YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası, fon soruşturması ve akaryakıt fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Emir, fon soruşturması kapsamında sosyal medya hesapları ve bazı haber sitelerine erişim engeli getirildiğini öne sürerek, soruşturmayla ilgili iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini savundu.

Emir: "Yüzlerce adrese erişimi engellediler"

Fon soruşturmasıyla ilgili henüz yeterli adım atılmadığını iddia eden Emir, bazı sosyal medya hesapları ile haber sitelerine yönelik erişim engellerinin soruşturmayla ilgili bilgilerin kamuoyuna ulaşmasını engellediğini öne sürdü.

Emir, "Yüzlerce adrese erişimi engellediler. 12 milyondan fazla takipçisi olan hesaplara erişimi engellediler. Bununla da yetinmediler. Dün Gazete Pencere, Evrensel ve Sözcü gazetelerinin erişimini de engellediler" ifadelerini kullandı.

Emir, erişim engellerinin gerekçesinin fon soruşturmasına ilişkin iddiaların kamuoyuyla paylaşılması olduğunu ileri sürerek, "Bunları gizlemeye çalışıyorlar" dedi.

Fon soruşturması için Meclis araştırması çağrısı

Fon soruşturmasının kapsamlı biçimde Meclis tarafından araştırılması gerektiğini belirten Emir, araştırma komisyonu kurulması için teklif verdiklerini söyledi.

Emir, Meclis'in 1 Ekim'de açılmasıyla birlikte konunun gündeme alınmasını isteyerek, kurulacak komisyonun "gerçekten bir araştırma" yürütmesi ve sorumluluk iddialarının tüm yönleriyle incelenmesi gerektiğini savundu.

Ankara'da “Dragon Hackerz” operasyonu: 2 şüpheli gözaltında
Ankara'da “Dragon Hackerz” operasyonu: 2 şüpheli gözaltında
İçeriği Görüntüle

10 Ekim Gar Katliamı davası değerlendirmesi

Emir, basın toplantısında 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde meydana gelen ve 103 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin davayı da değerlendirdi.

Saldırı öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin çeşitli iddialarda bulunan Emir, kamu görevlilerinin sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini savundu.

Emir, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerinin raporlarında görevi ihmal iddialarına ilişkin değerlendirmeler bulunduğunu belirterek, kamu görevlileri hakkında da etkili bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Saldırının toplumun belirli bir kesimini hedef aldığını savunan Emir, olayın "insanlığa karşı suç" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Akaryakıtta yeni düzenleme yapılmalı"

Akaryakıt fiyatlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Emir, 1 Ekim'de yeni bir düzenleme yapılmaması halinde motorindeki ÖTV'nin artacağını ve bunun fiyatlara yansıyacağını öne sürdü:

"Ülkemiz ağır bir yoksulluğun, enflasyonun pençesindeyken önemli bir konu: Benzine zam gelecek mi, gelmeyecek mi. Bilindiği gibi daha önce bir eşel mobil yöntemi uygulanıyordu. ÖTV'nin bir kısmından devlet vazgeçiyordu. Yüzde 75'i kriz döneminde biz 'Yüzde 100 yapalım. ÖTV'den vazgeçin. O da yetmez KDV'yi de düşürün. Bu ülkedeki benzini, mazotu ucuzlatın. Benzin, mazot ucuz olmazsa her şey pahalanıyor' dediğimizde kulaklarını tıkadılar. Motorin için başka bir düzenleme yaptılar nihayet ama benzin için yüzde 100 yapmaları gereken indirimi kademeli olarak kaldırdılar. Ve eğer 1 Ekim'de yeni bir düzenleme yapılmazsa ÖTV yüzde 4.43'ten 14.83'e gelecek. Mazot 14.47 lira pahalanacak ve 94 liraya dayanacak. Artık Türkiye'de eğer bu arkadaşlar, bu beyler harekete geçip burada bir düzenleme yapmazlarsa mazotu, motorini 94 liradan kullanmaya başlayacağız. Bunun anlamı iğneden ipliğe her şeyde yüzde 20 zam demektir. Yoksullaşma demektir. Fakirleşme demektir. Buradan yetkilileri uyarıyoruz: Fonla zengin ettiklerinizi, paraları kaçırırken göz yumduklarınızı, yandaşlarınızı zengin edeceğinize bu milleti düşünün. Bu milletin deposunu, çiftçinin traktörünü, işçinin aracını, kamyonun mazotunu nasıl dolduracağını biraz da siz düşünün diyoruz ve sorumlu davranmaya davet ediyoruz."

Fon soruşturmasında para transferi iddialarını gündeme getirdi

Emir, fon soruşturması kapsamında yurt dışına para transferleri yapıldığına ilişkin iddiaları da gündeme getirdi.

Yarız ve Turhan'ın İsviçre'deki banka hesaplarına 4 milyar lira, Tezmen ailesine ise 3,4 milyar lira gönderildiğini iddia eden Emir, söz konusu para transferlerinin araştırılması gerektiğini savundu. Emir ayrıca, bazı fonlardaki yatırımcı hareketlerinin ve fonların geçmiş yıllardaki işlemlerinin MASAK tarafından incelenmesi gerektiğini söyledi:

"Bakın, Güldoğdu Gıda, küçücük bir tarımsal işletme. Bir süre sonra 745 milyar lira değerine gelmiş. 745 milyar lira değerine gelirken borsada, siz niye seyrettiniz? Neyi seyrettiniz? GSO fonu sekiz kişi kurmuş ve bu GSO fonundan herkesin haberi oldu, çektiler, bir tek o küçük yatırımcının haberi olmadı dedik, o sırada 45 milyar lira çeken bir kişi var. O 45 milyar lirayı çeken kişi kim? Açıkça soruyoruz. Tera Portföy'ün 2021'den 2025'e kadar fon kapalıyken 12 tane yatırımcısı var. Aralarda paslaşarak 1 lirayı bin lira yapmışlar. Bu 12 kişi kim? Bu 12 kişiyi neden hala açıklamıyorsunuz? Bu 12 kişiyle ilgili MASAK raporu nerede? Bu 12 kişinin arkasına niye saklanıyorsunuz? Yoksa bu 12 kişinin içerisinde size yakın, sizin eşiniz, çocuğunuz, kardeşiniz mi var? Aynı şekilde görüyorsunuz. Lüks otomobiller satılmış, teknesine el koyduk diye övünüyorlar vesaire. Yarız ve Turhan'ın İsviçre'deki banka hesaplarına 4 milyar lira, Tezmenlerin de 3.4 milyar lira gönderdiğini biliyoruz. Bu paraların izini sürüyor musunuz? Bu paraların gönderilmesine niye izin verdiniz? Yine bütün bu işlemler 2021'den itibaren başladığına göre, MASAK araştırmasını niye 2024'ten başlatıyorsunuz? 2021'den başlatmak için elinizi tutan ne?"

SPK düzenlemesi ve Tera Yatırım Holding iddiası

Emir, Sermaye Piyasası Kurulu'nun fonlara ilişkin bir düzenleme taslağının internet sitesinden kaldırıldığını öne sürerek, taslağın neden geri çekildiğinin açıklanmasını istedi.

Ayrıca Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin Tera Yatırım Holding'deki görevinden ayrılması ile daha sonra fon soruşturması kapsamında tutuklanması arasında bağlantı olup olmadığının araştırılması gerektiğini savundu.

Emir, "Bu fon soruşturması ile ilgili olarak tutuklandı" ifadesini kullanırken, soruşturmanın sızıntı içerip içermediğinin de araştırılması gerektiğini söyledi.

"Meclis araştırması bir an evvel yapılsın"

Fon soruşturmasına ilişkin Meclis araştırma komisyonu kurulması gerektiğini yineleyen Emir, komisyonun siyasi veya idari sorumluluk iddialarını ayrıntılı biçimde incelemesi çağrısında bulundu:

"Bu fon krizi ile ilgili olarak biz bir an evvel Meclis araştırması yapılsın, araştırma komisyonu kurulsun diye teklifimizi verdik. Buna benzer diğer partilerin de talepleri var. AKP ne yapar? Kulağının üstüne mi yatar? Yoksa bir göstermelik komisyonla zaten Meclis çalışıyor mu der? Bilmiyoruz. MHP ne yapar? Bilmiyoruz. Ama Meclis'in yapması gereken açıldığı günden itibaren, 1 Ekim'den itibaren hatta 1 Ekim'de acil gündemle toplanıp bir an evvel bu fon krizini görüşmesi, komisyon kurması ama gerçekten daha önce kurdukları komisyonlar gibi göstermelik değil, işi uzatmaya, yaymaya, sorumluları saklamaya dönük değil, kamuoyunu susturmaya, sakinleştirmeye, mış gibi yapmaya dönük değil, gerçekten bir araştırma ve ucu kime kadar gidiyorsa oraya kadar gidecek bir Meclis araştırması yapılması şarttır."

Alevi kurumlarının ziyaretine ilişkin açıklama

Emir, Alevi kurumlarının YENİ Parti Genel Merkezi'ne gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin de bilgi verdi.

Ziyarette Alevilerin eğitim, kültür politikaları, ayrımcılık ve yerel sorunlarına ilişkin taleplerin gündeme geldiğini belirten Emir, partisinin kimlik ve inanç temelinde ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye hedeflediğini söyledi:

"Alevi kurumları dün genel merkezimizi ve Sayın Genel Başkanımızı ziyaret ettiler. Bu partimiz kurulduktan sonraki ilk ziyaret, bir nezaket ziyareti ama aynı zamanda Alevi kurumları özellikle son yıllarda giderek artan Milli Eğitim'de uygulamalarından başlayarak özellikle Kültür Bakanlığı'na bağlanmaya çalışılan Alevilerin sorunlarını da gündeme getirdiler. Ayrımcılığı gündeme getirdiler. Yerel sorunları gündeme getirdiler. Sayın Genel Başkanımız bunların her birini tek tek not aldı. Biz Türkiye'de herkesin kimliğinden dolayı, inancından dolayı, etnik yapısından dolayı dışlanmadığı, herkesin kendini birinci sınıf hissettiği, kamu kaynaklarından eşit derecede yararlandığı bir Türkiye'yi var edene kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadele elbette ki Alevilerin haklı eşitlik mücadelesini de sonuna kadar kapsamaktadır."

Kaynak: Haber merkezi