Karadeniz Bölgesi’nin deprem açısından "risksiz" olduğu yönündeki yaygın algı, uzman uyarılarıyla sarsılıyor. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgenin sanıldığı kadar güvenli olmadığını belirterek, deniz tabanında kıyıya paralel uzanan Karadeniz Fayı’na ve sahil dolgu alanlarındaki büyük tehlikeye dikkat çekti.

"Karadeniz Fayı Uyuyor Sanılmasın"
Sözcü TV’de önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Bektaş, Karadeniz kıyı şeridinin deprem riski taşımadığına dair görüşlerin bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını vurguladı. Deniz tabanında ilerleyen fayın "ters fay" özelliği taşıdığını hatırlatan Bektaş, geçmişteki büyük bir depremi örnek gösterdi:
"Karadeniz Fayı kıyıya paralel uzanıyor. Bu fayın aktif olduğunun en büyük kanıtı 1968 yılında Bartın açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremdir. Bu fay hattı Karadeniz için her zaman bir risk unsuru olmaya devam ediyor."
Sahil İlçelerinde "Dalga Büyütmesi" Tehlikesi
Bektaş, özellikle Trabzon ve Rize gibi sahil kentlerinde yapılan dolgu alanlarının ve "genç çökellerin" deprem dalgalarını büyüttüğünü ifade etti. Trabzon açıklarında yaşanan 3,8 büyüklüğündeki bir depremi örnek veren Bektaş, "Havza Büyütmesi" olayını "kaynağında 3,8 olan bir deprem, kıyıdaki zayıf zemin yapısı nedeniyle sahilde 4,8 şiddetinde hissedilebiliyor. Deprem dalgaları hızlı bir şekilde kıyıya ulaşıp havzaya girdiğinde, yumuşak zemin dalgaların genliğini artırarak sarsıntıyı şiddetlendiriyor" sözleriyle anlattı.
AFAD'ın 2019 yılında yaptığı harita güncellemesiyle Trabzon ve Rize'de deprem tehlikesinin arttığına işaret eden Bektaş, bölge için kritik bir periyot paylaştı. Bilimsel verilere dayanarak, önümüzdeki 50 yıl içinde bölgede 6,6 büyüklüğünde bir deprem olasılığının küçümsenemeyeceğini belirtti.




