2000’li yılların başında Çinli eczacı Hon Lik tarafından geliştirilip tütün kartellerinin agresif pazarlama hamlesiyle tüm dünyaya yayılan elektronik sigara (e-sigara), aradan geçen yirmi yılda bağımlılık krizinin merkezine oturdu.

Aromalı tat ve renkli ambalaj yanıltıyor

Tütün şirketlerinin sigarayı bırakmak isteyen yetişkinleri hedefleyerek dolaşıma soktuğu bu cihazlar; özellikle 2010’lu yılların sonundan itibaren renkli ambalajlar, USB bellek veya oyuncak görünümlü tasarımlar, pamuk şekerden karamele uzanan binlerce aroma çeşidi ve yüksek emilimli nikotin tuzları (nicotine salts) ile doğrudan hiç tütün kullanmamış ergenleri hedef aldı. Firmalar, nikotinsiz ürünlerin bağımlılık yapıcı etkisi olmadığını iddia etse de, aroma verici ve fazla duman için kullanılan kimyasallar insan vücudunu doğrudan olumsuz etkiliyor. Puff adı verilen tek kullanımlık e-sigaralar bittikten sonra insan sağlığının yanında içinde bulundurduğu pil ve elektronik devrelerin kontrolsüzce atılması nedeniyle çevre kirliliğine de yol açıyor.

Pıhtılaşma ve kalp krizini tetikliyor

Laboratuvar bulguları, aerosolün solunmasıyla birlikte propilen glikol ve bitkisel gliserinin yüksek sıcaklıkta formaldehit ve akrolein gibi kanserojen aldehitlere dönüştüğünü gösteriyor. Cihazın metal ısıtıcı tellerinden buhara nikel, kurşun ve krom gibi ağır metaller sızarken; özellikle aromalarda kullanılan diasetil maddesi hava yollarında geri dönüşsüz tıkanmalara ("patlamış mısır akciğeri" / Bronşiolit Obliterans) yol açıyor. Ultra ince partiküller akciğerlerin en derin hava keseciklerine doğrudan nüfuz ederek akut alveolar yıkım yaratıyor, endotel fonksiyonlarını bozarak kanda pıhtılaşmayı ve ani kalp krizlerini tetikliyor.

Türkiye'de satışı yasak, kayıt dışılık yüksek

Türkiye’de 2020 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalatı, mevzuatla da satışı ve kapalı alanlarda tüketimi yasaklanmasına rağmen; sınır kaçakçılığı, sosyal medya ağları ve merdiven altı atölyelerde imal edilen sahte likitler üzerinden devasa bir kayıt dışı pazar işliyor. Bu karanlık piyasanın hedefindeki gençlerin durumunu ve polikliniklere yansıyan klinik tabloyu, Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi 24 Saat'e anlattı.

I M G 20261023 W A0002

Tütün endüstrisinin yeni nesil ürünlerle kendine taze bir pazar yarattığına dikkat çeken Prof. Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi, e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin arka planındaki stratejiyi şu sözlerle özetledi:

"Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri, tütün endüstrisinin sigarayı bırakmak isteyenleri hedef alarak kazançlarını artırmaya yönelik uygulamaya başladıkları tehlikeli bir ticari taktikten başka bir şey değildir. Üstelik dünya genelinde, e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin kullanımı, hiç sigara içmemiş gençler arasında da hızla artmaktadır."

Gençlerde kronik öksürük ve nefes darlığı yaygınlaştı

Son dönemde göğüs hastalıkları kliniklerine başvuran gençlerin şikâyet profilinde belirgin bir kırılma yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Çiftçi, kronik öksürük vakalarının altından neredeyse istisnasız bu ürünlerin çıktığını kaydetti:

"Gerçekten de göğüs hastalıklarına başvuran gençlerin çoğunda kronik öksürük ve bazen de buna eşlik eden nefes darlığı yakınması var. Bu yakınmaları olan gençler arasında da çoğunda bu ürünlerin kullanımı dikkati çekiyor. Elektronik sigara (bir alt türü olarak puff) ya da IQOS gibi ısıtılmış tütün ürünleri kullanımında hemen kısa süre içinde sigara ilişkili bir akciğer hastalığı ortaya çıkmasa bile bu kişilerde solunum yollarının kendi savunma mekanizması tahrip olduğu için basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu bile hem ağır hem de uzun süreli seyreder. Gribal bir enfeksiyon diğer kişilerde 1 hafta – 10 gün gibi bir sürede geçerken bu kişilerde 3 aya kadar uzayan şiddetli öksürüğe neden olabilir."

"Kimyasal ve ağır metal kokteyli"

Toplumda yerleştirilmeye çalışılan "yalnızca su buharı çekildiği" algısının tamamen bir aldatmaca olduğunu belirten Prof. Dr. Çiftçi, likitlerin ve aerosolün içerdiği zehirli bileşenleri sıraladı:

"Son derece yanlış bir düşünce. Asla zararsız değil çünkü içeriklerinde değişik oranda nikotin bulunduğu gibi, bunun yanı sıra propilen glikol, gliserol, etilen alkol, polietilen glikol, diasetil, dietilen glikol, amino-tadalafil, rimonabant, kannabinoid, nitrozaminler, formaldehit, asetaldehit, keton, cıva, tetrametilpirazin, kurşun, nikel, krom ve aroma veren çok çeşitli kimyasallar bulunmaktadır. Tüm tütün ürünleri gibi bunlar da akciğerler için toksiktir, kanserojendir."

Sertleşen akciğer dokusu ve solunum yetmezliğine neden oluyor

Geleneksel tütünün yarattığı KOAH ve amfizem gibi kronik hastalıkların on yıllar içinde ortaya çıktığını, ancak e-sigaranın çok daha kısa sürede akut ve ölümcül tablolara zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Çiftçi, dünya literatürünü sarsan EVALI tablosuna dikkat çekti:

"Biz göğüs hastalıkları uzmanlarının son yıllarda dikkatimizi çekecek oranda artış gösteren yeni ve ciddi bir akciğer sorunu ile karşı karşıyayız. Dünya literatüründe de çeşitli çalışmalarla yer bulmuş olan bu hastalık; EVALI (e-sigara ve buharlaşma kullanımına bağlı akciğer hasarı) adını alan, akciğer dokusunda kalıcı sertleşme ve buna bağlı solunum yetmezliği hatta ölümle sonuçlanan bir hastalıktır."

Akciğerin savunma dokusunun felç olduğunu belirten Çiftçi, "Bu ürünler, kısa süre içinde KOAH ve akciğer kanseri gibi hastalıklara yol açmasa bile, solunum yolları ve akciğerlerin doğal yapısının bozulmasına ve savunma sistemi olarak görev yapan dokuların tahrip olmasına neden oluyor. Bu durum da hem enfeksiyonlara (zatürre gibi) yatkın hale gelmeye hem de sağlıklı dokularda kısa sürede düzelebilecek enfeksiyonların bu hasar görmüş dokularda daha inatçı seyretmesine yol açıyor" dedi.

Sigara 1

"Çifte kullanıcılar 90 çeşit zehirli gaza maruz kalıyor"

Kullanıcıların sigarayı bırakmak yerine her iki ürünü birden tükettiği "çift kullanım" (dual-use) gerçeğine değinen Prof. Dr. Çiftçi, bu durumun hayati organlar üzerindeki toksik yükü katladığını vurguladı:

"Bu durum hem nikotinin hem de nikotinle birlikte solunan 80-90 adet çeşitli zehirli gazın maruziyeti anlamına gelir ki hem bağımlılık yapıcı etki kat be kat artar hem de kalp ve akciğerler ciddi risk altına girer."

Nikotin yanında bağımlılık yapıcı maddeler ekleniyor

Türkiye'deki yasal yasaklara rağmen merdiven altı üretim ve denetimsiz kaçak ağlarının boyutlarına işaret eden Prof. Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi, kontrolsüz karışımların tehlikesini anlattı:

"Bu ürünlerin satılması, reklamının yapılması ve kapalı yerlerde içilmesi 2013’te yapılan yasa değişikliği ile yasaklanmış olmasına rağmen çeşitli satış noktalarından ve internetten temin edilebilmektedir. Yasadışı atölyelerde, özellikle likit özellikleri olanlara nikotin, çeşitli toksik maddeler, aroma vermesi için kullanılan zararlı kimyasalların yanı sıra bazı bağımlılık yapıcı zararlı maddelerin ilavesi de ne yazık ki mümkün olmaktadır. Tüm bu solunan toksik ve kanserojen maddelerin bağımlılık yapması, akciğer ve kalp sağlığını ciddi boyutta tehlikeye sokması kaçınılmazdır."

"Satış noktaları derhal kapatılmalı"

Ankara Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği olarak sahadaki denetim yetersizliğine ve yasal mevzuatın kâğıt üzerinde kalmasına tepki gösteren Prof. Dr. Çiftçi, yetkililere acil müdahale çağrısında bulundu:

"Denetimlerin asla yeterli olmadığı, bu ürünlerin özellikle gençler arasındaki kullanım yüzdelerinin hızlı artışı ile apaçık görülmektedir. Ankara Tabip Odası ve diğer meslek örgütlerinin desteği ile bir göğüs hastalıkları uzmanlık derneği olan Türk Toraks Derneği tarafından, 25 Şubat 2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 2149 sayılı 'e-sigara ve benzeri cihazlar ile bazı tütün mamulleri ve tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan mamullerin ithaline ilişkin Cumhurbaşkanı kararı'nın etkin uygulanması ve gerekli denetimlerin yapılmasının büyük önem arz ettiği çok değişik platformlarda dile getirilmiştir. Bu ürünlerin satış noktaları, internet sayfaları derhal tespit edilmeli ve yasadışı olmaları nedeniyle kapatılmalıdır."

Ailelere çağrı: Suçlayıcı olmayın, bilimsel gerçeklerle anlatın

Çocuklarının odasında veya çantasında renkli, oyuncak ambalajlı e-sigara ve "puff" bulan ebeveynlerin izlemesi gereken yola da değinen Prof. Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi, tıbbi ve psikolojik desteğin önemini vurguladı:

"Aileler özellikle lise çağında yani ergenlik döneminde olan bu çocuklarla sert, ceza verici ve suçlayıcı şekilde değil ama yukarıda anlattığım bilimsel gerçekleri açıklayarak konuşmalıdırlar. Bu konuşmada çocukların hoşuna giden aromaların aslında nasıl gizli bir tehlike olduğu da vurgulanmalıdır. Ardından bir göğüs hastalıkları uzmanına genel akciğer sağlığı açısından kontrolden geçirtmekte fayda vardır. Bağımlılığın başladığı düşünülüyorsa bir çocuk psikiyatristinden destek alınmalıdır."

Türkiye’de mamografi rekoru: Bir günde 8 bin 235 tarama yapıldı
Türkiye’de mamografi rekoru: Bir günde 8 bin 235 tarama yapıldı
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar