Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 23 Eylül 2026'da yayımladığı ara dönem Ekonomik Görünüm raporunda küresel ekonomi ile Türkiye ekonomisinin büyüme beklentilerine yer verdi. "Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak" başlıklı raporda, dünya ekonomisindeki faaliyetlerin yılın ilk yarısında yavaşlamasına karşın birçok ülkede büyümenin dirençli seyrini koruduğu belirtildi.

OECD, gelecek yıl ekonomik faaliyetlerde sınırlı bir toparlanma beklerken enerji piyasalarındaki belirsizliklerin devam ettiğini bildirdi.

OECD, Türkiye ekonomisi için büyüme tahminini açıkladı

OECD'nin güncel öngörüsüne göre Türkiye ekonomisi 2026'da yüzde 2,7 büyüyecek. Kuruluş, Türkiye'nin 2027'de ise yüzde 3,6 büyümesini bekliyor.

Küresel ekonomiye ilişkin büyüme beklentisi 2026 için yüzde 2,9, 2027 için yüzde 3 olarak açıklandı. Buna göre Türkiye ekonomisinin büyüme hızının 2026'da dünya ortalamasının altında, 2027'de ise dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Küresel büyüme tahmini 2026 için yüzde 2,9'a yükseldi

Dünya ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,4 büyürken, 2026'nın ilk yarısında ekonomik faaliyetlerde yavaşlama görüldü. Buna karşın Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin oluşturduğu olumsuz etkilere rağmen çok sayıda ülkede büyümenin dayanıklılığını koruduğu ifade edildi.

OECD, haziran ayında yayımladığı tahminlere kıyasla 2026 küresel büyüme beklentisini 0,1 puan artırarak yüzde 2,9'a çıkardı. 2027 yılı için daha önce yüzde 3,1 olarak açıklanan tahmin ise 0,1 puan aşağı çekilerek yüzde 3'e indirildi.

Orta Doğu'daki gelişmeler küresel ekonomiyi etkiliyor

OECD'nin değerlendirmesine göre küresel ekonomik görünümde Orta Doğu'daki savaşın nasıl sonuçlanacağı belirleyici unsurlardan biri olmaya devam ediyor.

Üretimde yaşanan darboğazların yüksek rafineri marjlarına yol açması, tüketici fiyatları ile işletmelerin maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturuyor. Enerjinin yanı sıra bazı tarım ürünlerinde de aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisi nedeniyle fiyatların yüksek seviyelerde seyrettiği belirtildi.

Ticaret politikalarında gümrük vergileri ve ihracat kısıtlamaları dahil yaşanan değişikliklerin de belirsizliği artırdığı ve tedarik sorunlarına katkıda bulunduğu kaydedildi.

Uzun vadeli faiz oranlarında 15 yılın en yüksek seviyesi

Raporda, uzun vadeli mali riskler ile yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihraçlarına ilişkin endişelerin arttığına işaret edildi.

Bu gelişmelerin etkisiyle birçok ekonomide uzun vadeli faiz oranlarının en az 15 yılın en yüksek seviyesine çıktığı belirtildi.

OECD, yükselen fiyat baskıları, reel gelirlerdeki zayıf artış ve yüksek faiz oranlarının birçok ülkede kısa vadeli ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini öngörüyor.

Buna karşılık yapay zeka yatırımlarının devam etmesi ve enerji fiyatlarında beklenen gerilemenin 2027'de ekonomik faaliyetlere destek vermesi bekleniyor.

OECD küresel enflasyonun kısa vadede artmasını bekliyor

OECD, emtia fiyatlarında yaşanan yükselişin etkisiyle küresel enflasyonun kısa vadede hız kazanacağını tahmin ediyor.

Enerji fiyatlarında beklenen düşüşün yanı sıra sıkı para politikalarının etkisiyle fiyat baskılarının sınırlandırılması ve enflasyonun 2027'de kademeli olarak yavaşlaması bekleniyor.

Kuruluş, özellikle enerji piyasalarında yaşanabilecek gelişmeler nedeniyle büyüme ve enflasyona ilişkin tahminlerin önemli belirsizlikler taşıdığı uyarısında bulundu.

Petrol ve doğal gaz fiyatları büyüme ve enflasyonda belirleyici olacak

OECD'nin raporunda petrol ve doğal gaz fiyatlarının gelecekteki seyrinin arz kesintilerinin ne kadar süreceğine, üreticiler ile tüketicilerin değişen koşullara nasıl uyum sağlayacağına ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacağı belirtildi.

Paul Onuachu'dan Trabzonspor'da beklenen başlangıç gelmedi
Paul Onuachu'dan Trabzonspor'da beklenen başlangıç gelmedi
İçeriği Görüntüle

Enerji piyasalarının öngörülenden daha hızlı normalleşmesi halinde enflasyon üzerindeki baskıların azalması ve ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi bekleniyor. Buna karşılık arz kesintilerinin yeniden yaşanması veya uzun süre devam etmesi durumunda enflasyonun hızlanabileceği ve ekonomik büyümenin zayıflayabileceği ifade edildi.

Raporda ayrıca enerji fiyatlarındaki şoklar ve hedefin üzerinde seyreden enflasyon karşısında merkez bankalarının para politikalarında ek düzenlemelere ihtiyaç duyabileceği belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi