Gazeteci Katie McQue, sosyal medya platformları Facebook ve Instagram’ın çocuk istismarı ve insan ticaretinde nasıl kullanıldığını ortaya koyan araştırmanın detaylarını paylaştı. The Guardian’da yayımlanan yazıda, elde edilen bulguların hukuki süreçlere de yansıdığı belirtildi.

İBB davasına 12 yeni eylem eklendi: 29 kişi hakkında ceza talebi
İBB davasına 12 yeni eylem eklendi: 29 kişi hakkında ceza talebi
İçeriği Görüntüle

Yazıya göre McQue, Körfez ülkelerindeki göçmen işçilere yönelik istismar ve insan ticareti üzerine yürüttüğü araştırma sırasında ABD’de çocuk istismarı vakalarının arttığına dair bilgi aldı. Bu süreçte faillerin sosyal medya platformlarını aktif şekilde kullandığı yönünde veriler elde edildi.

Sosyal medya platformlarında istismar ağı tespit edildi

Gazeteci Mei-Ling ile birlikte araştırma yürüten McQue, o dönem Facebook adıyla bilinen Meta’nın platformlarında çocukların hedef alındığını, manipüle edildiğini ve ticarete konu edildiğini belirledi. Araştırma sürecinde, suçluların özellikle özel mesajlaşma sistemlerini ve kapalı hesap özelliklerini kullandıkları tespit edildi.

Elde edilen bulgular, platformların belirli alanlarının suç faaliyetleri için araç haline getirildiğini ortaya koydu. Bu kapsamda dijital iletişim kanallarının izlenmesinin zorluğu da dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.

Mahkeme belgeleri dijital delilleri ortaya koydu

T24'te yer alan habere göre; gazeteciler, ABD’deki dava kayıtlarını inceleyerek araştırmayı somut verilerle destekledi. Mahkeme belgelerinde, Messenger üzerinden yapılan pazarlıklara ilişkin yazışmaların yer aldığı görüldü.

Ayrıca Instagram’ın “Stories” özelliğinde mağdurların satışa çıkarıldığı görsellerin bulunduğu bilgisi dosyalara yansıdı. Bu veriler, sosyal medya platformlarının suç süreçlerinde aktif şekilde kullanıldığını gösteren önemli deliller arasında yer aldı.

Pandemiyle birlikte vakalarda artış yaşandı

Araştırma kapsamında görüşülen savcılar ve kolluk kuvvetleri, pandemi döneminde suç oranlarında artış yaşandığını ifade etti. Uzaktan eğitim ve ekran süresindeki yükselişin çocukları daha savunmasız hale getirdiği belirtildi.

Bir savcı, sürecin dijital ortama taşındığını “Artık her şey çevrimiçi. Randevular ayarlanıyor, para dijital olarak aktarılıyor, süreç tamamen görünmez ilerliyor” sözleriyle aktardı.

Yetkililer, sosyal medyanın suçluların kırılgan grupları tespit etmesini kolaylaştırdığına dikkat çekti.

İçerik denetimi süreçleri tartışma konusu oldu

Araştırma sırasında Meta için içerik denetimi yapan eski çalışanlarla da görüşüldü. Bu kişiler, her gün ağır istismar içerikleriyle karşılaştıklarını ve yaptıkları bildirimlerin çoğu zaman sonuçsuz kaldığını ifade etti.

İçerik denetim süreçlerinin yetersizliği, platformların güvenlik politikalarına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi.

Dava süreci ve para cezası gündeme geldi

2023 yılında yayımlanan araştırma, hukuki süreçlerde önemli bir kaynak olarak kullanılmaya başlandı. ABD’de New Mexico Başsavcılığı’nın Meta’ya karşı açtığı davada bu bulgulara sıkça atıf yapıldı.

Dava dosyasında, şirketin platformlarının “çocukları hedef alan failler için bir pazar yerine dönüştüğü” yönünde değerlendirme yer aldı. Bu yıl sonuçlanan davada Meta’ya, tüketici koruma yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle 375 milyon dolar tutarında para cezası verildi. Şirket ise karara itiraz edeceğini duyurdu.

Kaynak: T24