Trabzon'un Maçka ilçesinde meydana gelen 2,1 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz'in sismik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, bölgenin aktif fay sistemlerinin etkisinde olduğunu ve Doğu Karadeniz kıyısının farklı tektonik hareketlerin kesişim alanında bulunduğunu belirtti.
Maçka'daki deprem "küçük ama anlamlı bir kayıt"
Prof. Dr. Osman Bektaş, Kandilli Rasathanesi verilerine göre 7 kilometre derinlikte meydana gelen 2,1 büyüklüğündeki depremin, Trabzon-Maçka çevresinin sismik açıdan hareketli olduğunu gösteren "küçük ama anlamlı bir kayıt" olduğunu ifade etti.
Bektaş, Trabzon ve çevresinde deprem üretebilecek aktif fay sistemlerinin bulunduğuna dikkat çekti.
M2,1 TRABZON–MAÇKA DEPREMİ
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) September 1, 2026
Küçük deprem, büyük tektonik anlam!
Kandilli’ye göre 7 km derinlikte meydana gelen M2,1’lik deprem, Trabzon–Maçka çevresinin sismik olarak canlı olduğunu gösteren küçük ama anlamlı bir kayıt.
🔹 Trabzon ve çevresinde deprem üretebilen
Doğu Karadeniz'de aktif fay sistemlerine dikkat çekti
Bektaş'a göre bölgedeki sismik dağılım, Trabzon-Rize sahilinin kuzeyde Karadeniz Deprem Kuşağı ile güneyde Kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu fay sistemleri arasında kalan bir geçiş ve etkileşim bölgesi olduğu değerlendirmesiyle uyumlu.
Bu nedenle Doğu Karadeniz'in deprem açısından tamamen risksiz bir bölge olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, bölgenin tektonik yapısına dikkat çekti.
"Deprem olmaz denilen yer değil"
Bektaş, daha sonraki değerlendirmesinde Doğu Karadeniz sahilinin "deprem olmaz" denilebilecek bir bölge olmadığını vurguladı.
Bölgenin üç farklı tektonik hareketin kesişim alanında bulunduğunu belirten Bektaş, bu hareketleri batıya kaçış, kuzeye doğru Karadeniz üzerine itilme ve düşey yükselme olarak sıraladı.
"Mm'lik hareketler yıllar içinde faylarda gerilim biriktirir"
Tektonik hareketlerin yılda yalnızca birkaç milimetre seviyesinde olabileceğini belirten Bektaş, bu küçük hareketlerin uzun zaman içerisinde faylarda gerilim birikmesine neden olabileceğini söyledi.
Bektaş, "Ancak mm'lik hareketler yıllar içinde faylarda gerilim biriktirir ve deprem üretir" değerlendirmesinde bulundu.
AFAD'ın mühendislik hesaplarına dikkat çekti
Bektaş ayrıca AFAD'ın bölgeye ilişkin mühendislik değerlendirmelerine dikkat çekerek, "AFAD sahilin deprem çekincesini 2018'de 2–3 kat yükseltti" ifadelerini kullandı.
Bektaş'ın aktardığı değerlendirmeye göre, bölgedeki yapılaşma ve mühendislik hesaplarında 6,6 büyüklüğünde bir deprem ve 0,2–0,3 g düzeyinde yer ivmesinin dikkate alınması gerekiyor.
Uzmandan yapılaşma ve deprem riskine ilişkin değerlendirme
Bektaş'ın açıklamaları, Doğu Karadeniz kıyılarının deprem açısından tamamen risksiz kabul edilmemesi gerektiğine işaret ediyor.
Maçka'da meydana gelen 2,1 büyüklüğündeki deprem ise uzman tarafından bölgenin sismik aktivitesine ilişkin küçük ölçekli bir kayıt olarak değerlendirildi.
DOĞU KARADENİZ SAHİLİ: “DEPREM OLMAZ” DENİLEN YER DEĞİL!
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) September 2, 2026
Doğu Karadeniz kıyısı üç farklı tektonik hareketin kesişme alanında.
🔹 Batıya kaçış
🔹 Kuzeye, Karadeniz üzerine itilme
🔹 Düşey yükselme.
Bu hareketlerin her biri yılda yalnızca birkaç mm olabilir.




