İYİ Parti’nin kurucu genel başkanı Meral Akşener, kendi adını taşıyan vakfın kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’deki toplumsal ve ekonomik sorunların temelinde sınıfsal eşitsizliklerin bulunduğunu belirtti. 25 Mart 2026’da kurulan Meral Akşener Vakfı’nın sosyal medya hesabından yayımlanan mesajda Akşener, yıllardır sürdürdüğü mücadelesini vakıf çatısı altında kurumsal bir yapıya dönüştürmeyi amaçladığını ifade etti.

Akşener, toplumun her kesiminden insanın Cumhuriyet’in sunduğu imkânlardan eşit şekilde yararlanabilmesinin önemine dikkat çekti.

Akşener’den sınıfsal eşitsizlik ve fırsat adaleti mesajı

Türkiye’de yaşanan birçok sorunun ortak noktasında sınıfsal eşitsizliklerin bulunduğunu savunan Akşener, eğitimden istihdama, ekonomik sorunlardan kadına yönelik şiddete kadar pek çok alanda fırsat eşitsizliğinin belirleyici olduğunu dile getirdi.

Akşener, bugüne kadar verdiği en büyük mücadelenin, insanların hangi koşullarda dünyaya gelmiş olurlarsa olsunlar Cumhuriyet’in açtığı yolda ilerleyebilmelerini sağlamak olduğunu belirtti. Açıklamasında sınıfsal eşitsizliğin farklı toplumsal sorunların ortak temelini oluşturduğunu vurgulayan Akşener, herkesin hayata eşit imkânlarla başlayabilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Eğitimden istihdama pek çok alanda fırsat eşitsizliği vurgusu

Akşener, toplumsal sorunların yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını, fırsat eşitsizliğinin yaşamın birçok aşamasında kendisini gösterdiğini ifade etti.

Eğitimde fırsat eşitsizliği, gençlerin istihdama katılımı, kadınların ekonomik hayattaki yeri, kadına yönelik şiddet, derin yoksulluk ve ekonomik darboğaz gibi sorunlara değinen Akşener, adalet krizlerinin de bu tablonun önemli parçaları arasında yer aldığını belirtti.

Akşener’e göre temel sorunlardan biri, insanların doğdukları koşullar nedeniyle farklı imkânlara sahip olması ve Cumhuriyet’in sunduğu toplumsal yükselme yollarının herkes için aynı ölçüde açık olmaması.

Meral Akşener vakfı sınıfsal eşitsizliklerle mücadele edecek

Vakıf çatısı altında yürütülmesi hedeflenen çalışmalara da değinen Akşener, sınıfsal eşitsizliklere karşı verdiği mücadeleyi kalıcı ve kurumsal bir yapıya dönüştürmek istediğini kaydetti.

Vakfın kuruluş amacını açıklayan Akşener, Orhun Yazıtları’ndan Cumhuriyet’e uzanan tarihsel ve toplumsal değerlerden güç alarak çocukların hayallerini gerçekleştirmelerine engel olan koşullarla mücadele etmeyi hedeflediklerini belirtti.

Akşener’in mesajında özellikle çocukların, gençlerin ve ihtiyaç sahiplerinin daha iyi yaşam koşullarına ulaşması öne çıktı.

Akşener’den cumhuriyet ve fırsat eşitliği vurgusu

Cumhuriyet’in bireylere sunduğu fırsatlara dikkat çeken Akşener, kendi yaşam öyküsünü de örnek gösterdi. İzmit’in Gündoğdu köyünde doğan bir kız çocuğunun devletin üst kademelerinde görev alabilmesini Cumhuriyet’in kapsayıcı yapısıyla ilişkilendirdi.

Akşener, Cumhuriyet’in sınıflar arasında geçiş imkânı sağlayan ve bireylerin toplumsal konumlarını değiştirebilmesine olanak tanıyan ruhunun önemini vurguladı.

Cafer Mahiroğlu'ndan Halk TV'ye atanan kayyum heyetine 10 soru
Cafer Mahiroğlu'ndan Halk TV'ye atanan kayyum heyetine 10 soru
İçeriği Görüntüle

Bu çerçevede fırsat adaletinin güçlendirilmesini, insanların doğdukları koşullardan bağımsız olarak eğitim, çalışma ve toplumsal yaşama katılım imkânlarına erişebilmesini sağlayan temel unsurlardan biri olarak değerlendirdi.

Akşener'in mesajının tamamı şöyle:

"Medeniyetimizi nice coğrafyalara ve asırlara taşıyan güçlü köklerimiz; gittiğimiz her yerde kurduğumuz nizamın adaletinden, insanı gözeten anlayışımızdan, hoşgörü ve dayanışma ruhumuzdan beslenir. Bilge Kağan'ın Orhun Yazıtları'nda 'Aç milleti doyurdum, çıplak milleti giydirdim' sözleriyle işaret ettiği devlet anlayışı da şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' öğüdü de gücünü doğrudan insan onurunu korumaktan alan aynı kadim mirasın izlerini taşır.

Yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan bu miras; Selçuklu kervansaraylarında yolcunun sofrası, susuzun çeşmesi, yolda kalanın sığınağı olmuş; Osmanlı'da toplumun eğitiminden sağlığına, aşından suyuna kadar hayatın her alanına uzanan büyük bir vakıf medeniyetine dönüşmüş; Cumhuriyetimizle birlikte ise 'kimsesizlerin kimsesi' olma sorumluluğunu üstlenerek toplum sözleşmemizin teminatı haline gelmiştir. Medeniyet tarihimiz boyunca devletimizin yapısı ve kurumları değişmiş, fakat milletini gözetme, insanı yaşatma ve sahip olunan imkanı paylaşma ülküsü daima baki kalmıştır. Çünkü bu ülkü, devlet geleneğimizin yanı sıra milletimizin vicdanında, irfanında ve yaşam biçimde de kök salmıştır.

Komşusu açken huzur bulamayan, başkasının derdini kendi meselesi bilen ve 'bölüşürsek tok oluruz' anlayışına sahip olan aziz milletimiz; hakkı gözetmeyi, elindekini paylaşmayı ve kimseyi geride bırakmamayı karakterinin ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Bizzat kendi hayat yolculuğumun her durağında izlerine rastladığım bu yüksek karakterin en büyük güvencesi ise kuşkusuz ki Cumhuriyetimizdir. Her fırsatta dile getirdiğim gibi: Eğer ki İzmit'in Gündoğdu köyünde doğan bir kız çocuğu bu milletin Meclisi'nde, devletin en üst makamlarında milletine hizmet etme imkanı bulabildiyse, bu tamamen Cumhuriyetimizin sınıflar arası geçirgenliği sağlayan kucaklayıcı ruhu ve fırsat adaleti sayesindedir. Bu sebeple, bugüne kadar verdiğim en büyük mücadele; kadınından çocuğuna, gencinden yaşlısına, hangi şartlarda doğmuş olursa olsun her bir insanımızın Cumhuriyetimizin açtığı bu yoldan yürüyebilmesini sağlamak olmuştur. Çünkü ülkemizde sorunların adı değişse de özü hep aynı kalmış, karşımıza 'sınıfsal eşitsizlik' olarak çıkmıştır.

Eğitimde fırsat eşitsizliğinden gençlerin istihdamına, kadına yönelik şiddetten kadının ekonomik hayata katılımına, derin yoksulluktan ekonomik darboğaza adalet krizlerine kadar pek çok temel meselenin altında, Cumhuriyetimizin açtığı yolların tıkanması ve insanımızın hayata eşit imkanlarla başlayamaması yatmaktadır. İşte Meral Akşener Vakfı, hayatımın her safhasında sınıfsal eşitsizliklere karşı verdiğim bu istikrarlı mücadeleyi, kurumsal bir iradeye dönüştürme arzusundan doğmuştur. Amacımız; Orhun Yazıtları'ndan Cumhuriyetimize uzanan o kadim vicdandan güç alarak, bu topraklarda hiçbir evladımızın hayallerini imkansızlığa teslim etmemektir.

Bir evladımızın yarınına el uzatmak, zorda kalanın yarasını sarmak, alın teriyle hayat kuran insanımıza nefes aldırmak ve gençlerimizin kendi vatanında onuruyla filizleneceği imkanları çoğaltmak; bizi biz yapan aziz milletimize ve Cumhuriyetimize ömür boyu ödenmeyecek vefa borcumuzdur."

Kaynak: Haber merkezi