Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Topkapı Sarayı'nda, restorasyon çalışmaları ve yeni teşhir düzenlemesi tamamlanan tarihi Şerbethane bölümü yeniden kapılarını açtı. Sarayın ikinci avlusunda, Matbah-ı Amire (Saray Mutfakları) yapıları içinde yer alan mekan; yenilenen sergileme konseptiyle Osmanlı saray mutfağının şerbet, tatlı, macun, esans ve sunum kültürünü çok daha geniş bir koleksiyonla sinemaseverlerin ve tarih meraklılarının beğenisine sunuyor.

Eser sayısı 9 ayda üç katına çıktı
Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, Şerbethane'de yürütülen restorasyon ve küratoryal düzenlemeler hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Mekanın ilk olarak 2010 yılında ziyarete açıldığını ancak zamanla yıprandığını belirten Kocaman, yürütülen hummalı süreci şu sözlerle aktardı:
"Burada hem eserleri çoğaltmak, var olan eserleri yenilemek hem de mekanın restorasyonunu tamamlamak amacıyla yaklaşık 9 aylık çalışma yürüttük ve bugün itibariyle tamamladık. Daha önce 174 olan eser sayısını 452'ye çıkardık. Burada ziyaretçilerimiz daha önce görünmeyen birçok eseri görebilecekler."

Sarayın hem tatlı hem de şifa merkezi
Osmanlı saray hiyerarşisinde Helvahane’nin bir parçası olarak faaliyet gösteren Şerbethane, sadece ikram değil aynı zamanda sağlık ve koku kültürünün de üretildiği bir merkez olma özelliği taşıyor. Padişah başta olmak üzere tüm saray halkı ve görevlileri için baklava, helva, şerbet gibi tatlıların hazırlandığı mekanda, Muharrem aylarına özel aşureler de dev kazanlarda pişiriliyordu.
Şerbethane'nin üstlendiği çok yönlü misyonu anlatan Daire Başkanı İlhan Kocaman, şu ifadeleri kullandı:
"Hekimbaşı tarafından çeşitli macunlar ve benzeri ilaçlar da burada hazırlanıyordu. Burası sadece hünkara, padişaha değil aynı zamanda sarayda yaşayanlarına ve saraydaki diğer görevlilere de hizmet veriyordu. Tatlıların yanında içecekler veriliyordu. Yine muharrem ayında aşure, Osmanlı'da önemli bir yer tutar. O da burada hazırlanarak takdim ediliyordu."

Koleksiyonda hangi eserler var?
Müzecilik ihtiyaçları doğrultusunda geçen yıl yoğunlaşan ve 2026 yılı itibarıyla nihayete eren koleksiyon seçkisinde, Osmanlı ihtişamını yansıtan nadide parçalar yer alıyor. Yenilenen vitrinlerde gümüş, tombak ve porselen aşure testileri, porselen nevruziyelikler ve kapaklı tatlı hokkaları, Çin porseleni turşu küpleri ve büyük şerbet küpleri, zarif şerbet bardakları ve şerbet makramaları, sarayın koku kültürünü yansıtan buhurdanlar ve gülabdanlar bulunuyor.

Tarihi doku korundu, taşıyıcı sistem güçlendirildi
Yaklaşık 15 yıllık aralıksız kullanımın ardından Matbah-ı Amire yapıları içinde restorasyona alınan Şerbethane'de, tarihi kimliğe sadık kalındı. Yapılan mimari müdahaleler kapsamında binanın taşıyıcı sistemleri mukavemet kazandırılacak şekilde güçlendirildi, zamanla aşınan bazalt taş döşemeler aslına uygun olarak yenilendi. Eserlerin iklimlendirilmesi ve korunması için son teknoloji vitrin sistemleri kurulurken, bilgilendirme panoları da tarihi yapının estetiğini bozmayacak şekilde entegre edildi.
Yenilenen yüzü ve zenginleşen koleksiyonuyla tarih meraklılarını bekleyen Şerbethane, Topkapı Sarayı'nın genel ziyarete kapalı olduğu salı günleri hariç, haftanın her günü 09.00-17.30 saatleri arasında gezilebilecek.



