Mahkemenin kurultay iptali yönündeki "mutlak butlan" kararı sonrasında eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile mevcut Grup Başkanı Özgür Özel arasında yetki ve kürsü krizinin yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki (CHP) iç dinamikler, partinin eski önemli isimlerinden Muharrem İnce tarafından değerlendirildi. Hürriyet gazetesinden Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtlayan İnce, şahsi bir makam hırsının bulunmadığının altını çizerek parti tabanına ve mevcut yönetime yapısal reform çağrısında bulundu.
"Oyunu parayla satan adamla benim işim olmaz"
Parti içi makam veya unvan beklentisi içinde olmadığını, millete karşı sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini vurgulayan Muharrem İnce, kurultay süreçlerini kilitleyen yegane unsurun delege yapısı olduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda bizzat yaşadığı çarpıcı bir haksızlığı da kamuoyuyla paylaşan İnce, şu ifadeleri kullandı:
"Bir hırsım yok. Beni bir yere getirsinler falan. Yok böyle derdim. Benim bu millete karşı sorumluluğum var. Ben bu partinin abisi sayılırım. Ben diyorum ki: Tüzüğü değiştirelim, genel başkanı üyeler seçsin. Delege sisteminden kurtulalım. Delege sistemi, maalesef yozlaşma getiriyor. 2019’daki kurultayda bir delege beni aradı, 'Ben senin için imza verdim, bana beş bin lira verdiler, imzamı çektim. İstersen bunu kamuoyuna açıklarım' dedi. Ben de 'Oyunu parayla satan adamla benim işim olmaz' diyerek telefonu kapattım. Delege sistemine son verelim artık."
"Mahkeme kararını içime sindiremiyorum ama uymak zorundayız"
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği iptal kararının hukuki niteliği ve parti içi yansıması hakkında durduğu yeri netleştiren İnce, yargının siyasi partilerin iç işleyişine bu denli müdahil olmasını doğru bulmadığını ancak yasal zorunlulukların göz ardı edilemeyeceğini kaydetti:
"Butlan olayına bakışım şu: Ben bu mahkeme kararını doğru bulmuyorum, içime sindiremiyorum. Kurultayla seçilmiş bir genel başkan var. Ancak ortada bir mahkeme kararı var. Ne yapacaksın? Mahkeme kararını tanımayacak mısın? İyi ama buna uymak zorunluluğu var. Benim durduğum yer şurası: Ben parti içinde kavga istemiyorum."
"Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi farklı olurdu"
Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu taraftarları arasında Meclis grup toplantısında kimin konuşma yapacağına dair patlak veren ve basına yansıyan liderlik gerilimine de değinen İnce, krizin yapıcı bir kriz yönetimiyle aşılabileceğini savunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Başka türlü davranılamaz mıydı? Mesela Özgür Özel, Grup Başkanı olarak grup toplantısını açsaydı. Açılış konuşmasında bir an önce partinin kurultaya gitmesi gerektiğini, mahkeme kararını doğru bulmadığını ama uymak zorunda olduğunu söyleyerek Kılıçdaroğlu’nu kürsüye davet etseydi. Çok daha farklı bir süreç işlemez miydi?"




