6 Şubat depremlerinin ardından Osmaniye'nin Kadirli ilçesi Mezretli Köyü mevkisinde inşa edilen afet konutlarında yaşam mücadelesi veren depremzedeler, site yönetiminin belirlediği fahiş aidat fiyatları ve ek faturalara karşı seslerini yükseltti. Hizmet alamadıklarını, sık sık su ve elektrik kesintileriyle karşı karşıya kaldıklarını belirten mahalle sakinleri, gelirlerinin büyük kısmının aidat ve ısınma bedellerine gittiğini ifade ederek yetkililerden yardım istedi.
"Diğer illerde TOKİ aidatı 400 TL, bizde neden 1.500 TL?"
ANKA Haber Ajansı'ndan Burhan Demircioğlu'nun haberine göre yönetimin kendilerine sormadan dışarıdan atandığını ve Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı hareket edildiğini savunan bir depremzede vatandaş, bölgedeki usulsüzlük iddialarını şu sözlerle dile getirdi:
"Biz depremzede evlerinde oturuyoruz, çeşitli sorunlarımız var. Yönetimle ilgili bir sürü sıkıntılarımız var; ne dile getirebiliyoruz ne kimseyle muhatap olabiliyoruz. Dört gündür arıyoruz, her türlü aramamıza rağmen ne karşılık veren var ne gelen var. Biz Allah'a emanet yaşayan bir ortamdayız şu an. Aidatlar en büyük sorun, her ay aidata zam yapılıyor. Şu an 1.490 lira diye mesaj çekmişler bize. Kat Mülkiyeti Kanunu 35. madde der ki; 'dışarıdan profesyonel biri seçilebilir' ama bunu kat malikleriyle belirler. Bize sormadan bunları seçmişler buraya getirmişler. Biz şu an perişanız. Örnek vereyim; Adıyaman'daki TOKİ dairesi 400 lira ödüyor, Malatya 400 lira ödüyor, buradaki eski TOKİ 600 lira ödüyor. Biz hem depremzedeyiz, üçte ikisini devletin karşılaması gerekirken bize 1.500 lira gibi bir aidat dayatmaları kanuna aykırıdır."
Engelli ve emekli vatandaşlar çaresiz: "Yetiştiremiyoruz"
Deprem konutlarında kalan ve yalnızca sosyal yardım ya da kısıtlı maaşlarla geçinmeye çalışan engelli, yaşlı ve dul vatandaşlar, faturaların ev ekonomilerini tamamen kilitlediğini belirtti.
Geçim derdini anlatan engelli bir afetzede, "Aidatımız yüksek, biz bir engelli maaşıyla geçim yapıyoruz. Aidat yüksek ödeyemiyorum ben. Evi mi geçindireyim onu mu yatırayım?" derken; eşinden kalan 8 bin liralık dul aylığı dışında hiçbir geliri olmadığını belirten bir başka kadın depremzede ise, "Benim bir gelirim yok, eşim yok. Eşimden dolayı 8 bin lira bir aylık alıyorum. Ben yetiştiremiyorum, başka da bir gelirim yok. Her türlü sıkıntıdayız, aidatları çok yüklü getiriyorlar. Talebimiz aidatların düşük olması" ifadeleriyle tepkisini gösterdi.
"2.500 TL ısınma faturası geldi"
Sitede merkezi sistem ısıtma maliyetlerinin de usulsüz yansıtıldığını ve geriye dönük borçlar çıkarıldığını iddia eden vatandaşlar, ödeme makbuzlarına isyan etti. Yaşlılık maaşıyla geçinen bir mahalle sakini, "Ben yaşlılık maaşı alıyorum, buranın aidatı çok. Kışın ısınamadık üşüdük. Yakıt parası çok geliyor ödeyemiyorum, durumum da iyi değil. 1.200 lira aidat, son ay ısınma parası da 2 bin küsur lira geldi. Biz aidatın düşmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
Geriye dönük faturalandırmalardan mağdur olduğunu söyleyen bir diğer vatandaş ise süreci şu verilerle aktardı: "Aidatımız 1.200 lira. Isınma geldi mesela, 2 bin liranın üzerinde, yaklaşık 2 bin 500 lira. Ödediğimiz fatura tekrar geriye dönük olarak geldi mesela. Her ay böyle şikayetçiyiz; hem aidatın yüksek oluşundan hem de ısınmaların fazla oluşundan şikayetçiyiz."
"Hizmet yok, lağım kokusu var, bir de ceza yazıyorlar"
Depremden sonra uzun süre konteynerlerde ve kısıtlı alanlarda yaşadıktan sonra psikolojik olarak yıprandıklarını belirten vatandaşlar, sitede temel belediyecilik ve çevre hizmetlerinin de verilmediğini vurguladı. Mağduriyetini gözyaşlarıyla özetleyen bir depremzede, yönetim tarafından kendisine kesilen usulsüz cezaya şu sözlerle dikkat çekti:
"Aidatımızdan hep şikayetçiyiz. Hiçbir hizmetimiz yok. Lağım kokusundan duramıyoruz, sık sık sularımız kesiliyor. Televizyonumuz ara lambalarla beraber evimizin elektrikleri gidiyor. Bize üstüne bir de 12 bin küsür lira ceza yazmışlar. Zaten depremzedeyiz; üç sene ben çocuğumun dükkanında ikinci katta yattım, psikolojim bozuldu, üç sene ağladım. Bu yönetimin eline mi düştük biz yani, kimin elindeyiz? Kime güveneceğiz, hakkımızı istiyoruz."
Eşyalarını ve birikimlerini afet bölgelerinde bırakan Kadirlili afetzedeler, Osmaniye Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile TOKİ koordinasyon birimlerinin devreye girerek lüks site mantığıyla çalışan taşeron yönetim şirketlerine müdahale etmesini talep ediyor.


