İktisatçı ve yazar Prof. Dr. Korkut Boratav, soL Haber'deki köşesinde Gazze'de yaşanan insanlık dramını kaleme aldı. 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki en ağır soykırımın yaşandığı Gazze'den iki tanığın, Ahmed Abu Artema ve Hend Salema'nın anılarını aktaran Boratav, "Bir kenti yok etmek, kişinin varlığına karşı bir cürümdür" diyerek yaşanan vahşeti gözler önüne serdi.
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, uluslararası toplumun gözü önünde tarihin en büyük trajedilerinden birine dönüştü. İktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, soL Haber'deki son yazısında, ateşkesle sonuçlansa da etkileri silinmeyen bu soykırımın tanıklarına kulak verdi. Boratav, Gazze'nin yıkılan sokaklarında anılarını arayan Ahmed Abu Artema ve bombaların gölgesinde hayata tutunan Hend Salema'nın hikayelerini okuyucularıyla paylaştı.
Boratav yazısında, Gazze'yi haritadan silmenin eski bir İsrail hayali olduğunu hatırlatarak, 7 Ekim sonrasının İsrail için bu hayali gerçekleştirme "fırsatına" dönüştüğünü belirtti. Refah'tan başlayarak Han Yunis, Cebeliye ve nihayet Gazze Kenti'nin sistematik olarak nasıl yok edildiğini anlatan Boratav, bu yıkımı Gazze doğumlu gazeteci Ahmed Abu Artema'nın gözünden aktardı.
"Kenti Tanıyamadım, Caddeler Yoktu"
Ateşkesin ardından doğduğu kent Refah'a dönen Ahmed Abu Artema'nın yaşadığı şoku sütunlarına taşıyan Boratav, gazetecinin şu sözlerine yer verdi:
"Ateşkesin ilk günü Refah’a döndüm ve yıllarca yaşadığım kenti tanıyamadım. Caddeleri, sokakları, bildiğim semtleri bulmaya çalıştım; hiçbiri yoktu. İsrail buldozerleri evlerimizi toptan yıkmış, enkazı tek bir tepeye dönüştürmüş. Bir kenti yok etmek, kişinin varlığına, ruhuna, onu büyüten belleğe karşı bir cürümdür."
"Yalnızlıktan ve Ölümden Nefret Ediyorum"
Boratav'ın yazısında yer verdiği ikinci tanık ise Gazze El Ezher Üniversitesi Tıp öğrencisi Hend Salama Abo Selow. Yaşadığı korku dolu bir geceyi anlatan Hend'in, evlerine sığınan 400 komşusuyla birlikte ölümü bekleyişi, Boratav'ın satırlarında şöyle yankı buldu:
"Evimize 400’ten fazla insan girmişti. İsrail evlerini bombalayacakmış. Babam 'Acele edin' dedi. Hastalıklı düşünceler saplanmıştı: Öldürülürsek kimse bilmeyecek. Yalnızlıktan, karanlıktan, ölümden nefret ediyorum. Bomba ayaklarımın altındaki toprağı sarstı. Bir süre insan sesi duyamadım."
"Dünyadan Kopmuşuz, Görülmüyoruz"
Hend Salama'nın, saldırı sonrası yaşadığı çaresizliği "Dünyadan kopmuşuz; görülmüyoruz, işitilmiyoruz" sözleriyle ifade ettiğini aktaran Boratav, Gazze halkının buna rağmen sergilediği direnişe dikkat çekti: "Yine de uyandık ve hayata tutunduk. Dehşet verici gerçeğe komşular olarak meydan okuduk. Yıkımı onarmak için ortaklaşa çözümler aradık."





