Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi ile Türkiye arasında yürürlüğe giren deniz yetki alanları mutabakatının "açıkça yasa dışı, hükümsüz ve geçersiz" olduğunu iddia etti. Reuters'a mülakat veren Miçotakis, Ankara ile Libya arasındaki mutabakatın coğrafi gerçekleri yok saydığını savunurken, Karadeniz ve Kızıldeniz'deki deniz ticareti güvenliğine ilişkin de uluslararası topluma çağrılarda bulundu.
Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici dönem başkanlığını tamamlaması vesilesiyle değerlendirmelerde bulunan Miçotakis; Doğu Akdeniz'deki yetki alanları ihtilafı, Karadeniz'de batan Yunan konteyner gemisi sonrası ortaya çıkan güvenlik açığı, Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları ve Rusya yaptırımlarına dair Atina'nın pozisyonunu paylaştı.
"Anlaşma Yunan Adalarının varlığını yok sayıyor"
Libya'nın doğusundaki parlamento, geçen hafta Türkiye ile deniz sınırlarının belirlenmesine ilişkin mutabakatı resmen onaylamıştı. Atina yönetiminin yanı sıra Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kararı kınayan açıklamalar yayımlamıştı.
Söz konusu onaya tepki gösteren Miçotakis, mutabakat metninin uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu ileri sürerek şu değerlendirmede bulundu:
"Anlaşma coğrafyayı tamamen göz ardı ediyor. Yunan adalarının var olduğu gerçeğini yok sayıyor. Türkiye ve Libya'nın düşünce biçiminde bu adalar tamamen ortadan kayboluyor gibi görünüyor."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuya ilişkin daha önce yaptığı değerlendirmelerde, ilk temelleri 2019 yılında atılan deniz yetki alanları mutabakatına Avrupa Birliği ve bölgesel aktörlerden gelen itirazların meşru bir zemini bulunmadığını vurgulamış ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyacağını belirtmişti.
Yunanistan ile Libya'yı "doğal komşular" olarak tanımlayan Miçotakis, Trablus yönetiminin doğrudan Atina ile masaya oturması gerektiğini savunarak, Libya tarafına müzakereleri "çok ciddiye alma" çağrısı yaptı. 2019 mutabakatının ardından Girit açıklarında Chevron liderliğindeki konsorsiyuma sismik arama ruhsatı verdiklerini hatırlatan Yunan Başbakanı, "Bu aramaların herhangi bir şekilde sorgulanması riski bulunmadığından eminim" dedi.
Karadeniz'de batan gemi sonrası "uluslararası ateşkes" çağrısı
BM Güvenlik Konseyi bünyesinde deniz güvenliği gündemiyle toplanan oturuma başkanlık eden Miçotakis, mülakatında Karadeniz'deki ticari seyrüsefer krizine de geniş yer ayırdı.
Toplantıdan saatler önce Bulgaristan açıklarında deniz dronlarının hedefi olan Yunanistan mülkiyetindeki bir konteyner gemisi batmıştı. Saldırının faillerine ilişkin soruşturma devam ederken Miçotakis, bölgedeki deniz taşımacılığı risklerinin sürdürülemez seviyeye ulaştığına dikkat çekti:
"Seyrüsefer özgürlüğü konusunda bir tür uluslararası ateşkese ihtiyacımız var. Güvenli geçişin garanti altına alınması koşuluyla Yunan armatörler, Ukrayna'dan yapılan ticaret de dahil olmak üzere Karadeniz'de ticarete yeniden başlayacak ilk taraflar olacaktır."
Yunanistan'ın dünyanın en büyük ticari tanker filolarından birini kontrol ettiğini hatırlatan Miçotakis; sigorta, navlun ve gemi kiralama giderlerinin tavan yaptığını vurguladı. Ukrayna'da rekor hasat elde edilmesine rağmen tahılın silolarda çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Miçotakis, Rusya'nın seyrüsefer güvenliğine dönük kapsamlı görüşmelere katılma yönünde bir irade göstermediğini savundu.
"Kızıldeniz'deki Aspides Misyonuna katılım artırılmalı"
Yemen'deki Husilerin ticari gemilere ve koalisyon unsurlarına yönelik saldırılarına da değinen Miçotakis, Avrupa Birliği'nin bölgedeki ticari arterleri korumak için 2024 yılında kurduğu askeri deniz gücü Aspides'in tahkim edilmesi gerektiğini belirtti.
Husilerin Babülmendep Boğazı ve çevresinde Suudi Arabistan destekli unsurları hedef almaya devam ettiğini kaydeden Miçotakis, misyon bünyesinde görev yapan 6 savaş gemisinin yetersiz kaldığını vurguladı:
"Benim argümanım basit: Avrupa Birliği'nin dünyanın bu bölgesinde somut varlıklar ve askeri kapasiteyle bulunmakta çıkarı var. Aspides'e daha fazla ülkenin katılması gerekiyor. Yunanistan, İtalya ve Fransa askeri unsurlar konuşlandırdı ancak bu kesinlikle yeterli değil. Kritik ticaret damarlarını korumak istiyorsak daha fazla fırkateyn ve askeri güç göndermeliyiz."
ABD yönetiminin Rus dizel ihracatına uygulanan kimi kısıtlamaları esnettiği yönündeki iddialara ilişkin soruları da yanıtlayan Miçotakis, Yunanistan'ın Moskova'ya yönelik ekonomik yaptırımların tavizsiz uygulanmasından yana olduğunu belirterek, "Ekonomik baskıyı sürdürmeli ve Rusya'ya maliyet yüklemeye devam etmeliyiz" ifadelerini kullandı.





