ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu ve Zahter Konseri
Doğan Bulgun
Bir kopyalama merkezinde gözüme çarpan afiş ve ardından yaptığım mini araştırma bugünkü sayfamızın içeriğini oluşturdu. Afişte dikkatimi çeken iki unsur vardı. Birincisi organizasyonu gerçekleştiren ODTÜ Türk Halk Bilimleri Topluluğu, ikincisi bir müzik topluluğu olduğu anlaşılan “Zahter”. Bakınız nasıl bir içerik çıktı…
ODTÜ’NÜN İLKLERİNDEN 55 YILLIK GEÇMİŞLERİ V AR
Internet sitelerindeki açıklamalarında ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:
1961 Kasım`ında ODTÜ`nün ilk gruplarından biri olarak kurulan topluluğumuzun öncelikli amacı halk kültürü öğelerinin çağdaş ve bilimsel yöntemlerle çözümlenmesi ve yorumlanmasıdır. Ayrıca bu çalışmalarla elde edilen bulguların çeşitli etkinliklerle yakın çevreye ve halk bilimi camiasına iletilmesine çalışılır. Kurulduğu günden bu yana çalışmalarını aralıksız sürdüren topluluğumuz, halk oyunları, halk müziği, halk tiyatrosu ve yöre araştırmalarını kapsayan dört ana kolda etkinlik göstermektedir. Halk oyunlarını asıllarına uygun öğrenme ve öğretme; orta oyunu ve köy seyirlikleri araştırma ve sergileme; halk müziği çalgıları eğitimi, notalama, derleme ve arşivleme çalışmaları; halk kültürünü alanda araştırma; halk bilimi seminer, panel ve sempozyumları yapılan etkinlikler arasındadır.
Giysiliğinde yirmiden fazla yörenin kostümüne sahip olan topluluğumuzun, halk bilimi konusunda yayımlanmış kitap ve dergileri içeren zengin bir kütüphanesi de vardır. Halkbilimi dergimiz, içerdiği araştırma, inceleme ve çeviriler ile ciddi bir kaynak niteliği taşımaktadır. Topluluğumuzun verdiği kursların tümü ücretsizdir. Bu kurslara katılmak için eylül-ekim aylarında duyurulan kurs saatlerinde topluluk binamızda bulunmak yeterlidir. Topluluğumuzun mezunları da halk bilimi çalışmalarını sürdürmektedir. Detaylı bilgi için mezunlarımızın internet sitesini ziyaret edebilirsiniz:
Ayrıca Türkiye’de halk bilimi ile ilgilenen kurum ve kuruluşların iletişimini ve ortak üretimlerini geliştirmeyi hedefleyen topluluğumuz 2012 yılında halkbilimi.org sitesini açmıştır.
ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu, halk biliminin uygulamalı unsurlarından halk oyunları, halk müziği, halk tiyatrosu ve alan araştırmalarını bünyesinde birlikte bulunduran, Türkiye'nin öne çıkan kurumlarından biri. Bu bağlamda topluluk, halk müziğini güzel icra ettiklerine inandıkları Zahter Grubu ile bu akşam saat 20.00’de ODTÜ Mimarlık Anfisi’nde güzel bir konser gerçekleştiriyor.
Zahter nedir?
Müzik topluluğu kendisine Zahter adını uygun bulmuş. Peki, Zahter nedir? Çeşitli kaynaklar Zahteri şöyle tanımlıyor. Ballıbabagiller familyasına ait bir bitki. Kekiğe olan benzerliği ile tanınıyor. Kara kekik ya da dağ kekiği olarak da biliniyor. Oldukça keskin, hatta acımsı sayılabilecek bir kokusu var. Orta ve Güney Anadolu bölgelerinde yabani olarak görülüyor. İki türü var, biri yaz aylarında diğeri kış aylarında yetişiyor. Pembe renkli çiçekler açan, 50 cm boylarında bir bitki. İçeriğinde uçucu yağ ve tanen var. Bu bitki çiçekleriyle birlikte toplanıp kurutuluyor ve daha sonra toz haline getiriliyor. Çay ve kahve olarak tüketiliyor, baharat olarak kullanımı daha da yaygın.
Şimdi de konseri gerçekleştirecek toplulukla ilgili bilgileri grup mensupların kendi ifadeleri doğrultusunda sizlerle paylaşalım:
İnternet sitemizde Zahter’in 2004 yılında kurulduğu yazıyor ancak aslını söyleyecek olursak çok daha öncesinden başlayan bir süreç bu. Ben (Emre), Şermin ve Özgün Eskişehir Anadolu Lisesi’nde beraber müzik yapıyorduk. Öte yandan neyzenimiz Eren, gitaristlerimiz Mehmet Ali ve Soner de Fatih Fen Lisesi’nde müzik yapıyorlarmış. Bütün bu insanların yolu ODTÜ’de kesişti ve Zahter’in müzik yolculuğu böylece başlamış oldu. Ekip sayımız aslında çok net değil; çünkü konserlerimize sabit bir kadroyla çıkmıyoruz. Neredeyse her konserimize farklı bir ekiple çıkıyoruz.
Konser vakti geldiği zaman çalışma şansımız olan her müzisyenle beraber çalışıyoruz. Bu da her konser için aynı ciddiyetle çalışmamızı gerektiriyor.
Neden, Türk Halk Müziği? Neden “Zahter” sorusuna şu cevabı alıyoruz.
Emre: Benim Türk Halk Müziği ile hikâyem ablamın bağlama almasıyla başladı. Başlarda o benden daha çok meraklıydı ve bir süre beni de teşvik etti. Derken Eskişehir’in en büyük bağlama üstatlarından Ali Rıza Kalaycı ile tanışmam hayatımın dönüm noktası oldu diyebilirim. Onun saz evinde çok değerli büyüklerimizle türkü çalıp söyledim Üniversite’yi kazanana dek. Biz buna “meşk” deriz. O dönem benim halk müziği geçmişim açısından çok önemli. Bir nevi usta-çırak ilişkisi içinde öğrendim bugüne kadar öğrendiğim birçok şeyi.
Şermin: Çok uzun bir süre grubumuzun ismi olmadı aslında. Ne zamanki bir konser verme kararı aldık işte o zaman bir isim bulmamız gerekti. Müzik yapmak güzeldi ama isim bulma konusu biraz sıkıntılıydı. Sağ olsun bir arkadaşımız “Zahter” ismini önerdi. Kekik gibi bir ot Zahter, bir çeşit baharat karışımı olarak da biliniyor. Bizim grupta da çok çeşitli enstrüman yer alıyor. Bu çağrışımla aklına gelmiş arkadaşımızın Zahter. Bizim de hoşumuza gitti açıkçası. Zaten isim meselesi yaptığımız müzikten daha önemli değil. O yüzden çok düşünmedik, Zahter olsun dedik.
Konserlerimiz genelde nerede oluyor? Ankara’da devamlı sahneye çıktığınız bir yer var mı?
Emre: Konserlerimiz genelde Ankara’da oluyor. Hatta genelde ODTÜ’de oluyor diyebiliriz. Eskişehir ve İstanbul’da da konserlerimiz oluyor; ancak çok sık değil. Çünkü konserlerimizi kendimiz organize ediyoruz. Öğrenciyken daha zordu bizim için. Şehir dışına çok sık çıkamıyorduk. Şimdi biraz daha rahatlamaya başladı bu durum. Devamlı sahne aldığımız bir yer yok. Olsun da istemiyoruz. Her hafta aynı şeyler yapmak keyifsiz ve samimiyetsiz geliyor açıkçası. Daha çok yolumuz var. Çok sık sahneye çıkmak yerine vaktimizi müziğimizi geliştirmeye yönelik kullanmak istiyoruz.
Nasıl bir dinleyici kitleniz var? Sorusunu ise şöyle yanıtlıyorlar
Emre: Ankara’daki, özellikle ODTÜ’deki konserlerimizde değişken bir dinleyici kitlemiz var. Hepsinden de çok ayrı, güzel bir enerji alıyoruz. Bunun sebebi de yaptığımız müziği belirli bir kitleye yönelik olmaması diye düşünüyoruz. Kendi keyif aldığımız gibi yapıyoruz müziğimizi. Herhangi bir kısıtlamamız yok. Öyle bir kısıtlama yaptığımız müziğin keyfini de azaltacağı inancındayız. Hem bu sayede hiç halk müziği dinlememiş ya da dinlemeyi sevmeyen birçok dinleyiciye de ulaşabiliyoruz.
Bir de Miras gibi önemli bir projeniz var?
Şermin: Miras çok uzun bir hikâye ama kısaca anlatacak olursan çok uzun yıllardır hayalini kurduğumuz bir şeydi. ODTÜ’ye geldiğimiz ilk sene Company Müzikal Topluluğu ile tanıştık. İngilizce müzikaller sergileyen, çok yetenekli insanların bulunduğu bir topluluk Company. İki sene toplulukla beraber çeşitli müzikaller sergiledik. O yıllarda başlayan bir hayaldi Türkçe müzikal fikri. Türkçe müzikal; kendi hikâyemizle, kendi melodilerimizle, kendi danslarımızla yapacağımız bir etkinlik. Sonunda geçen sene Emre bir senaryo yazdı. Daha doğrusu yazdığı hikâyeyi yeni paylaştı bizimle. Zahter ekibiyle ve müzikal topluluğundan arkadaşlarımızla paylaştık bu fikrimizi. Beklemediğimiz bir ilgi gördük açıkçası. Çok kişinin hayali olduğunu anladık. Sonunda bir baktık ki tek başına başladığımız bu yolculukta 78 yol arkadaşımız olmuş. Miras hepimizin sahiplendiği bir hikâyeye sahip, tamamı kendi eserimiz olan müzikalimiz. Halk müziği çalışmalarımıza geçen sene ara vermek zorunda kaldık Miras çalışmaları yüzünden. Sonunda geçen yıl 24-25 Mayıs’ta ODTÜ’de sergiledik oyunumuzu. Daha çok yolu var Miras’ın ama bundan sonra çok daha dikkatli adımlar atacağız. Çünkü Miras, çok büyük ve emek isteyen bir proje.
Dediğim gibi Miras dolayısıyla çok ara verdik halk müziği çalışmalarımıza. Bu konserle birlikte yeniden başlıyoruz çalışmalarımıza. Öncelikle müzikal kimliğimizi şekillendirecek çalışmalar yapacağız. Yaptığımız her çalışmayı stüdyoda kayıt altına alıp internet sitemizden izleyicilere sunacağız. Şu anda türkülerin senfonik düzenlemeleri üzerinde çalışıyoruz. Çalışmalarımız olgunlaştığı zaman senfoni orkestrasıyla birlikte turneye çıkmak istiyoruz. Miras da ileriki dönemde biraz revize edilip seyirciye sunulacak.