Ekim ayı enflasyonunun tahminlerin üzerinde gerçekleşmesine rağmen hizmet fiyatlarındaki artış hızının düşmesi ve çekirdek enflasyon göstergelerindeki gerileme, aralık ayında faiz indirimlerinin sürebileceği yönündeki beklentileri gündemde tuttu. Diğer taraftan enerji maliyetlerindeki yükseliş ve rezervlere ilişkin belirsizlikler, bazı kurumların faiz indirimlerine ara verilmesini öngörmesine neden oldu.

Matriks Haber'in 16 banka, aracı kurum ve araştırma kuruluşunun değerlendirmelerini bir araya getirdiği çalışmaya göre, 2026 yıl sonu enflasyonuna ilişkin sayısal tahmin açıklayan dokuz kurumun öngörüleri yüzde 29 ile yüzde 30 arasında değişti. Bu tahminlerin medyanı yüzde 29,8 olarak hesaplandı. Matriks Haber'in enflasyon verisi açıklanmadan önce gerçekleştirdiği ankette ise yıl sonu enflasyon beklentisinin medyanı yüzde 29,5 düzeyindeydi.

Para politikası beklentilerinde 10 Aralık tarihinde yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öne çıktı. Değerlendirmelerde 100 baz puanlık faiz indirimi tahmini ağırlık kazanırken, kurumların aralık ayına ilişkin öngörülerinde farklılıklar görüldü.

Ekim ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE), piyasanın yüzde 2,40 seviyesindeki aylık artış tahminini aşarak yüzde 2,58 yükseldi. Yıllık enflasyon ise dört ay süren gerilemenin ardından yeniden artış kaydetti. Eylül ayında yüzde 29,73 olan yıllık oran, ekimde yüzde 29,77'ye çıktı. Matriks Haber'in anketinde yıllık enflasyon için yüzde 29,54'lük bir tahmin paylaşılmıştı.

Hizmet enflasyonundaki yavaşlama faiz indirimi beklentisini destekledi

Aralık ayında faiz indiriminin devam edebileceğini düşünen kurumların değerlendirmelerinde hizmet fiyatlarındaki artış hızının düşmesi önemli bir gösterge olarak yer aldı. Hizmet sektöründe aylık fiyat artışı önceki dönemdeki yüzde 2,15 seviyesinden yüzde 0,99'a geriledi. Aynı dönemde yıllık hizmet enflasyonu da yüzde 37,7'den yüzde 36,6'ya indi.

Türkiye nüfusu yılın ilk 9 ayında 410 bin kişi arttı
Türkiye nüfusu yılın ilk 9 ayında 410 bin kişi arttı
İçeriği Görüntüle

Kira fiyatlarındaki artış hızının azalması ve giyim ürünleri dışındaki temel mal gruplarında fiyat hareketlerinin sınırlı kalması da değerlendirmelerde öne çıkan unsurlar arasında bulundu. Bu gelişmeler, iç talepteki yavaşlamanın fiyat artışları üzerindeki etkisinin devam ettiği yönünde ele alındı.

Çekirdek enflasyon göstergelerinde de düşüş kaydedildi. Yıllık enflasyon, B endeksinde yüzde 28,46'ya, C endeksinde ise yüzde 28,28'e geriledi. Buna karşın bazı kurumlar, aylık çekirdek enflasyonun yüzde 2 dolayında seyretmesine ve fiyat artışlarının çok sayıda ürün grubunda görülmesine dikkat çekti. Bu değerlendirmelerde, fiyatlama davranışlarındaki katılığın henüz ortadan kalkmadığı belirtildi.

Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler enflasyon riski oluşturuyor

Kurumların gelecek döneme ilişkin tahminlerinde enerji maliyetleri, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek başlıca unsurlardan biri olarak değerlendirildi. Uluslararası petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, Orta Doğu'daki gelişmeler ve eşel mobil uygulamasından çıkılmasıyla akaryakıt fiyatlarına yansıyabilecek vergi artışlarının fiyatlar üzerinde etkili olabileceği ifade edildi.

Enerji maliyetlerindeki değişimlerin ulaştırma ve üretim giderlerine belirli bir süre sonra yansıması da risk başlıkları arasında gösterildi. Ayrıca yıl başında yapılacak ücret düzenlemeleri ile yönetilen fiyatlardaki olası artışların enflasyondaki düşüşün hızını etkileyebileceği kaydedildi.

Aralık ayı faiz kararı için hangi veriler izlenecek?

Kurumların değerlendirmelerinde, TCMB'nin 12 Kasım'da yayımlayacağı Enflasyon Raporu önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Bunun yanında kasım ayına ilişkin enflasyon verileri, uluslararası enerji fiyatlarındaki hareketler ve Merkez Bankası rezervlerindeki değişimler de 10 Aralık'taki faiz kararı öncesinde takip edilecek göstergeler arasında sıralandı.

Ekim ayı enflasyonunun beklentileri aşması, para politikası kararlarına yönelik değerlendirmelerde etkili oldu. Buna karşılık hizmet fiyatlarındaki yavaşlama ve çekirdek göstergelerdeki gerileme, bazı kurumların faiz indirimlerinin devam edebileceği tahminini korumasını sağladı. Enerji maliyetleri ve rezerv görünümüne ilişkin riskleri öne çıkaran kurumlar ise aralık ayında faiz indirimlerine ara verilmesi ihtimalini değerlendirdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ