Son dönemde kamuoyuna yansıyan sahte altın vakaları, hem yatırım amacıyla altın alanları hem de ziynet eşyası satın alan vatandaşları tedirgin ediyor. AgaOne Genel Müdür Yardımcısı Tanyel Yılmaz, piyasada yaşanan sahteciliğin yalnızca altın olmayan ürünlerin satılmasından ibaret olmadığını, ayarı düşük ürünlerin de önemli bir sorun oluşturduğunu belirtti.

Sahte altının farklı yöntemlerle piyasaya sürüldüğünü ifade eden Yılmaz, "Sahte altın dediğimiz konuyu iki türlü değerlendirmek lazım. Birincisi altın olmayan ama altınmış gibi satılan ürünler var. Bir de 24 ayar ya da 22 ayar diye satılan ancak gerçekte 18 ya da 16 ayar olan ürünler var. Bugün yaşanan problemlerin temelinde bunlar bulunuyor" dedi.

Tanyel Yılmaz Agaone Genel Müdür Yardımcısı 1

Kaçak altın ayar sorununu artırıyor

Altın ithalatına uygulanan kota sonrasında piyasada yaşanan arz-talep dengesizliğinin kaçak altın girişini artırdığını söyleyen Yılmaz, kontrolsüz şekilde piyasaya giren ürünlerin ayar problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yılmaz, "Altın kotasından dolayı arz-talep dengesi bozulduğu için Türkiye'ye kaçak altın girişi var. Kaçak altın tamamen kontrolsüz olduğu için ayar problemi ortaya çıkıyor. Özellikle merdiven altı imalathanelerde üretilen ziynet eşyalarının ayarı gerçek ayar olamıyor. Oysa bunların lisanslı rafinerilerde işlenmesi gerekiyor. Rafineriler altını belli standartlarda işliyor. Dolayısıyla o ürünlerde böyle bir sorun yaşanmıyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Kuyumcu bile fark edemeyebilir"

Sahte altının tespitinin her geçen gün zorlaştığını belirten Yılmaz, bazı ürünlerin teknolojik cihazlar kullanılmadan ayırt edilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Yılmaz, "Bu sorun her zaman vardı. Darphane ürünleri de dahil olmak üzere piyasadaki farklı altınlarda sahtecilik girişimleri görülebiliyor. Altını tespit eden cihazları kullananlar bunu yakalayabiliyor. Tespit cihazı olmayan kuyumcu; ısırarak, çizerek ya da gözle bakarak bunu anlayamaz" diye konuştu. Sahtecilerin kullandığı yöntemlerden birinin farklı metalleri altınla kaplamak olduğunu anlatan Yılmaz, "Adam alıyor bir metali, örneğin gümüşü. Etrafını altınla kaplıyor. Siz baktığınız zaman altın görüyorsunuz. Ama aslında 10 gramlık ürünün yalnızca 1 gramı altın, geri kalan kısmı gümüş ya da başka bir metal olabiliyor" ifadelerini kullandı.

Gram altın keopolitik krizle yeniden yükselişte: 8 Temmuz 2026 güncel çeyrek ve gram altın fiyatları-2

"Güvendiğiniz kuyumcu da mağdur olabilir"

Sahte altının tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirten Yılmaz, güvenilir kuyumcudan alışveriş yapmanın önemli olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmayabileceğini söyledi. Yılmaz, "Siz o kuyumcuya güvenebilirsiniz ama o kuyumcunun bile haberi olmayabilir aldığı üründen. Çünkü vatandaş ikinci el altın getiriyor. Eğer kuyumcunun elinde tespit cihazı yoksa o altının sahte olup olmadığını anlaması her zaman mümkün olmuyor" dedi. Vatandaşların alışveriş yaparken ürünün kaynağına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Bunları engellemenin tek yolu vatandaşın doğrudan rafineriden ürün alan yerlerden alışveriş yapması. E-ticaret sitelerinin önemli bir bölümü ürünlerini doğrudan rafineriden alıyor. Aynı şekilde rafinerilerin kendi satış mağazaları da güvenli alışveriş noktaları" ifadelerini kullandı.

Ankara'da dolandırıcılara karşı ortak takip

Sahte altınla mücadelede Ankara Kuyumcular Odası'nın yürüttüğü uygulamanın önemli sonuçlar verdiğini belirten Yılmaz, dolandırıcılık girişimlerinin kısa sürede tüm sektöre duyurulduğunu söyledi.

Yılmaz, "Bir kuyumcu sahte altını satın aldıktan sonra bunu bazen birkaç dakika içinde fark ediyor. O anda iş yerinin kamera kayıtları alınıyor. Görüntüler hem emniyet birimlerine hem de Ankara'daki diğer kuyumculara ulaştırılıyor. Böylece aynı kişilerin başka işletmelere giderek yeniden dolandırıcılık yapmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Ankara'da bu konuda oldukça başarılı bir uygulama yürütülüyor" dedi.

Alınan tüm tedbirlere rağmen sahte altının tamamen ortadan kaldırılamayacağını ifade eden Yılmaz, "Bundan önce de vardı, bundan sonra da olacak. Bunu yüzde yüz engelleme şansı hiçbir zaman olmayacak" diye konuştu.

TMO'dan üreticiye ödeme: Hububat alımları için 34,3 milyar lira aktarıldı
TMO'dan üreticiye ödeme: Hububat alımları için 34,3 milyar lira aktarıldı
İçeriği Görüntüle

“KMTS sahteciliği tamamen önleyemiyor”

Sahte altınla mücadelede son yıllarda devreye alınan Kıymetli Maden Takip Sistemi'nin (KMTS) önemli bir güvenlik katmanı oluşturduğunu belirten Yılmaz, sistem sayesinde altınların üretimden satış aşamasına kadar izlenebildiğini ancak bunun tek başına sahteciliği tamamen önlemeye yetmediğini söyledi.

Yılmaz, "Artık altınlar KMTS kapsamında QR kodlu ve numaralı ambalajlarla satışa sunuluyor. Bu sistem sayesinde ürünlerin kaynağı takip edilebiliyor ve güvenlik önemli ölçüde artıyor. Ancak birileri isterse o ambalajın da sahtesini yapabilir. Kimyasal testler ise hem altına zarar veriyor hem de kesin sonuç vermiyor. Bu nedenle en güvenilir yöntem, tespit cihazına sahip kuyumcular tarafından yapılacak kontroldür" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ateş Çatıkkaş