CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Lüleburgaz Halk Buluşması'nda vatandaşlara seslendi.

Muharrem İnce: CHP bu kaostan tek bir yöntemle çıkabilir
Muharrem İnce: CHP bu kaostan tek bir yöntemle çıkabilir
İçeriği Görüntüle

"Milleti yenemezsiniz, siz bizi yenemezsiniz" diyen Özel, "Emin olun, elinizdeki tüm güçlerle saldırsanız da ne kadar kötü, ne kadar vicdansız, ne kadar acımasız olsanız da sizin gücünüz bize sökmez" ifadelerini kullandı.

"Milleti yenemezsiniz, siz bizi yenemezsiniz"

İşte Özel'in konuşmasından satır başları:

“Biz bugün buraya binaların, duvarların, tavanların arasına sıkışmaya değil; sizlerle birlikte meydanda tarihin önünde buluşmaya geldik. Biz bugün buraya öyle uzaktan bakmaya değil; göz göze gelmeye, omuz omuza vermeye geldik. Biz bugün buraya yaşadığımız onca sıkıntıya, onca saldırıya rağmen sinip, pısıp, oturup beklemek yerine ayağa kalkmaya, yola çıkmaya geldik. İşte bu yüzden bugün Lüleburgaz’da tam da dedikleri gibi acayip bir kalabalık var, değişik bir kalabalık var. Soydaşlarıma, Balkan göçmeni akrabalarıma, canım kardeşlerime, yaşı benden büyük analarıma, babalarıma, dedelerime, akranlarıma, evlatlarıma, canlarım akrabalarıma selam olsun. Ankara’da oturup milletin iradesine kafa tutanlara söylüyorum. Bu meydana iyi bakın, bu heyecana iyi bakın, bu öfkeye iyi bakın. Bu kalabalıkları toplayan ben değilim. Bu kalabalıkları toplayan sizin adaletsizliğinizdir. Bu kalabalıkları toplayan bu milletin vicdanıdır. İktidarın imkanlarından yararlanıp da o koltuklarda oturup, Türkiye’nin huzurunu kaçıranlar bilsin. Milletin belediyelerine çökenler bilsin. Milletin partisine, Cumhuriyet’in partisine, Cumhuriyet Halk Partisi’ne çökmeye kalkanlar bilsin. Diplomalara, mazbatalara çökmeye kalkanlar bilsin. Siz çökmeye kalkarsınız ama bu millete siz diz çöktüremezsiniz, boyun eğdiremezsiniz. Emin olun, elinizdeki tüm güçlerle saldırsanız da ne kadar kötü, ne kadar vicdansız, ne kadar acımasız olsanız da sizin gücünüz bize sökmez. Milleti yenemezsiniz, siz bizi yenemezsiniz.

"Atatürk’ün askerleri hep yan yana durdu"

Değerli dostlar, değerli akrabalarım, Trakya’nın yeri benim gönlümde ayrı. Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün sevdalıları burada. Kırklareli hep Cumhuriyet’in ve adaletin tarafında oldu. Tekirdağ, Edirne hep bizimle birlikte Cumhuriyet’ten, demokrasiden yana oldu. Yönü hep çağdaş uygarlık oldu. Atatürk’ün askerleri hep yan yana durdu, hep birlikte oldu. Lüleburgaz’ı yedi dönemdir sosyal demokratlar yönetiyor. Bugün de bir evladınız Murat Gerenli belediyemizi iki kez üst üste kazandı. Sizlere hizmetler yapıyor. Yaptığı işler önümde. Yaptığı altyapı hizmetleriyle, yeşile yaptıklarıyla, parklarıyla, yeşil alanlarıyla, Sevgi Mutfağı projeleriyle, yenidoğan bebeklere ve ailelerine sahip çıkmasıyla, üniversite öğrencileri ile ilgili yaptığı desteklerle, can dostlarımızla ilgili yaptıklarıyla belediye başkanımız sizin ve bizim güvenimize layık oluyor. Biz de kendisini emeklerinden dolayı kutluyoruz. Teşekkür ediyoruz. Diğer yandan Kırklareli’nde son seçimlerde çok istememize rağmen istediğimiz sonucu alamadık. Kırklareli’nin sesini duyuyoruz, mesajını alıyoruz. Bundan sonraki süreçte Kırklareli’yi asla üzmeyeceğimize söz veriyoruz.

"Buradan ilgili bakanları uyarıyorum..."

Değerli dostlar, ‘Bugün burada akrabalarımızla birlikteyiz’ dedik ama bir akrabamız şu anda bizden ayrı. Hemen yanı başınızdaki Silivri’nin seçilmiş Belediye Başkanı, yüzde 54 oyla seçilmiş Bora Balcıoğlu’nu iftiralarla, haksızca, partisine ve ülkesinin sahip çıktığı için, dik durduğu için, tarihin doğru tarafında durduğu için gözaltına aldılar. Şu anda gözaltında, Vatan Emniyet’te. Buradan Bora Balcıoğlu’na, ailesine ve Silivri’ye bin selam olsun. Bugün burada 19 Mart darbesinden beri, yani Tayyip Erdoğan’ın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı’na, AK Parti’nin kendisinden sonraki iktidar partisine darbe girişiminden beri 117’nci kez bir otobüsün üstündeyiz, sizlerle birlikteyiz. Genel Başkanı olduğum günden itibaren bugüne kadar tam 263’üncü kez bir meydandayız, göz gözeyiz, omuz omuzayız, ayaktayız, mücadeledeyiz, iktidara doğru gidiyoruz. Bugün buraya gelirken yolun başına varınca maden işçileri, Edirne’den Özşen Madencilik’e ait Uzunköprü’deki maden işçileri ve temsilcileri burada, sizleri selamlıyor. Bizler de onları selamlıyoruz. Bağımsız Maden-İş, Manisa Soma’da haksızlıklara karşı susmayan, teslim olmayan, mücadele eden madencilerin kurduğu, benim kardeşlerim, evlatlarımız. Daha sonra geçtiğimiz izleyip sizlerin desteğiyle Ankara’da haklarınızı söke söke alan Bağımsız Maden-İş şimdi de Edirne’deki Özşen Madencilik’teki haksızlığa direniyor. Bugün madenciler yeraltında açlık grevine başladılar. Vicdansız patron telefonları kesti, haberleşmeyi kesti, elektriği kesti. Onlarla yukarıdaki arkadaşlarını irtibatsız bırakıyor. Buradan ilgili bakanlara uyarıyorum. Maden şirketine derhal müdahale edilmesi, irtibatı kesilen madencilerin can güvenliğinin sağlanması lazım. Bir tek madencinin burnu kanarsa bunun hesabını sizden soracağım. Buradan Özşen Madencilik işçilerine, Türkiye’deki tüm emekten yana meslek örgütlerinin, sendikaların, muhalefet partilerinin ve vicdanlı herkesin desteklerini iletiyoruz. Sonuna kadar arkanızdayız. Emekle beraberiz, emekçi ile beraberiz.

"Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak"

Bir diğer yandan tabii Kırklareli olunca, Trakya olunca, mevsim buğday mevsimi olunca ve maalesef buğdayın fiyatı 16 lira 50 kuruş olunca aslında bizim ana gündemimizin, esas gündemimizin ne olduğunu hatırlamak, aynı madencinin emeğini savunduğumuz gibi alnının terini toprağa damlatan, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunun, çocuğunun geçimini sağlamaya çalışan çiftçilerin durumunu görmek lazım, onlara sahip çıkmak lazım. Bugün ben bir bahçıvan torunu olarak, 12 yaşından beri traktör üzerinde çalışan bir kardeşiniz, bir evladınız olarak bugün buğdaya yüzde 22 zam vermişler. Mazot yüzde 50 artmış. Gübre yüzde 115 artmış. Kırklareli’nde ekmek 17,5 lira, 1 kilogram buğday 16 lira. Böyle bir alışverişle 1 kilogram buğdayın satılıp 250 gram ekmeğin alınamadığı bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. Bu düzeni yıkacağız. Alnının terini toprağa damlatanlara sesleniyorum. Bu haksızlığa son vereceğiz. 21 lira maliyeti olan buğdaya 16,5 lira ödeyen bu kara düzenin karşısında hep birlikte duracağız. Biz çiftçiye, AK Parti’nin kanundaki desteklemenin beşte birini verdiğini, yani yüzde 1 vereceğine binde 2 verdiğini biliyoruz. Biz zirai kredilerde yapılan büyük haksızlıkları biliyoruz. Biz Türkiye’de Trakya kadar bir alanda çiftçilerin mallarının bankalarda ipotekte olduğunu, bankaların eline geçtiğini biliyoruz ve buradan açıkça söylüyoruz; bu düzen değişecek. Bir devir kapanıp yeni bir devir başlayacak. O dönemin ilk başında çiftçilerin bütün kredilerinin faizleri bir seferlik silinecek. Anapara üç ile beş yıla bölünecek. Bundan sonraki süreçte temiz bir sayfa açılacak ve zenginlere geçiş garantisi, uçuş garantisi, gelir garantisi verilmesi bir tarafta artık onlar duracak ama çiftçiye geçim garantisi, üretim garantisi, alım garantisi verilecek. Şunu söyleyelim, en büyük değişimi siz hissedeceksiniz. Sonuncusu gibi çiftçiye ‘Al ananı da git’ diyen bir cumhurbaşkanı gidecek, birincisi gibi çiftçiyi ‘Milletin efendisi’ gören bir cumhurbaşkanı gelecek. Bu AK Parti’nin bu kara düzenini bitirmeye var mısınız? AK Parti’nin kara düzeni bitecek, bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.”

"Bu kara düzenin tek mağduru çiftçiler değil"

Hiç şüphe yok, bu kara düzenin tek mağduru sadece çiftçiler değil. Tam da dedikleri gibi Lüleburgaz’da farklı bir kalabalık, değişik bir kalabalık, muhteşem bir kalabalık ve enteresan bir heyecan var bugün. Bugün Lüleburgaz‘da bu enerjiniz, öfkenizi enerjiye dönüştürdüğünü bu azminiz, bu kararlılığınız, bu sahip çıkışınız bu yola koyuluşunuz, arkamızda duruşunuz bize kazandıracak, size kazandıracak, Türkiye’ye kazandıracak. Asla korkmayacağız, asla durmayacağız, asla teslim olmayacağız. Bu kara düzenin tek mağduru çiftçiler değil. Her zaman meydanları dolduran, 20 bin lira maaşa mahkum edilen emekliler, 28 bin lira ile geçinmek zorunda bırakılan asgari ücretliler, sayısı 10 milyonu aşan işsizler, siftah yapamayan esnaf hep birlikteler. Gelecekten ümidi kesmiş gençler ve aileleri, yeni bir umut için yeni bir başlangıç için yarına umutla bakabilmek için buradalar. Bizim başlangıcımız, bizim yürüyüşümüz bir kişisel ihtiraz, bir parti ya da bir partinin kendi içindeki mücadelesi değil, bizim yürüyüşümüz varsa yoksa 103’üncü yılında yeniden halkın iktidar olması, yeniden Gazi’nin evlatlarının iktidar olması mücadelesidir. Onun için emekliler burada mı? Emekçiler burada mı? Çiftçiler burada mı? Madenciler burada mı? Peki gençler burada mı? Her yaştan genç burada mı? O zaman kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz."

AYRINTILAR GELİYOR...

Kaynak: Haber Merkezi