Ramazan ayına sayılı günler kala tavuk fiyatlarında yüzde 15’e varan artış yaşanması üzerine Ticaret Bakanlığı ihracat düğmesine bastı. İç piyasada fiyatları dengelemek ve arzı artırmak amacıyla tavuk ihracatı geçici olarak durduruldu. Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ramazan öncesi yüzde 15’e varan haksız fiyat artışlarıyla vatandaşımızı zorlayan tavuk üreticilerine karşı, piyasayı korumak adına tavuk ihracatını durdurma kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Karar, üretici, esnaf ve tüketici cephesinde farklı yankı buldu. Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ uygulamayı “iki tarafı kesen bir bıçak” sözleriyle değerlendirirken, Yum-Bir Başkanı İbrahim Afyon üretimde arz sorunu olmadığını ve sektörün haksız şekilde hedef gösterildiğini savundu. Tüketici tarafında ise TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, asıl önemli olanın raf fiyatlarına yansıma olup olmayacağı olduğunu belirterek denetimlerin sürmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ramazan öncesi alınan bu kararın fiyatları düşürüp düşürmeyeceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek.

Yum-Bir Başkanı İbrahim Afyon: “İhracat iç piyasa arzının güvencesidir”

Yum-Bir Başkanı İbrahim Afyon, tavuk etinde ihracatın durdurulmasının yumurta sektörünü doğrudan etkilemediğini ancak ihracatın üretim dengesi açısından hayati olduğunu söyledi.

Afyon, beyaz et sektöründeki fiyat artışına ilişkin değerlendirmesinde Ticaret Bakanlığı’nın Ramazan öncesi fiyat hareketlerine müdahale ettiğini belirterek, “Halkın menfaatine fiyat kontrolü yönünde tedbir alındığını görüyoruz” dedi.

“İhracat olmazsa üretim sıkıntıya girer”

Yumurta sektöründe ise uzun süredir kota uygulandığını ve sınırlı ihracat yapıldığını ifade eden Afyon, üretimin iç piyasa tüketiminin üzerinde olduğunu vurguladı:

“Biz yatırımlarımızı ihracat odaklı yaptık. İç piyasa tüketimimizin çok üstünde üretimimiz var. Eğer ihracat olmazsa bu üretim sıkıntıya girer. İhracat iç piyasa arzının güvencesidir . Zarar eden yumurtacı tavuklar kesime sevk edilebilir” diyen Afyon, ihracatın sektör için denge unsuru olduğunu söyledi.

“Ramazan’da arz sorunu yok”

Şu anda üretimin yüzde 15’in üzerinde arttığını belirten Afyon, Ramazan ayında arz sıkıntısı beklemediklerini kaydetti:

“Arzla ilgili hiçbir problemimiz yok. Ramazan’da fiyat artışı beklemiyoruz. Ancak dönemsel tüketim hareketliliği ve algı fiyatları yukarı taşıyabiliyor. Sonrasında fiyatlar geri geliyor”

Afyon ayrıca üretici fiyatları ile market fiyatları arasındaki makasa dikkat çekerek, “Üretici fiyatları geçen yılın da altında. Bu makasın kapanması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ: “İki tarafı kesen bir bıçak”

Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, tavuk ihracatının durdurulması kararını “iki tarafı kesen bir bıçak” olarak değerlendirdi.

Tavuk etinde son dönemde ciddi bir tüketim düşüşü yaşandığını belirten Yalçındağ, firmaların bu nedenle sıkıntı yaşadığını söyledi:

“Satılmadığı için düşük fiyatla işlem görüyor. Hatta kesim için sıra bulamıyorlar, mallarını kestiremiyorlar. Biriken stoku eritmek için pazar arıyorlar. Bu pencereden baktığımız zaman ihracat isteğini makul görebiliyoruz. Ama öbür pencereden baktığımızda ‘Vatandaş burada pahalıya yesin, sen dışarıya ucuz sat’ denildiğinde vatandaşın yanında olalım düşüncesi geçiyor aklımızdan.”

“Gıda zehirlenmeleri tüketimi vurdu”

Tavuk tüketimindeki düşüşün en önemli nedenlerinden birinin son dönemde yaşanan toplu gıda zehirlenmeleri olduğunu dile getiren Yalçındağ, özellikle düğün ve toplu organizasyonlarda yaşanan vakaların sektöre zarar verdiğini söyleyerek şunları kaydetti:

“Olur olmaz firmalar üç kuruş aşağı vereceğim diye düğün salonlarına tedarikçilik yapıp sektörü baltalıyor. Ne olduğu belirsiz merdiven altı işletmelerden alınan tavukla toplu yemek hizmeti veriliyor. Bu da haber olunca insanlar tavuktan uzaklaşıyor”

Yalçındağ, tavuk döner satışlarının da ciddi şekilde düştüğünü belirterek, “Dönere takılan kilogram neredeyse yarı yarıya azaldı” ifadelerini kullandı.

“Eti enflasyon sepetinden çıkarın”

Fiyat artışları ve ihracat kısıtlamalarına ilişkin değerlendirmesinde, et ürünlerinin sürekli gündemde tutulmasının hem tüketimi hem fiyatları olumsuz etkilediğini savunan Yalçındağ, şöyle konuştu:

“Merkez Bankası’ndaki yetkililere de söyledim; şu eti, beyaz et olsun kırmızı et olsun, şu meşhur enflasyon sepetinizden çıkarın da siz de rahat edin biz de rahat edelim. Kişi başı yıllık kırmızı et tüketimi 10 kilo civarında. Günlük 30 gram ediyor. Bununla enflasyon hesaplamak yanlış.”

Yalçındağ, üretici ve perakendeci arasındaki fiyat makasına da dikkat çekerek, kasap esnafının haksız şekilde hedef gösterildiğini savundu.

“Devlet taraf olmamalı”

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın belirli zincir marketlere uygun fiyatlı et temin ettiğini ifade eden Yalçındağ, bu uygulamanın esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, “Esnafla marketi ayırıp bir tarafa taraf olup öbür tarafı karşınıza alırsanız bu iş yürümez. Eğer küçük perakendeciler ortadan kalkarsa büyük zincir mağazalar piyasayı tamamen ele geçirir” diye konuştu.

Yalçındağ, çözüm için üretici, perakendeci ve kamu temsilcilerinin bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.

“Ramazan’da geri çekilme bekliyoruz”

Ramazan ayında fiyat beklentilerine ilişkin ise Yalçındağ, “Geri çekilme bekliyoruz. Ama sanayiciler bilinçli olmalı” dedi.

Kasap esnafının sistem dışına itilmesi halinde ithalatın artabileceği uyarısında bulunan Yalçındağ, sektörün tüm paydaşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

TÜKONFED: “İhracat yasağı ilk değil son seçenek olmalı”

TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, Ramazan öncesi tavuk ve tavuk ürünlerine yapılan yüzde 15’lik artışın özellikle dar ve orta gelirli tüketicileri doğrudan etkilediğini söyledi.

Ramazan ayında tavuk tüketiminin belirgin şekilde arttığını hatırlatan Güllü, beyaz etin kırmızı ete göre daha uygun fiyatlı bir alternatif olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Temel yiyeceklerimiz arasında yer alan tavuk ve türevlerindeki artış dar ve orta gelirli tüketicilerimizi doğrudan etkileyecekti. Ramazan öncesi gördüğümüz bu fiyat artışları Ticaret Bakanlığı’nın da belirttiği gibi haksız fiyat artışı niteliğindedir.”

“İhracat yasağı pansuman etkisi yapar”

Ticaret Bakanlığı’nın ihracatı durdurma kararını değerlendiren Güllü, bu adımın kısa vadede fiyat artış hızını yavaşlatabileceğini ancak kalıcı çözüm olmayacağını ifade ederek “İhracatın yasaklanması, yurt dışına gönderilecek ürünlerin iç piyasaya sunulmasına neden olur. Bu da fiyatların ani şekilde düşmesinden ziyade artış hızının yavaşlaması veya mevcut seviyelerin korunması şeklinde etkisini gösterebilir” dedi.

Ancak ihracat yasağının ilk tercih olmaması gerektiğini vurgulayan Güllü, şu uyarıda bulundu:

“İhracatı yasaklamak ilk seçenek değil, mecbur kalındığında başvurulacak son tercih olmalıdır. Bu tür kararlar ihracat bağlantısı yapan firmalar açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Yurt dışındaki alıcılar zamanında gelmeyen ürün nedeniyle Türk üreticiye güven kaybı yaşayabilir. Bu da ülkenin ticari itibarını zedeleyebilir.”

“Kalıcı çözüm üretimi ve maliyetleri düşürmek”

Güllü’ye göre asıl çözüm, üretimi artırmak ve üretim maliyetlerini kalıcı biçimde düşürmekten geçiyor:

“Yem, enerji ve ithal girdilerde maliyetlerin düşürülmesi sağlanmadan fiyat istikrarı kalıcı olmaz. Yasak geçici bir müdahaledir, pansuman etkisi yaratır.”

Tavuk ihracatına ‘Ramazan’ müdahalesi: Karar piyasayı ikiye böldü-1

Brent petrol fiyatları geriledi: Hürmüz Boğazı ve ateşkes beklentileri piyasaları etkiledi
Brent petrol fiyatları geriledi: Hürmüz Boğazı ve ateşkes beklentileri piyasaları etkiledi
İçeriği Görüntüle

“Fahiş fiyat ve stokçuluğa ağır cezalar var”

Tüketicilerin haklarını bilmesi gerektiğini vurgulayan Güllü, mevzuatta fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı ciddi yaptırımlar bulunduğunu hatırlattı.

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a göre olağanüstü dönemlerde (Ramazan, afet, ekonomik dalgalanma gibi) haklı gerekçe olmaksızın fiyatların aşırı yükseltilmesi ve malın stoklanarak piyasadan çekilmesinin yasak olduğunu belirten Güllü, şu bilgileri paylaştı:

“Mevzuatımızda fahiş fiyat uygulamak ve stokçuluk yapmak yasaklanmıştır. 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a göre, olağanüstü dönemlerde (Ramazan, afet, ekonomik dalgalanma vb.) haklı gerekçe olmadan fiyatı aşırı yükseltmek veya malı stoklayıp piyasadan çekmek yasak.

Bunlara uyulmaması halinde ise ağır cezai müeyyideler var. Fahiş fiyat için her aykırılıkta 100 bin – 1 milyon TL, stokçulukta 1–12 milyon TL ve ayrıca tekrarında iş yeri kapatma (6 güne kadar) cezası uygulanabilmektedir.”

Tüketicilerin şikayetlerini Alo 175, e-Devlet ve CİMER üzerinden Ticaret Bakanlığı’na iletebileceğini belirten Güllü, “Tüketicinin en güçlü silahı hakkını bilmek ve resmi mercilere hızlıca bildirimde bulunmaktır” dedi.

Muhabir: Nur Yıldız