Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, 30 Eylül Psikolojik Danışmanlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Deniz, psikolojik danışmanlığın kişilerin kendilerini tanımalarına, sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmalarına, karşılaştıkları sorunlarla baş etmelerine ve geleceklerine ilişkin sağlıklı kararlar almalarına destek sağlayan bir meslek alanı olduğunu ifade etti.

Psikolojik Danışmanlar Günü 37 yıllık geçmişe dayanıyor

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneğinin ilk genel kurulunun 30 Eylül 1989'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Deniz, derneğin 2020 yılında bu tarihi "Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü" olarak ilan ettiğini aktardı.

Deniz, 37 yıllık birikimin psikolojik danışmanlık alanının bilimsel ve mesleki açıdan gelişmesine katkı sunduğunu belirtti.

Çocukların ve gençlerin dijital teknolojilerin etkisiyle önceki nesillere kıyasla farklı imkanlara eriştiğine dikkati çeken Deniz, bununla birlikte yeni sorun alanlarının da ortaya çıktığını kaydetti.

6 aylık kıdem şartında AYM kararı: Yeniden yargılama yapılacak
6 aylık kıdem şartında AYM kararı: Yeniden yargılama yapılacak
İçeriği Görüntüle

Akran ve siber zorbalık, problemli teknoloji kullanımı, sınav kaygısı, arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan sorunlar, aile içindeki problemlerin çocuklara yansıması, gelecek kaygısı ve meslek seçimine ilişkin belirsizliklerin okullarda sık karşılaşılan konular arasında yer aldığını belirten Deniz, çocukların gelişim sürecinde kendilerini tanıma, güçlü yönlerini keşfetme, sağlıklı ilişkiler kurma, karar alma ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenme gibi ihtiyaçlarının da bulunduğunu söyledi.

Deniz, tüm bu değişimlerin arasında temel bir ihtiyacın öne çıktığını belirterek bunun "anlaşılmak" olduğunu ifade etti.

Psikolojik danışmanlık yalnızca sorunlara müdahaleyle sınırlı değil

Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerine yalnızca ciddi bir sorun ortaya çıktığında ihtiyaç duyulduğu yönünde yaygın bir anlayış bulunduğunu belirten Deniz, bu yaklaşımın doğru olmadığını vurguladı.

Günümüzde psikolojik danışmanların, sorunların ortaya çıkmasının ardından müdahale etmenin yanı sıra çocukların gelişimini destekleyen ve sorunların oluşmasını önlemeye yönelik çalışmalara da odaklandığını aktardı.

Deniz, okullarda görev yapan psikolojik danışmanların bireysel problemlerle ilgilenmenin yanı sıra öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sunduğunu, öğretmenler ve ailelerle ortak çalışmalar yürüttüğünü, önleyici programlar hazırladığını ve riskleri erken aşamada fark etmeye çalıştığını belirtti.

Bir danışmana düşen öğrenci sayısına dikkat çekti

Okullarda psikolojik danışman bulunmasının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Deniz, danışman başına düşen öğrenci sayısının da hizmetin niteliği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

Deniz, Amerikan Okul Psikolojik Danışmanları Derneğinin bir danışman için en fazla 250 öğrenci önerdiğini belirterek, yüzlerce öğrencinin bulunduğu okullarda her öğrenciyi tanımanın, riskleri erken fark etmenin, bireysel ve grup çalışmaları yürütmenin, öğretmen ve ailelerle işbirliği yapmanın ve önleyici programları sürdürmenin ciddi bir kapasite gerektirdiğini kaydetti.

Uzun süredir gündemde bulunan psikolojik danışman ve rehber öğretmen norm kadro düzenlemesinin yalnızca bir istihdam konusu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Deniz, meselenin öğrencilerin ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşabilmesi açısından ele alınması gerektiğini vurguladı.

Deniz, temel hedefin çocukların ihtiyaç duydukları desteğe zamanında, yeterli ve nitelikli biçimde erişebilmesi olduğunu belirterek, bu alanda atılacak olumlu adımların çocuklar, gençler, aileler, okullar ve toplum açısından karşılık bulacağını ifade etti.

Kaynak: Anadolu Ajansı