Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Merkez binasında "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşması düzenleyerek Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi kurumsal yapılanma, politika üretimi ve stratejik yol haritasını kamuoyu ile paylaştı. Özel, daha önce yaptığı açıklamada, buluşmada 350 kişilik kadro açıklanacağı ve öne çıkan 20 vaadin kamuoyuna duyurulacağı bilgisini vermişti.
Toplantıya CHP lideri Özgür Özel, MYK, PM ve YDK üyeleri, milletvekilleri, il başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları MYK üyeleri, büyükşehir ve il belediye başkanları ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Kurulu üyeleri katıldı.
Özel’den dış politika mesajı: "Bölgenin huzuru ülkemiz için kritik öneme sahip"
CHP Genel Başkanı Özel, bölgesel krizlere dikkat çekerek ABD ve İsrail’in müdahalelerine karşı çıktıklarını vurguladı:
"Bölgemiz bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bölgemizin, ABD ve İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerini maruz bırakılmasını reddediyoruz. Komşumuz İran'a yapılan saldırıya karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin bir an evvel diplomasi masasına dönülmesi ve uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımla çözülmesini savunuyoruz.
Bölgenin huzuru ve güvenliği ülkemiz için kritik öneme sahip. AKP iktidarının bölgemizdeki ülkelere liderlik ederek bölgesel barışı tesis etme konusunda başarısız olduğunu tespit etmek zorundayız. AKP iktidarının sanki tüm varlığını ona bağlamış gibi her koşulda Trump safında durmasını, ABD ve İsrail'in saldırılarına utangaç ve ürkek tutum göstermesini asla kabul etmiyoruz. AKP'nin kara düzenini değiştireceğiz. Herkes için adil, refah ve huzur dolu Türkiye'yi inşa edeceğiz."
"Türkiye'nin pozisyonu Amerika'ya göre değişmeyecek"
"Dış politikaya yatırım çeken, istihdam yaratan bir kalkınma aracına dönüştüreceğiz. Demokrasimisi ve ekonomimisi gelişen Türkiye, Ortadoğu'ya da barışın, kardeşliğin ve refahın liderliğini yapacak. Türkiye'nin pozisyonu Amerika'ya göre değişmeyecek. Dünyanın her yerinde vatandaşlarımız, devleti yanında hissedecek. Pasaportumuz saygınlık kazanacak. Avrupa Birliği'ne tam üyelik için hızlı ve etkin adımlar atacağız. Yasaksız Türkiye ve Vizesiz Avrupa'ya ulaşacağız."
“Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek”
Özel, Cumhurbaşkanlığı yetkilerinin sınırlandırılacağını ve kuvvetler ayrılığının gerçek anlamda tesis edileceğini belirtti:
“Bir daha hiç kimse bugünkü Cumhurbaşkanı'nın yetkileriyle donatılmayacak. Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. En kısa sürede Demokratik Parlamenter Sisteme geçilecek. Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılacak. Parti devleti değil, milletin devleti olacak.
Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan kurtaracağız. Yargıç ve savcılara yer ve kürsü güvencesi sağlayacağız. Yargı karşısında herkes, eşit muamele görecek. Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek. AYM ve AİHM kararlarına tam uyum sağlanacak. Toplumsal travma yaratmış olan davaların yeniden görülmesinin önü açılacak. Haklarında hiçbir yargı kararı olmayan ya da yargılanıp beraat edenlerin mağduriyetleri giderilecek.”
"Vergi adaleti için kapsamlı Vergi Reformu getireceğiz"
Özel, ekonomik adalet ve sosyal yardımları kapsayan önlemleri açıkladı:
"Vergi adaleti için kapsamlı Vergi Reformu getireceğiz. Dolaylı vergilerin payını OECD ülkeri seviyesine indireceğiz. Çok kazananın çok, az kazananın az vergi ödeyeceği adil vergi sistemini kuracağız. Temel tüketim ürünleri, vergiden muaf olacak. Çalışanların üzerindeki ağır gelir vergisi yükü azaltılacak. Gelir vergisi dilimleri yoksulluk sınırı hesabıyla yeniden güncellenecek. Kayıt dışıyla etkin mücadele edilecek, vergi gelirleri artırılacak. En düşük emekli maaşını, asgari ücrete yükselteceğiz. Emeklilere bayramlarda 1 asgari ücret ikramiye vereceğiz. Gerçek intibak yöntemiyle emekliler arasındaki gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracağız. Kamuda israfı bitireceğiz. Bütçeyi işsize, çalışana ve emekliye vereceğiz."
"Kolluk ve sosyal hizmetler ve yerel yönetimler eşgüdüm içinde çalışacak"
CHP’nin sosyal politikaları arasında öne çıkan uygulamalar:
"İktidarımızda devletimiz güçlü, ülkemiz güvende olacak. Tüm Cumhuriyet hükümetlerinin ve milletimizin ortak eseri olan savunma sanayimiz; etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimiyle, kayırmacılıktan uzak personel yönetimiyle daha da güçlenecek. Kendisine tevdi edilen görevleri etkin biçimde yerine getiren, barışta caydıran, savaşta kazanan bir Türk Silahlı Kuvvetleri hedefine ulaşmak için gerekli tüm tedbirler alınacak. Krizlerle çevrili bir coğrafyada görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin faaliyetlerini başarıyla icra edebilmesi için askeri sağlık sistemi yeniden tesis edilecek.
Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük ve sosyal haklarında bulunan adaletsizlikler giderilecek, gerekli iyileştirmeler yapılacak. Kıdemli binbaşılar ile astsubaylara makam ve görev tazminatları emeklilik haklarını da kapsayacak şekilde verilecek. Lojman kapasiteleri arttırılacak, kira yardımları mutlaka sağlanacak. Şehit aileleri ve gazilerin temel sorunlarının çözümü için 18 kanun teklifi hazırlamış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne göndermiştik. Tüm girişimlerimize rağmen bunların hayata geçmesi mümkün olmadı. İktidarımızda ortak akılla bu kanun teklifleri derhal yasalaştırılacak.
Yine en önemli güvenlik sorunlarından biri olan uyuşturucu ve organize suç örgütleriyle etkin mücadele için gerekli tüm tedbirler alınacak. Finansal ağları çökertilecek, suç ekonomisi kaynağında kurutulacak. Eğitim, rehabilitasyon ve toplum temelli programlar yaygınlaştırılacak. Kolluk ve sosyal hizmetler ve yerel yönetimler eşgüdüm içinde çalışacak.
Ekonomide kalıcı refah günü birlik kurallarla değil, akılcı planlanma, kurumsal kapasite ve üretim gücüyle sağlanabilir. Üretimi yüksek katma değerle buluşturmadan, nitelikli istihdamı arttırmadan ve teknolojik dönüşümü başarmadan güçlü bir ekonomi bu nedenle ticaret ve sanayide yeni bir kalkınma hamlesini planlı, şeffaf ve stratejik bir anlayışla başlatacağız. Ülke kaynaklarının ihtiyaçlar ve öncelikler doğrultusunda öngörülebilir, hesap verebilir, verimli şekilde planlamasını sağlamak için Türkiye Planlama Teşkilatı'nı kuracağız."
"Tüm anlaşmaları güncelleyeceğiz"
"Küresel ticarette aktif kural koyan bir ülke olacağız. İhracatçıyı en etkin şekilde koruyacağız. Temel hedefimiz iktidarımızın ilk döneminde Avrupa Birliği'ne tam üye olmaktır. Ancak bu sağlanana kadar Gümrük Birliği başta olmak üzere tüm uluslararası anlaşmaları güncelleyeceğiz. Tarım, hizmetler ve dijital ticareti Gümrük Birliği'ne dahil edeceğiz. Ulusal teknoloji stratejisi ile üniversite sanayi iş birliğini güçlendireceğiz.
1 milyon üretim uzmanı seferberliğini başlatacağız. Organize Sanayi Bölgeleri, Teknoparklar ve eğitim kurumlarıyla entegre edilecek. Bilgiyi üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuyla beyin göçünü tersine çevirmeyi hedefliyoruz."
İmamoğlu’ndan mesaj: "Ülkemize yakışan yeri bulabilmek için büyük bir reform hamlesi yapmamız gerekiyor"
İmamoğlu, sunumunda şunları söyledi:
“Kıymetli Genel Başkanım, sevgili yol arkadaşlarım, sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, partimizin ‘Milletle Birlikte Milletin Emrinde” lansmanını Silivri zindanından saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Kıymetli yol arkadaşlarım; ülke tarihinin en zor günlerinde, yakın tarihimizin en boğucu zamanlarındayız. Demokrasimiz, ekonomimiz, bürokrasimiz, adalet ve eğitim sistemimiz çökmüş durumda. Ülkenin en değerli kurumları, en önemli makamları, sadakatten başka bir özelliği olmayanlara, bir avuç ehliyetsize teslim edilmiş. Cezaevleri; siyasetçiler, belediye başkanları, gazeteciler, aydınlar, öğrencilerle dolu. Kimse ağzını açmasın isteniyor. Çalışanlar yoksulluğa, emekliler açlığa mahkûm. Küçük bir azınlık servetine servet katarken; gençlerimiz işsiz, çocuklarımız ümitsiz. Kimse yarın bugünden iyi olacak diyemiyor. Şehirlerimiz, mahallelerimiz çetelere, uyuşturucu kaçakçılarına teslim edilmiş, sokaklarımızda her gün kadınlar, çocuklar öldürülüyor.”
Sevgili kardeşlerim; ülkemiz gerçek bir yol ayrımında. Daha önce de kez olduğu gibi… 19. yüzyılın başında, Osmanlı Devleti’nin eski haliyle devam edemeyeceği belli olunca da bir yol ayrımına gelmiştik, Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıktığımızda da. Her iki yol ayrımında da büyük hamleler yapmış, ülkemizi daha büyük felaketlerden korumuştuk. Osmanlı Devleti’nin eski haliyle devam edemeyeceği belli olunca Tanzimat Fermanını ilan etmiş, Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıktığımızdaysa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşımızı verip, Cumhuriyeti kurmuştuk. Her iki eşikten de büyük reformlar yaparak geçtik. Ülkemiz, bugün yine büyük bir yol ayrımında. Yine büyük bir reform hamlesine ihtiyacımız var. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bekası için, değişen uluslararası düzende ülkemize yakışan bir yer bulabilmek için, büyük bir reform hamlesi yapmamız gerekiyor. Bu büyük reform hamlesini yapabilmek için de bu iktidarı değiştirmemiz gerekiyor.”
Kıymetli kardeşlerim; ülkemizin kuvvetle ihtiyaç duyduğu reform hamlesini, ancak biz yapabiliriz. Ülkenin makus talihini, yüzyıl önce olduğu gibi, ancak CHP değiştirebilir. Yeter ki biz yolumuzdan ayrılmayalım. Yeter ki 2023’te başlattığımız değişim yolundan sapmayalım, değişim sürecini devam ettirip geliştirelim. Değişimin başarı getirdiğini 2024’te gördük. 2024’te başardık; çünkü CHP’yi herkesin partisi yaptık. 2024’te başardık; çünkü Türkiye’yi CHP’nin daha iyi yönetebileceğini gösterdik. 2024’te başardık; çünkü CHP’yi ülkemizin demokrat, kapsayıcı, icraatçı ve liyakatli kadrolarının adresi haline getirdik. 2024’te başardık; çünkü CHP’yi herkesin inancının, dilinin, kılığının kıyafetinin, yaşam tarzının güvencesi haline getirdik.
Sevgili yol arkadaşlarım; CHP bugün Türkiye’nin birinci partisi. Birinci partiyiz, çünkü milletimiz bize güven duyuyor. 19 Mart’ta başlatılan kuşatma girişimine karşı Genel Başkanımızla, örgütümüzle dimdik ayakta durduğumuz, kuşatmaya teslim olmadığımız için bize güven duyuyor. Şehirlerimizi yağmalatmadığımız, belediyeleri daha iyi yönettiğimiz için bize güven duyuyor. Belediyelerimiz dar gelirliyi, yoksulu, kadını, çocuğu, genci koruduğu için, kimseyi arkada bırakmadığımız için bize güven duyuyor. Şehirlerimiz gibi, ülkemizi de daha iyi yönetebileceğimize inandığı için bize güven duyuyor. Bunun için arzumuz da enerjimiz de fikrimiz de var kadromuz da olduğu için bize güven duyuyor.
Şimdi CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi olarak, Genel Başkanımızın liderliğiyle, bütün kadrolarımızla, enerjimizle, vizyonumuzla bu güveni hak etme zamanı… CHP’nin teslim olmayacağını, CHP’nin teslim alınamayacağını gösterme zamanı. CHP’nin Türkiye’yi akılla, bilimle, istişareyle, uzmanlıkla, liyakatle yönetmeye hazır olduğunu gösterme zamanı. CHP’nin büyük reform hamlesini yapmaya hazır olduğunu gösterme zamanı.
Sevgili yol arkadaşlarım; vatandaşlarımızın karşısına öyle bir icraat programı ve kadroyla çıkalım ki, CHP iktidarında devletin adalet ve liyakatle yönetileceğini, toplumun kutuplaştırılmayıp kucaklaştırılacağını, herkesin makbul, herkesin muteber olacağını, milletin huzurlu ve müreffeh, vatandaşların eşit ve özgür olacağını, refahı adil dağıtacağımızı, imkanlarda eşit olup, kimseyi arkada bırakmayacağımızı, sokaklarımızın güvenli, kadınların ve çocukların emniyet içinde olacağını gösterelim.
Öyle öneriler ve projelerle ortaya çıkalım ki; üretim ekonomisine döneceğimizi, ekonomik büyümemizi dış borçla değil, verimliliği artırarak, arzı büyüterek gerçekleştireceğimizi gösterelim. Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkalım ki; ‘Anadolu Kalkınma Yolunu’ inşa ederek, ülkemizi uluslararası ticaretin geçiş noktası yapacağımızı, gıda fiyatlarını düşürerek, köylerimizi şenlendireceğimizi, bölgelerimiz arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldıracağımızı, ulusal refahı ülkenin dört bir yanına yayacağımızı gösterelim.
Öyle bir icraat programıyla ortaya çıkalım ki; parasız eğitimi nitelikli, nitelikli eğitimi parasız yapacağımızı, devlet okullarını ülkenin en iyi okulları yapacağımızı, ‘Temel Vatandaşlık Geliri’ ile her yurttaşın onurlu ve insanca yaşayabileceği bir gelir güvencesi oluşturacağımızı, barınma hakkını herkes için erişilebilir kılacağımızı, gençlere istihdam ve nitelikli eğitim sağlayacağımızı ortaya koyalım. Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkalım ki; ülkeyi yerinden yöneteceğimizi, şehirlerimizi dayanıklı, şehirlerimizde hayatı güvenli, ferah ve ucuz kılacağımızı gösterelim. Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkalım ki; ülkemizin bu adaletsiz, ceberut, kibirli yöneticilere, bu yoksulluk ve sefalete, bu iş bilmezliğe, bu beceriksizliğe, bu israf ve görgüsüzlüğe mahkûm olmadığını gösterelim.
Öyle bir programla ortaya çıkalım ki; vatandaşlarımız iktidarımızda ülkemizin güvende olacağına inansın, güvensin. Tehditlere karşı güçlü bir devlete sahip olacağımıza, devletin vatandaşları felaketlerden, krizlerden koruyacağına inansın, güvensin. Ülkemizin zenginliğinden adil pay alacağına, geçim derdinin sona ereceğine inansın, güvensin. Adil bir ülkede, huzurla ve özgürce yaşayacağına inansın, güvensin. Adil ve demokratik bir siyasi rekabet ortamında iradesini özgürce sandığa yansıtacağına inansın, güvensin. Hayatının daha iyi, daha mutlu, daha umutlu olacağına inansın, güvensin.
Sevgili yoldaşlarım, yol arkadaşlarım; sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır. Ancak biz, CHP’yiz. Zor günlerin, zor zamanların partisiyiz. Nasıl ki Birinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından bu ülkeyi ayağa kaldırıp Cumhuriyeti kurduysak; nasıl ki az zamanda çok iş başarıp, genç Türkiye Cumhuriyeti’ne dünyada saygın bir yer kazandırdıysak; nasıl ki İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkeyi çok partili sisteme geçirdiysek; bugün de ülkemizi daha güçlü, daha huzurlu ve daha mutlu kılmak için gereken büyük reformları biz yapabiliriz. Sevgili yol arkadaşlarım; ‘Milletle Birlikte Milletin Emrinde Buluşmamızı’ bu duygularla, bu kuvvetli inançla selamlıyor, hepinize üstün başarılar diliyorum. Hepinizi bu duygularla, bu kuvvetli inançla selamlıyorum. Allah, yar ve yardımcımız olsun. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”




