Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Merkezin Güncesi blogunda yayımladığı “Fon Tasfiyeleri ve Reel Sektör: Firma Verileri Ne Söylüyor?” başlıklı çalışmada, tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarının reel sektör üzerindeki olası sonuçlarını ele aldı.

Analizde, söz konusu fonlarda yatırımı bulunan şirketlerin ekonomi içindeki payları, bu firmalarla ticari ilişkisi olan işletmelerin durumu ve şirketlerin finansmana erişimi değerlendirildi.

4 aylık memur enflasyon farkı belli oldu! Ocak 2027 memur zammı ne kadar olacak?
4 aylık memur enflasyon farkı belli oldu! Ocak 2027 memur zammı ne kadar olacak?
İçeriği Görüntüle

Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiye sürecine alınan fonlarda, yaklaşık 3 bin reel sektör şirketinin toplam 116 milyar liralık yatırımı olduğu aktarıldı.

Fon yatırımlarının 57 milyar lirası para piyasası fonlarında

15 Eylül 2026 tarihli verilerin esas alındığı çalışmaya göre, şirketlerin tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırımlarının 57 milyar liralık kısmı para piyasası fonlarından oluştu. Geriye kalan tutarın ise hisse senedi fonları ve diğer fon türlerinde değerlendirildiği belirtildi. Yatırım yapan şirketlerin faaliyet alanlarına göre dağılımında belirli bir sektörde yoğunlaşma tespit edilmedi.

Analizde, bu firmaların reel sektörün toplam aktif büyüklüğü içindeki payının yüzde 1,2 olduğu kaydedildi. Şirketlerin istihdamdaki payı yüzde 0,6, toplam cirodaki payı yüzde 0,9, ihracattaki payı ise yüzde 1,1 olarak hesaplandı. Söz konusu firmaların toplam ticari kredi bakiyesi içerisindeki ağırlığı da yüzde 0,9 seviyesinde kaldı.

Şirketlerin fon yatırımlarının kısa vadeli varlıklarına oranı üzerinden yapılan değerlendirmede, yüksek maruziyet grubundaki firmaların ekonomi içindeki payının daha düşük olduğu görüldü. Bu gruptaki işletmelerin toplam istihdam ve cirodaki payı on binde 3 olarak belirlenirken ticari kredilerdeki oranları on binde 2 düzeyinde hesaplandı.

Tasfiye sürecinin tedarikçi firmalara etkisi incelendi

TCMB analizinde, yatırım fonlarının tasfiye edilmesinden kaynaklanabilecek etkilerin yalnızca doğrudan yatırım yapan şirketlerle sınırlı kalmayabileceği belirtildi. Firmalar arasındaki ticari bağlantılar nedeniyle sürecin tedarikçiler üzerinde de sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.

Veriler, toplam satışlarının yüzde 5'inden fazlasını ilgili fonlarda yatırımı bulunan şirketlere yapan tedarikçilerin, Türkiye genelindeki istihdamın yüzde 1,2'sini ve toplam cironun yüzde 1,5'ini temsil ettiğini ortaya koydu.

Bununla birlikte, fon yatırımı düşük düzeyde bulunan şirketlerin değerlendirme kapsamından çıkarılmasıyla tedarikçilere ilişkin oranlarda önemli düşüş yaşandığı bildirildi. Böylece tasfiye sürecinin ticari ilişkiler üzerinden oluşturabileceği etkinin, şirketlerin fonlardaki yatırım tutarlarına göre farklılaşabileceğine işaret edildi.

Şirketlerin kısa vadeli kredi kullanımı artış gösterdi

Çalışmada, fonların tasfiye edilmesinin firmaların kısa vadeli nakit gereksinimlerini artırabileceği değerlendirilirken kredi kullanımına ilişkin göstergelere de yer verildi.

Haftalık veriler üzerinden yapılan incelemede, ilgili fonlarda yatırımı bulunan şirketlerin kullandığı kısa vadeli Türk lirası kredilerin, toplam kısa vadeli kredi hacmi içindeki oranının yükseldiği görüldü. Analizde bu gelişme, söz konusu işletmelerin kredi kanallarına erişimini sürdürdüğüne ilişkin bir gösterge olarak değerlendirildi.

TCMB'nin 1 Ekim 2026 tarihinde bankaların likidite yönetimini ve makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği düzenlemelerin de kredi görünümünde etkili olduğu belirtildi.

Finansal piyasalardaki gelişmelerin etkilerine işaret edildi

Analizde, tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarında varlığı bulunan şirketlerin ekonomi içerisindeki payının düşük olmasının, bu işletmelerin yaşayabileceği nakit sıkışıklığının etkilerini ortadan kaldırmadığı vurgulandı.

Finansal varlıkların değer kaybetmesi, kredi ve diğer finansman koşullarının zorlaşması ya da piyasalarda güvenin azalması gibi gelişmelerin şirketlerin kararlarını etkileyebileceği kaydedildi. Bu koşulların tüketim, yatırım ve üretim faaliyetleri üzerinde de sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.

TCMB'nin bankaların likidite yönetimine yönelik uygulamalarının yanı sıra KOBİ'lerin ve özel sektör tahvili ihraç eden kuruluşların finansmana ulaşmasını kolaylaştıran düzenlemelerinin olası etkileri azaltabileceği belirtildi.

Çalışmada ayrıca, tasfiye işlemlerinde sağlanacak ilerlemenin reel sektörde oluşabilecek olumsuz yansımaların sınırlandırılmasına katkı sunabileceği değerlendirildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ