Gaziantep FK karşısında iki topu direkten dönen ancak 90 dakika boyunca organize bir hücum üretmekte zorlanan Fenerbahçe'de ortaya konan vasat futbol, spor basınının önde gelen isimleri tarafından çok yönlü analiz edildi.

"Gaziantep'te bir, Fenerbahçe'de üç ön libero vardı"
Sahadaki taktik kurguyu ve kadro mühendisliğini köşesine taşıyan Uğur Meleke, İsmail Kartal'ın sahaya sürdüğü ön libero ağırlıklı yapının hücum üretkenliğini sıfırladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Başlangıç 11’lerine bakıldığında Gaziantep’te tek ön libero olarak Meleke oynarken, Fenerbahçe’de üç tane Meleke tipli ön libero vardı adeta! İsmail Kartal, 65’te kulübesine başvurdu; hem sahadaki ön libero sayısını ikiye düşürdü hem de Muriqi ve Oğuz’u sürdü sahaya. Greenwood’un da kıpırdanmasıyla Fenerbahçe birkaç net pozisyon yakaladı, iki kere direğe takıldı ancak tabelayı değiştirmeyi başaramadı."

"Peki Fenerbahçe'nin ligden istifası ne olacak?"
İstifa sürecinin kulüp içinde yarattığı yönetim zafiyetine ve sahadaki geciken hamlelere dikkat çeken Mert Aydın, faturanın yanlış tercihlere çıktığını vurguladı:
"İsmail Kartal, oyuncu değişiklikleri için geç kaldı. Gaziantep özellikle ilk yarıda maçı lehine çevirebilecek 2 pozisyon buldu. Fenerbahçe’nin 2 topu direkten döndü. Tabii ki bu şanssızlık. Ancak bu tip tehlikeli pozisyonları oyun içinde sık sık bulacaksınız ki rakip bunalacak. İsmail Kartal’ın istifası kabul edilmedi. O da geri döndü. Peki Fenerbahçe’nin ligden istifası ne olacak? Bu da kabul edilmeyecek mi acaba? Yanlış tercihler, gereksiz tripler, kaotik kulüp yönetimi işi bu hale getirdi."

"Oldum olası 60. dakika takıntısını çözemedim"
Milliyet yazarı Halil Özer, sahadaki kontrolsüz oyuna ve teknik heyetin ezber değişiklik dakikalarına sert çıktı:
"İlk yarıyı heba eden İsmail Hoca 2. yarıya hiç değişiklik yapmadan başladı. Ancak Fenerbahçe daha ataktı. Pozisyonlar yakaladı. Kerem’in şutu yan direkten döndü. Guendouzi bir gol daha kaçırdı. Aslında bütün ataklar kontrolsüz ataklardı. Kaos futboluna yöneldi takım. Ama onda da direnci giderek artan ev sahibi gözü kara bir savunma sergiledi. İsmail Hoca 60. dakikadan itibaren değişikliklere gitti. Oldum olası bu bizim hocaların 60. dakika takıntısını çözemedim. Yürümüyorsa değiştir. Neyi bekliyorsun? İşte böyle bedel ödersin."

"Krize değil zihinsel devrime ihtiyacı var"
Fenerbahçe'nin yaşadığı erozyonun puan cetvelinden çok daha derin olduğunu belirten Murat Özbostan, camianın içine düştüğü karamsarlığı şu sözlerle özetledi:
"Takımın öz güveni, yönetimin istikrarı ve taraftarın inancı da eriyor. 8 puan kaybedildi. Elbette lig bitmedi, şampiyonluk matematiksel olarak hâlâ mümkün. Ama futbol, sadece matematik değildir. İnanç ister, güven ister, doğru oyun ister. Bugün Fenerbahçe'nin ihtiyacı yeni bir kriz değil, akıl ve istikrar. Çünkü Fenerbahçe sadece puan kaybetmiyor… Eriyor! Zihinsel olarak bir devrim ve umut lazım."
"Bu bozuk düzende problem büyük"
Usta yazar Ömer Üründül, ikinci yarıda yapılan değişikliklerin de takımın havasını değiştiremediğini kaydederek tablonun ciddiyetine işaret etti:
"İkinci yarıda Fenerbahçe'de işin ciddiyetini anlamaya çalışan bir hareketlilik var. Guendouzi ile kaçan bir gol var. Devamında Kerem'in vuruşu direkten döndü. Sonra İsmail Kartal, 3 hamleye başvurdu. Ama bu 3 değişiklik de sahaya olumlu yansımadı. Çünkü girenler de maçın havasından uzaktılar. Bu bozuk düzende Gaziantep'in ilk yarının aksine hücuma çıkamayışı muhtemel bir sıkıntıyı engelledi. Fenerbahçe açısından en aklımda kalan enstantane Greenwood'un direkten dönen frikiği... Sonuçta 2 puan daha kaybedildi. Problem büyük."
"Talisca'nın gönderilmesinin bedeli ödendi"
Bülent Timurlenk ise bir önceki sezon Gaziantep deplasmanında alınan 4-0'lık galibiyeti hatırlatarak kadro planlamasındaki büyük hatalara parmak bastı:
"Önce bir hatırlatma… Geçen sezon Fenerbahçe, Gaziantep'te 4-0 kazanırken, gollerin ikisi En-Nesyri, ikisi Talisca'dan gelmiş, Fenerbahçe orta sahasında Alvarez ve İsmail oynuyordu. Dün Fransız Milli Takımı'nın geniş havuzunda da olsa kaliteleri ve tecrübeleri belli olan Kante ve Guendouzi ile sahaya çıkan İsmail Kartal, Asensio'nun yokluğunda Talisca'nın gönderilmesinin bedelini ödedi."

"Vedat varken 70 dakika hazır olmayan Lukaku ile oynandı"
Fanatik yazarı Tunç Kayacı, forvet hattındaki tercih hatasına ve hücumun organize edilemeyişine değindi:
"İkinci yarıda oyuncu değişimleriyle daha atak, rakibe daha az pozisyon veren Fenerbahçe’nin sıkıntısı bir türlü topu rakip ceza alanına taşıyamamasıydı. Aslında İsmail Kartal koca bir 70 dakikayı niye Lukaku ile oynadı anlaşılır gibi değil. Vedat gibi formda, etkili bir forvetin varken... Lukaku istekli ama hazır değil, güçlü değil, sadece fiziğiyle oynamaya çalışıyor, yetmiyor. Dün gece Fenerbahçe iki kez de direklere takılınca puan kaybı kaçınılmaz oldu. Özetle öyle bir maç öyle bir 90 dakika izledik ki 3 sonuç da bu oyuna göre sürpriz olmazdı ama Fenerbahçe için kayıp bir geceydi."
"Sıfır faul, düşük enerji ve mental yenilgi"
Serkan Akcan, sarı-lacivertli futbolcuların sahada adeta rakibe temas etmediğini ve Roma maçının yarattığı ruhsal yıkımın sürdüğünü vurguladı:
"Guendouzi’nin kaçırdığı dışında net pozisyon bulamadı, tek isabetli şutla ilk yarıyı tamamladı. Daha dikkat çekici olan ise Fenerbahçeli futbolcuların Gaziantepli futbolculara neredeyse hiç temas etmemesiydi, sıfır faul ile devreyi bitirdiler. İsmail Hoca, Gaziantep’e karşı üretim hatasını daha erken fark etmeliydi ama yine 64. dakikaya kadar bekledi. Oğuz, İrfan Can ve Vedat’ın girişiyle beraber Fenerbahçe’nin enerjisinde küçük kıpırtılar oldu ama Greenwood’un frikiği dışında Gaziantep kalesini tehdit edecek pozisyonları üretemediler. İsmail Hoca'nın Roma maçı sonrasındaki istifasının yarattığı tahribat Gaziantep deplasmanında Fenerbahçe’nin üzerinde kara bulut gibi dolaştı. Vasat bir futbol, negatif bir mental, düşük bir enerji vardı sahada."
"Evdeki analiz çarşıya uymadı"
Takımın maçın son anlarında yaşadığı kontrolsüz gerginliğe ve taktik plana değinen Cem Dizdar ise analizi sahaya yansıtacak oyuncu grubunu sorguladı:
"‘Zor bir lig’ olarak övülmeye bayılan Süper Lig’in çok harcayanlarından Fenerbahçe ikinci devre gol beklentisini yarım gol düzeyine ancak maç sonuna doğru çıkarabildi. Maç içinde işlerin zorlaştığı anlar çoğaldıkça gerginliği yükseldi Fenerbahçeli futbolcuların. Ve onlar gerildikçe kartlar da aynı anda ve üst üste gelmeye başladı. Neticede maç berabere bitti… İsmail Kartal ve ekibi kuşkusuz ki rakibi doğru analiz etmiştir. Lakin evdeki analiz bir kez daha çarşıya uymadı! Yoksa sorun analizde değil de analizi icra edecek futbolcularda mıydı? Ne dersiniz?"





