Hatay’ın Antakya ilçesinde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Selim Köse Apartmanı’nda 43 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi, eksik işlemlerin tamamlanmasının ardından dosyanın esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanıkların tutuklanması ve yeni bilirkişi raporu alınması talepleri reddedilirken duruşma 2 Aralık’a bırakıldı.
Selim Köse Apartmanı deprem davasında 6’ncı duruşma
Hatay’ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’nde bulunan ve 6 Şubat depremlerinde yıkılan Selim Köse Apartmanı’nda en küçüğü 6 aylık bebek olmak üzere 43 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından binanın müteahhidi Hasan Köse, şantiye şefi Mehmet Ezer, yapı denetim firması yetkilisi ve statik uygulama denetçisi Eysem Ezer ile kontrol elemanı Gülseren Altundağ Tatlı hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlamasıyla dava açıldı.
Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın altıncı duruşmasına, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Taraflar önceki beyanlarını tekrarladı.
Depremde kız kardeşini ve iki yeğenini kaybeden Yağmur Suadiye Dalğıç, yargılamanın 3,5 yılı aşkın süredir devam ettiğini belirterek adil yargılama talebinde bulundu.
Müşteki avukatları sanıkların tutuklanmasını istedi
Müşteki avukatlarından Berker Mutaf, dosyada bulunan bilirkişi raporlarında sanıkların asli kusurlu olduğunun belirtildiğini ifade etti.
Mutaf, sanık müdafisinin sunduğu uzman görüşünün hükme esas alınmamasını, kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının araştırılmasını ve sanıkların tutuklanmasını talep etti.
Sanık avukatları ise bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu savunarak yeni ve kapsamlı bir rapor hazırlanmasını istedi. Müvekkillerinin adli kontrol hükümlerine uyduğunu belirten avukatlar, tutuklama taleplerinin reddedilmesini talep etti.
Cumhuriyet savcısı da sanıkların adli kontrol tedbirlerine uyduklarını belirterek tutuklama taleplerinin reddi yönünde görüş bildirdi. Savcı, yeni bilirkişi raporu alınıp alınmamasının mahkemenin takdirinde olduğunu ifade ederek eksik hususların giderilmesini istedi.
Mahkemeden tutuklama ve yeni bilirkişi raporu kararı
Mahkeme heyeti, dört sanık hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Sanıkların tutuklanması talebi reddedilirken mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle yeni rapor alınması talebi de kabul edilmedi.
Bir deprem mağduruna ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan kesin raporun gelmesi ve sanık Gülseren Altundağ Tatlı’nın beyanının alınmasının ardından dosyanın esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderilmesine hükmedildi.
Duruşma 2 Aralık’a ertelendi.
Müşteki avukatından uzman görüşü raporuna eleştiri
Müşteki avukatlarından Seda Mutaf, duruşma sonrasında süreci ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Mutaf, sanık avukatlarınca dosyaya sunulan ve ODTÜ’lü bir profesör tarafından hazırlandığını belirttiği uzman görüşü raporunun bilimsellikten uzak ve taraflı olduğunu savundu.
Aynı akademisyenin başka deprem davalarında da sanıklar lehine raporlar hazırladığını öğrendiklerini belirten Mutaf, akademisyenin Kayseri’de katıldığı bir konferansta yaptığı açıklamalarla raporları arasında çelişki bulunduğunu düşündüklerini ifade etti.
Mutaf, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü bu akademisyen, dosyalara daha önce mahkeme ve savcılıkça alınan ve sanıkların kusurlu olduğu belirtilen raporların tam aksine, sanıkların ‘kusursuz’ olduğuna dair uzman görüşü raporları düzenlemişken, kendi tabiriyle bu binaların yıkılmasının başında ahlaksızlık varsa bunu savunacak bu raporları nasıl düzenleyebildiğini merak ediyoruz.”




