Türkiye genelinde aralık yağışları, uzun yıllar ortalamasının ve bir önceki yılın verilerinin gerisinde kaldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün "2025 Aralık Ayı Alansal Yağış Raporu"na göre, yağışlar normaline göre yüzde 21 oranında azalış gösterdi. Özellikle Marmara Bölgesi'nde yağışların son 10 yılın en düşük seviyesine inmesi, kuraklık endişelerini artırdı.
Aralık ayı yağış verilerinde metrekare başına 60,1 kilogram
Meteoroloji verilerine göre, 1991-2020 dönemini kapsayan uzun yıllar aralık ayı yağış ortalaması metrekareye 75,7 kilogramdı. Ancak 2025 aralık ayı yağışı metrekarede 60,1 kilogramda kaldı. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18, normal ortalamaya göre ise yüzde 21'lik bir düşüşü ifade ediyor.
Marmara Bölgesi son 10 yılın en kurak aralık ayını yaşadı
Bölgelere göre bakıldığında, yağış miktarının en sert düştüğü yer yüzde 45 azalışla Marmara Bölgesi oldu. Bölgedeki yağışlar son 10 yılın en düşük seviyesine gerilerken; Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa ve Kütahya gibi illerde yağış kaybı yüzde 60’ı aştı. Edirne, metrekareye düşen 20,1 kilogram yağışla Türkiye genelinde en az yağış alan ve normaline göre yüzde 75 azalmayla kuraklığı en derinden hisseden il oldu.
Karadeniz’de yağış rekoru: Zonguldak ve Düzce zirvede
Türkiye’nin batısı kuraklıkla mücadele ederken, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri normalin üzerinde yağış aldı.
Zonguldak, 177,2 kilogram ile Türkiye genelinde en fazla yağış alan il olarak kayıtlara geçti.
Düzce, normaline göre yüzde 61 artışla en çok yükseliş gösteren il oldu.
Bartın, Düzce ve Zonguldak, son 24 yılın en yüksek aralık ayı yağış seviyesine ulaştı.
Yağışlı gün sayısında bölgesel farklılıklar
Türkiye genelinde aralık ayında yağışlı gün sayısı ortalaması 12,4 gün olarak gerçekleşti. Zonguldak, Bartın ve Kastamonu çevrelerinde yağışlı gün sayısı 25 günü aşarken; Edirne, Antalya ve Gaziantep gibi illerde bu sayı yer yer 5 günün altına kadar düştü. Analistler, bir bölgede sel riski oluşturan aşırı yağışlar varken diğer bölgelerde yaşanan aşırı azalmanın tarımsal verimlilik ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyor.





