibi yapılırken diğer elde tutulan falçata ile faça atılan bir sürece ortak olmamızı beklemesin" ifadelerini kullandı.
"Bahar cezaevindeki gazetecilere ve siyasetçilere de dokunsun"
Hıdırellez kutlamaları üzerinden toplumsal barış ve adalet vurgusu yapan Arıkan, yargı kararlarına rağmen tutukluluğu devam eden isimlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Can Atalay ve Tayfun Kahraman'ın Anayasa Mahkemesi kararına rağmen cezaevinde tutulduklarını belirten Arıkan Selahattin Demirtaş'ınAİHM kararlarına rağmen tutukluluğunun sürdüğünü ifade etti.
Baharın sadece doğaya değil; KHK’lılara, Barış Akademisyenlerine, kayyum atanan belediyelere, işçi haklarını savunduğu için tutuklanan Mehmet Türkmen’e ve tutuklu gazetecilere de dokunması gerektiğini söyledi.
Arıkan, hukuk sisteminin "kişiye özel formüllerle" hiçe sayılmasına itiraz ettiklerini vurguladı.
"Mutlak butlan değil, mutlak mutfak"
İktidarın CHP'ye yönelik "mutlak butlan" tartışmalarını gündemde tutarak gerçek sorunları örtbas ettiğini savunan Arıkan, Türkiye'nin asıl gündeminin ekonomi olduğunu ifade etti:
"Bir taraftan İmralı’ya statüyü konuşurken, ana muhalefete mutlak butlan konuşan bir iktidar tarafından ülke yönetiliyor. Türkiye’den gündemi mutlak butlan değil, mutlak mutfaktır, mutlak yoksulluktur, mutlak adaletsizliktir. Siz süreci statüyle, enflasyonu TÜİK’le, aileyi RTÜK’le, siyaseti yargıyla dizayn etmeye çalışırsanız, bu millete en büyük kötülüğü yaparsınız."
"Ekonomik sıkıntıları kültürel sebeplere saklamayın"
Cumhurbaşkanı'nın doğurganlık hızının düşüşüne ilişkin yaptığı açıklamaları da değerlendiren Arıkan, sorunun kökeninin ekonomik olduğunu belirtti. Arıkan, aileyi tehdit eden unsurları yüksek kiralar ve faturalar, pazardaki fiyatlar ve okul masrafları, güvencesiz sokaklar ve vizyonsuz bir iktidar anlayışı olarak sıraladı.
Arıkan, iktidarın ekonomik başarısızlıkları "kültürel sebeplerin" arkasına gizlemekten vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.
Dış Politika: "Korsanlık Eylemi" Tepkisi
İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yaptığı saldırıyı "korsanlık" olarak nitelendiren Dışişleri Bakanlığı’nı eleştiren Arıkan, sadece sosyal medya üzerinden kınama yapmanın yeterli olmadığını söyledi:
"Sizlerden 'Ey' diye başlayan nutukları beklemiyoruz, biz sizlerden, 'Bu oyunu bozarız' diyerek atılacak cesur adımlar bekliyoruz."
Arıkan, uluslararası toplumu göreve çağırmanın ötesine geçilerek somut yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurguladı.



