YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde ulusal çıkarların korunamadığını savunarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Donald Trump yönetimiyle yürüttüğü politikayı eleştirdi.
Erdoğan'ın Trump yönetiminin taleplerine karşılık verdiğini ancak Türkiye'nin somut kazanımlar elde edemediğini öne süren Özel, ABD ile ilişkilerde Türkiye'nin çıkarlarının gözetilmediğini söyledi. Özel, “Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan'la ilişkisi vardır” ifadelerini kullandı.
Erdoğan ve Trump arasındaki ilişkiyi de eleştiren Özel, “Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan'ı neredeyse Amerika'da seven tek kişi Amerika'yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump'ı Türkiye'de seven tek kişi de Türkiye'yi yönetmektedir” diye konuştu.
Özgür Özel'den CAATSA ve F-35 tepkisi
ABD ile ilişkilerde Türkiye'nin beklentilerinin karşılanmadığını savunan Özel, CAATSA yaptırımları, F-35 programı, F-16 modernizasyonu ve savunma sanayisine ilişkin gelişmeleri gündeme getirdi.
Trump yönetiminin çeşitli vaatlerde bulunduğunu ancak bunların hayata geçirilmediğini öne süren Özel, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasını ve ödediği paraya ilişkin yaşanan süreci eleştirdi. Özel, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmadığını, F-35 programında sonuç alınamadığını ve KAAN savaş uçağı için motor teminine ilişkin beklentilerin de karşılanmadığını belirtti:
"Karşılığında ne oldu? Dostunuz Trump 2 yıldır söyledi, söyledi, CAATSA yaptırımlarını kaldıramadı. Şimdi de meclisler kapandı, seçim havasına girdi. Ama Güney Kıbrıs'a silah satışına konmuş yasağı Trump kaldırdı bu arada. Yani CAATSA yaptırımlarını kaldırmazken Güney Kıbrıs yaptırımlarını kaldırdı.
Dostunuz Trump Türkiye'nin parasını ödediği, hatta 6 tanesinin üstüne ay yıldızın nakşedilip hangara çekildiği, eğitim için pilotlarımızın gönderildiği F-35 projesinden kovulduk. Paramızın üstüne kondular, F-35'leri başkasına yolladılar. Şimdi Trump 'İleride bir sürprizim olabilir' diyor. Bütün gece konuşuyorlar, F-35 sürprizi mi geliyor? Trump Türkiye'ye geliyor, kargo uçağından KAAN'a motor mu çıkacak? Ne KAAN'a motor çıktı ne F-35 çıktı.
İsrail'e, Yunanistan'a sattığı F-35'ler yetmezmiş gibi, F-16 modernizasyonunda en modern F-16'lar Yunanistan'ın ve İsrail'in elinde. Karşılıklı kalkınca dakikalarca bizimkisi kör uçuyor. Öbürü bizim pilotu neredeyse evinde izliyor. Modernize etmediler. Trump bunların hepsinin sözünü verdi, bir tanesi dahi olmadı. Bir tanesi dahi!
Artık bu dış politikada kralın çıplak olduğunu, bu anlatılanların hepsinin iç politikaya yönelik algı meselesi olduğunu, olgunun bambaşka bir yerde durduğunu görmek lazım. Bunu cesaretle konuşmak lazım."
Özel'den Yemen uyarısı: “Türk askerinin gönderilmesini desteklemeyiz”
Özel, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile savunma alanında iş birliği yapmasına kategorik olarak karşı olmadıklarını ancak Türkiye'nin bölgesel çatışmalara taraf haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi.
Yemen'deki gelişmelere değinen Özel, Türk askerinin çatışma alanlarına gönderilmesine yönelik olası adımların kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Anayasa'nın 90 ve 92'nci maddelerine işaret eden Özel, Meclisin devre dışı bırakılmasına karşı çıkacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"YENİ Parti, Trump yönetiminin her dediğini yapan, karşılığında onlardan meşruiyet dilenen acizliği reddediyor.
Türkiye'nin Arabistan, Pakistan ile ilkeli anlaşmalar yapmasına, savunma alanında işbirliği yapmasına kategorik olarak bir itirazımız olamaz. Ancak Türkiye'nin bir savunma işbirliği anlaşması yapıyoruz diye savaşta olan bir ülkeyle anlaşma yapması, savaşa taraf yapılması, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye de YENİ Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz.
Anayasanın 90 ve 92. maddeleri ihlal edilerek, meclis by-pass edilerek oraya gidip anlaşmaları yapmak... Anlaşma meclise sunulmadan İstanbul'da koordinatörler atamak, gidip asker yollamanın taahhütlerini vermek asla kabul edilemez. Biz Yemen'de savaşın değil barışın tarafında olmalıyız. O yüzden Türk askerini Amerika'nın, İsrail'in çıkarları için çatışma alanlarına göndermek ve taarruzi faaliyetlerin içine sokmak asla ve asla kabul edilemez.
Buna bütün gücümüzle dilimiz döndüğünce ve mecliste anayasanın ve içtüzüğün verdiği bütün yetkileri kullanarak itiraz etmeye devam edeceğiz.
Erdoğan iktidarı Trump yönetimi her dediğine Trump'ın 'evet' demektedir. Karşılığında Türkiye'nin menfaati ise toplamda sıfırdır. Yani Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan'la ilişkisi vardır.
Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan'ı neredeyse Amerika'da seven tek kişi Amerika'yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump'ı Türkiye'de seven tek kişi de Türkiye'yi yönetmektedir. Ama buradan ne Türkiye'ye, buradan ne Türkiye'ye ne Türkiye'nin çıkarlarına hiçbir fayda üretilmemektedir."
“YENİ Parti iktidar olmak için kurulmuştur”
Partisinin örgütlenme çalışmaları ve gelecek hedefleri hakkında da konuşan Özel, YENİ Parti'nin üye sayısının 800 bine yaklaştığını açıkladı. İl başkanlığı seçimlerinde yüzde 65 katılım sağlandığını belirten Özel, genel başkanın doğrudan üyelerin oylarıyla seçileceğini ifade etti.
Örgütlenme çalışmalarının ardından sahaya ağırlık vereceklerini kaydeden Özel, önümüzdeki ay yapılması planlanan ilk kurultaya da değindi:
"YENİ Parti bir partimiz olsun diye kurulmuş bir parti değildir, iktidar olsun diye kurulmuş bir partidir. YENİ parti bir muhalefet partisi olarak kendini konumlandıran bir parti değildir.
Yapacağı İlk kurultay, YENİ Parti'nin yapacağı önümüzdeki ay yapacağı ilk kurultay, YENİ Parti'nin muhalefette yapacağı tek kurultay olacaktır. YENİ Parti iktidar olmak için kurulmuştur. Bu yüzden hiçbirimiz unutmamalıyız ki sorunu söyleyen, sorunu anlatan, dertleri konuşan iyi bir muhalefet olur. Ama çözümü hazırlayan iktidar olur. Bunun için YENİ Parti, sorunlara nasıl çözüm getireceğini her fırsatta anlatan yarının iktidar partisidir. Siz de yarının iktidar partisinin 81 ildeki il başkanlarısınız."
Özgür Özel'den belediyelere yönelik operasyonlara tepki
Özel, Denizli'de Merkezefendi Belediyesi'ne ve İstanbul'da Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonları da gündeme taşıdı.
Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın gözaltına alınmasına tepki gösteren Özel, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'nun 86 yaşındaki babasının da gözaltına alındığını söyledi.
Operasyonların bazı belediye başkanlarının YENİ Parti'ye katılmasının planlandığı gün gerçekleşmesine dikkat çeken Özel, yaşananları siyasi baskı olarak değerlendirdi:
"Bugün sabah da erken saatlerde Denizli'de Şeniz başkanımızın gözaltına alındığı ve Merkezefendi Belediyesi'ne bir operasyon yapıldığı, Bakırköy'de ise belediye meclis üyelerimize, bürokratlarımıza operasyon yapıldığı, belediye başkanımız Ayşegül Ovalıoğlu'nun 86 yaşındaki babasının gözaltına alındığı bütün ailenin şaşkınlık içinde olduğu bir süreci izliyoruz.
Şeniz Başkan'ın gözlerindeki hem o direnci hem o kaygıyı gördükten iki gün sonra ve bugün partimize dört belediye başkanının daha katılacağı törenden birkaç saat önce iki kadın belediye başkanına aileleriyle birlikte yapılan bu zulmü de bir kez daha bu toplantıda kayda geçiriyoruz.
Her şey bitecek arkadaşlar, her şey bitecek ve bittiğinde vatandaşa birçok vadimizi yerine getirmek için görevin başında olacağız. Partinin genel başkanı olarak ifade ediyorum ki, benim vaadim milletimize şudur: Herkese emin olsun asla unutkan olmayacağız.
Bu zulmü edeni de, bu zulmü edenleri de, kanun dışına çıkıp yargı yetkisini bir parti için kullananları da, 86 yaşındaki babalara, analara ya da 6 yaşındaki çocuklara zulmedenleri de, bunlara direnenleri de, bu süreçte teslim olup gidip işbirliği yapanları da asla unutmayacağız. Asla unutkan olmayacağız."
Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösterdi
Halk TV'ye kayyım atanmasına da tepki gösteren Özel, medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin fon krizinin kamuoyunda tartışılmasını engellemeye yönelik olduğunu ileri sürdü.
Fon krizinin ekonomik etkilerinin giderek büyüdüğünü belirterek, toplam kaybın 114 milyar dolara ulaştığını savunan Özel şunları kaydetti
"Bunu Halk TV'yi karartarak da yapıyorlar. Diğer televizyonlara 'Halk TV fon vurgununun üstüne çok gidiyordu, bak ne hale geldi' diyerek korku salarak da yapmaya çalışıyorlar. Ama bizim görevimiz bu soygunu unutturmamak, mağdurların hakkını da sonuna kadar savunmaktır.
Ekonomiye doğrudan maliyet ilk günlerde 20 milyar dolar olarak ölçüldü. Birkaç gün içinde diğer etkileri ile birlikte 90 milyara çıktığı söylendi. Geçtiğimiz hafta yeni partinin ekonomi eşgüdüm konseyi 110 milyar olduğunu söyledi ve açıkladım; parti sözcülerimiz, grup başkan vekillerimiz, parti sözcümüz, ilgili arkadaşlar söyledi. Nihayet bizim bu açıklamamızdan 3 gün sonra dünyanın bu konuda en önemli kuruluşlarının yaptığı açıklamalarda tam 114 milyar dolarlık Türkiye'nin toplam bir kayıpla karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.
Yani krizin mağduru 455.000 tekil yatırımcı, 2 milyon vatandaş ya da 5,5 milyon borsa mağduru değil, bu krizin mağduru artık 86 milyondur."
Fon mağdurları için iki ayrı çalışma grubu kurulacak
Özel, partisinin fon krizine ilişkin çalışmalarını iki ayrı heyet üzerinden sürdüreceğini açıkladı.
İlk heyetin, illerdeki fon mağdurlarıyla görüşeceğini belirten Özel, mağdurların başvurularını takip etmek amacıyla çağrı merkezi ve veri tabanı oluşturulacağını söyledi.
İkinci heyetin ise cezaevinde bulunan fon soruşturması tutuklularını ziyaret edeceğini kaydeden Özel, bu görüşmelerle olayın arka planına ilişkin sorulara yanıt aranacağını ifade etti.
Özel, suçluluğu kesinleşene kadar kimsenin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini belirterek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek şöyle devam etti:
"Dün ekonomik koordinasyon kurulumuz ve partimizin konuda yetkilendirdiği isimlerle 6. toplantımızı yaptık. Bu kez iki farklı çalışma grubu oluşturduk. Bu noktada illerinizdeki mağdurlarla arkadaşlarımızı buluşturmak için size, ilçe başkanlarımıza da görevler düşüyor. Birinci heyet mağdurlarla görüşecek, bir çağrı merkezi de oluşturulacak, bir veri tabanı da oluşturulacak.
Mağdurların haklarını müştereken arayacakları resmi zeminler, dernekler, birtakım çalışmalar bu konuda yapılıyor. Bunlar da yapılacak ve mağdurlarla dayanışma içinde olacağız. İkinci heyetimiz ise şu anda cezaevinde bulunan fon tutuklularına gidecek, ziyaret edecek, kendilerine soruları soracak, millet adına yanıtları arayacak, kendilerinin cezaevinde düştükleri süreçte esas bu meselenin kökünün nereden kaynaklandığı konusunda söylemek istedikleri varsa onları dinleyecek.
Elbette biz kimseyi suçu ispatlanana kadar suçlu görme durumunda değiliz. Ya da bir cezaevi ziyaretinin mağdura yapılan bir dayanışma ziyareti gibi değil, hakikatin peşinde fon vurgununun sorumlusu olduğu düşünülerek içeriye konulanlarla görüşmelerin hakikat peşindeki bir hukuk mücadelesine katkı sağlayacağının da altını çiziyoruz. Bugünlerde, bundan sonraki günlerde Türkiye kamuoyunda bu konu önemini korumaya, ciddiyetle ele alınmaya partimiz tarafından devam edilecek. YENİ Parti olarak bu işin peşini bırakma niyetinde asla değiliz."




