Dünya gazetesi yazarı Naki Bakır, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri üzerinden yaptığı analizde, bankaların tahsil edemediği için takibe aldığı kredi alacaklarının son bir yılda rekor bir hızla büyüdüğünü ortaya koydu. Bakır, borç ödeme kapasitesindeki erimeye dikkat çekerek, "Bankaların takipteki toplam alacaklarının hacmi son bir yılda yaklaşık olarak ikiye katlandı. Takipteki kredilerdeki artış oranı, kredi hacmindeki büyüme ve enflasyonun çok üzerinde" değerlendirmesinde bulundu. Ekonomideki nakit akışı baskısının hem şirketleri hem de bireyleri zorladığını belirten yazar, "Ekonomide nakit akışı baskısı şirketlerin borç ödeme kapasitesini aşındırırken, bireylerin gelirlerindeki reel aşınma da kullandıkları krediler ve kart borçlarında ödenemeyerek takibe düşen hacmi büyütüyor" ifadelerini kullandı.

İnternetten alışverişte yeni dönem: İndirim ve reklamlara yeni kurallar geliyor
İnternetten alışverişte yeni dönem: İndirim ve reklamlara yeni kurallar geliyor
İçeriği Görüntüle

Takipteki alacaklar kredi hacmini geçti

BDDK verilerine göre, 2025 yılının Mart ayı itibarıyla 349,1 milyar lira seviyesinde olan toplam takipteki banka alacakları, 229 milyar liralık net artışla yıl sonunda 578,1 milyar liraya yükselmişti. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu miktar %15,3 oranında, yani 88,5 milyar lira daha artarak 666,7 milyar lira sınırına dayandı. Bu tabloyu yorumlayan Bakır, söz konusu alacakların son bir yılda nominal olarak %91 oranında arttığını, takipteki alacakların bankacılık sektöründeki toplam kredi hacmindeki büyümeden çok daha hızlı bir seyir izlediğini vurguladı.

Durum ekonomiyi negatif etkiliyor

Sorunlu kredi hacmindeki bu büyümenin finansal sistem üzerindeki risklerine de değinen Naki Bakır, takibe düşen borçların bankaların manevra alanını daralttığını belirtti. Bakır, sürecin işleyişine dair şu kritik uyarıda bulundu: "Takipteki kredi hacmi büyüdükçe bankaların daha fazla özel karşılık ayırması gerekiyor. Bu da bankaların kârlılığı, sermaye yeterliliği ve yeni kredi verme iştahını azaltarak tüm ekonomiye yayılan negatif etkiler doğuruyor." Ayrıca, takibe düşen kredi hacminin reel büyümesine vurgu yapan yazar, son bir yılda %30,87 olan TÜFE artışıyla indirgendiğinde, sorunlu kredilerin reel olarak %45,9 oranında büyüdüğünü ifade etti.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Kaynak: Haber Merkezi