Jeolog Prof. Dr. Okan Tüysüz, 23 Nisan 2025'te meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki sarsıntının, beklenen büyük İstanbul depreminin tarihini öne çekmiş olabileceğini açıkladı. "Marmara'da deprem olmayacak" iddialarına sert çıkan Tüysüz, Adalar ve Avcılar açıklarındaki kilitli faya "ekstra stres" yüklendiğini vurguladı.
Marmara Denizi'nde 23 Nisan'da yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından bilim insanlarının endişesi artıyor. NTV canlı yayınında son verileri değerlendiren Prof. Dr. Okan Tüysüz, bu sarsıntının basit bir deprem olmadığını, fay hatlarındaki dengeleri kritik bir şekilde değiştirdiğini belirtti.
"Zaman Daraldı, Stres Arttı"
Almanya’daki Helmholtz Yerbilimleri Merkezi öncülüğünde yürütülen ve prestijli bilim dergisi Science'da yayımlanan araştırmaya atıfta bulunan Tüysüz, sismik hareketliliğin batıdan doğuya doğru tehlikeli bir ilerleyiş gösterdiğini kaydetti.
Tüysüz, 23 Nisan depreminin etkisini şu sözlerle açıkladı:
"Bu deprem, beklenen büyük Marmara depreminin zamanlamasını öne çekmiş olabilir. Sarsıntının ardından oluşan artçılar doğu yönünde ilerledi. Bu durum, İstanbul'un hemen dibinde, Adalar ve Avcılar açıklarında 'kilitli' durumda bekleyen fay segmentleri üzerinde ek stres birikimine yol açtı."
Batıdan Doğuya "Zincirleme Reaksiyon"
Science dergisindeki araştırma, Marmara'daki tehlikenin adım adım İstanbul'a yaklaştığını kanıtlar nitelikte. Rapora göre; 2011 ve 2012’de Marmara’nın batısında başlayan hareketlilik, 2019 Silivri depremi ve son olarak 23 Nisan 2025’teki 6.2’lik sarsıntıyla birleşerek "zincirleme bir gerilim aktarımı" yarattı. Bu enerji transferi, uzun süredir kırılmayan doğu parçalarını (İstanbul önlerini) zorluyor.
"Deprem Olmayacak Demek Bilime İhanettir"
Sosyal medyada dolaşan "Marmara’da büyük deprem olmayacak" şeklindeki iddialara da yanıt veren Prof. Dr. Tüysüz, bu söylemlerin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını vurguladı.
Bölgedeki son büyük yıkımın 1766 yılında yaşandığını hatırlatan Tüysüz, "Faylarda enerji birikimi devam ediyor. Bu bir fizik kuralıdır, o enerji bir gün mutlaka boşalacak" uyarısında bulundu.
"Sadece Dönüşüm Yetmez, Tatbikat Şart"
İstanbul'da yaklaşık 1 milyon 200 bin bina bulunduğunu ve kentsel dönüşümün hayati olduğunu belirten Tüysüz, hazırlık sürecinin sadece inşaatla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Tüysüz, "Toplumun deprem anına ve sonrasına hazırlanması için düzenli tatbikatların acilen hayata geçirilmesi gerekiyor" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.


