Trabzon Emek ve Demokrasi Güçleri ile Derelerin Kardeşliği Platformu öncülüğünde, kent genelinde yapılması planlanan maden arama, taş ocağı ve hidroelektrik santral (HES) projelerine karşı kitlesel bir basın açıklaması düzenlendi.

Atatürk Parkı'nda bir araya gelen protestocular; Karadere'den Uzungöl'e kadar uzanan süreçteki çevre projelerini ve şirketlerin faaliyetlerini protesto etti. Eyleme, görevlerinden uzaklaştırılan CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak ile eski CHP Trabzon İl Kadın Kolları Başkanı Zerrin Yavuz da katılarak destek verdi.

"Biz bu haklı davamızdan vazgeçmedik"

Protestocular adına açıklamayı okuyan İbrahim İkinci, çeyrek asrı aşkın bir süredir Karadeniz’in yaşam alanlarına, dağlarına ve sularına müdahale edildiğini savunarak şunları söyledi:

"Öyle bir saldırı ki sadece ağaçları, kuşları, börtü böceği değil, insanlarımızı da toprağa verdiğimiz bir süreci yaşadık. An geldi bize 'eşkıya' dediler, an geldi bize 'çapulcu' dediler ama biz bu haklı davamızdan, toprağımızdan, dağlarımızdan vazgeçmedik. Bu meydanlarda 'dağlarımıza, yaşam alanlarımıza el uzatmayın' dedik, 'buradayız' dedik, 'çakır halk' dedik. 'Bu davanın sahibi şirketler değil, kömürcüler değil; bu topraklarda yaşayan halktır' dedik. Ama sermayenin kolluğu gibi görev yaptırılmak istenen polis zoruyla, kolluk zoruyla dağlarımıza, yaşam alanlarımıza bir kez daha çökmek istiyorlar. Hiçbir hukuk tanımadan bunu yapmak istiyorlar. O nedenle biz yine, yine bir uyarıyı yapmak, bir hukuksuzluğu açığa çıkarmak ve her şeye rağmen bu ülkede katledilen hukuku da kazanmak üzere ve bütün haykırışımıza rağmen bu ülkenin gerçek sahibinin kim olduğunu bir kez daha ifade etmek üzere bir aradayız."

Depozito iade sistemi ile 10 günde 18 milyondan fazla ambalaj toplandı
Depozito iade sistemi ile 10 günde 18 milyondan fazla ambalaj toplandı
İçeriği Görüntüle

"ÇED süreci tamamlanmadan sondaj çalışmaları başlatıldı"

Derelerin Kardeşliği adına söz alan Şener Ergün ise maden arama çalışmalarının usulsüz yürütüldüğünü iddia etti. Özellikle Araklı Karadere Vadisi'ni etkileyecek çalışmalara değinen Ergün, şu ifadeleri kullandı:

"Gümüşhane sınırları içerisinde bulunan ancak etkileri doğrudan Araklı Karadere Vadisi’ni, Örenler, Gezge ve Salmankaş başta olmak üzere bütün vadiyi etkileyecek maden sahasında, Limak Holding bünyesindeki Altınordu Maden firması tarafından hukuka aykırı biçimde sondaj çalışmaları başlatılmıştır. Kamu kurumlarının gerekli izinleri olmadan, yalnızca valiliğe verilen bir dilekçeye dayanılarak yollar açılmakta, derin sondajlar yapılmaktadır. ÇED süreci tamamlanmadan yürütülen bu faaliyetler açıkça hukuka aykırıdır."

"Yeni maden ruhsatları, HES'ler ve taş ocakları gündemde"

Trabzon genelinde çevre üzerindeki baskının arttığını savunan Şengün; Hayrat, Sürmene, Maçka ve Çaykara'da benzer süreçlerin işletildiğini öne sürerek şöyle konuştu:

"Üstelik Karadere Vadisi boyunca yeni maden ruhsatları verilmiş, yeni sondaj ve işletme sahaları planlanmıştır. Bölgede hâlihazırda faaliyet gösteren taş ocaklarına ilave olarak yeni taş ocağı ve maden projeleri de gündemdedir. Yetmiyor… Hayrat ilçesi Ancumah Vadisi’nde iptal edildiği söylenen HES projesi, bu kez ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının arkasına saklanılarak yeniden hayata geçirilmek istenmektedir. Sürmene’de, Maçka’da, Çaykara Uzungöl’de, Karaçam yaylalarında yeni maden ve enerji projeleri için sondaj başvuruları yapılmakta; birçok bölgede gerekli izin süreçleri tamamlanmadan şirketler fiili durum yaratmaktadır."

"Münferit bir olay değil, örgütlü bir doğa talanı"

Taş ocaklarının kentin su kaynaklarına zarar verdiğini dile getiren Şengün, "Maçka başta olmak üzere Trabzon’un birçok ilçesinde yıllardır faaliyet gösteren taş ocakları da doğayı, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Yeni taş ocağı ruhsatlarıyla bu yıkımın bütün Trabzon’a yayılmak istenmesi kabul edilemez. Taş ocakları yalnızca bulundukları ilçelerin değil, tüm Trabzon’un ortak sorunudur. Bu artık münferit bir olay değildir. Bu, Trabzon’un tamamına yönelmiş örgütlü bir doğa talanıdır" şeklinde konuştu.

Trabzon halkına ortak mücadele çağrısı

Kentin tüm ilçelerinde yaşanan sorunların ortak olduğunu belirten Şengün, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Buradan tüm Trabzon’a çağrıda bulunuyoruz. Araklı’nın sorunu yalnızca Araklı’nın değildir. Hayrat’ın sorunu yalnızca Hayrat’ın değildir. Sürmene’nin, Maçka’nın, Çaykara’nın, Dernekpazarı’nın, Of’un, Köprübaşı’nın, Tonya’nın, Düzköy’ün, Vakfıkebir’in, Akçaabat’ın, Beşikdüzü’nün, Şalpazarı’nın sorunu birbirinden ayrı değildir. Bir vadinin kaybetmesi, bütün Trabzon’un kaybetmesidir. Hiçbir şirket, hiçbir holding, hiçbir siyasi güç halkın yaşam hakkından daha büyük değildir. Bizler doğayı sermayenin kâr alanı olarak gören anlayışa teslim olmayacağız. Suyumuzu da toprağımızı da ormanlarımızı da yaylalarımızı da sonuna kadar savunacağız. Çünkü biliyoruz; Su yaşamdır, toprak yaşamdır, orman yaşamdır; yaşam satılık değildir. Maden şirketlerine, HES şirketlerine ve doğayı sermayeye teslim eden politikalara karşı hukukun, bilimin ve halkın yanında durmaya devam edeceğiz. Trabzon susmayacak. Vadiler teslim olmayacak. Yaşam kazanacak."

Kaynak: Anka Haber Ajansı