Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde saniyeler içerisinde yıkılarak 30 kişiye mezar olan Trend Garden Rezidans'a ilişkin adli süreç devam ediyor. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mayıs 2025'teki karar duruşmasında müteahhit Bahattin Doğan ve statik proje müellifi Bülent Yeroğlu'na 12 yıl 6 ay, rezidans sahipleri Engin Aslan ve Sefa Gülfırat'a ise 17 yıl 6 ay hapis cezası vermiş, o tarihte yurt dışında olan diğer rezidans sahibi sanık Özkan Gülfırat'ın dosyasını ise ayırmıştı.

Süreci devam eden ayrılan dosya kapsamında iddia makamı, sanık Özkan Gülfırat hakkındaki esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.

2F23B493 2A32 4361 B596 5F6F8Ed0A79B

Mütalaada "imar barışı" ve "asli kusur" vurgusu

Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan mütalaada, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin raporuna atıfta bulunuldu. Binanın yıkılmasındaki yapısal kusurlara ve sanığın sorumluluğuna değinilen mütalaada şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu binanın 'imar barışı' nedeniyle deprem yönetmeliğine aykırı bir şekilde kapsamlı tadilat yapılması, uygulamaya ve denetime dair eksiklikler nedeniyle yıkıldığının; bu kapsamda rezidansa dönüşüm sırasında gerekli teknik incelemenin yaptırılmamış olması nedeniyle Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'a aykırı işler yapan binanın yeni sahiplerinden sanık Özkan Gülfırat'ın da 'asli sorumlu' olduğunun tespit edildiği, bu haliyle belirtilen hususlar birlikte nazara alındığında sanığın eyleminin TCK'nın 85/2. maddesi gereğince 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olma' suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır."

"Bölgenin depremselliği nedeniyle kusuru bilinçli taksirdir"

İddia makamı, Malatya'nın coğrafi konumu ve fay hatlarına yakınlığı sebebiyle sanığın ortaya çıkabilecek neticeleri öngörebilecek durumda olduğunu vurgulayarak mütalaasını şu gerekçeyle tamamladı:

"Ülkemizin aktif deprem kuşağında yer alması, bunun sonucu olarak kısa aralıklarla ölümlere sebebiyet veren yıkıcı ve büyük depremlerin yaşanması, Malatya ilinin Doğu Anadolu Fay Zonu ve Malatya Fayı'na yakın konumda bulunan, depremselliği yüksek bir bölge olması, ilin büyük bir kısmının birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde yer alması hususları göz önüne alındığında, sanığın eyleminin sonuçlarını öngörebilecek durumda olmasına rağmen gereken özen ve tedbiri almaması nedeniyle kusurunun 'bilinçli taksir' seviyesinde olduğunun kabulü ile eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur."

Vapurdaki NATO protestosunda gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakıldı
Vapurdaki NATO protestosunda gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakıldı
İçeriği Görüntüle

"Eksik adalet de adalet değildir"

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 9 Temmuz'da görülecek duruşmada kararın açıklanması beklenirken, depremde kardeşini kaybeden Hatice Açıkalın adliye önünde sürece tepki gösterdi. Davanın "olası kast" unsurları taşıdığını savunan Açıkalın, mütalaaya ve kamu görevlilerinin yargılanma sürecine ilişkin şu eleştirilerde bulundu:

"Yıllarıdır duruşmalara katılmadığı için karar duruşmasında dosyası ayrılan sanık hakkında, bizler 'olası kastla' yargılama yapılması gerektiğini ortaya koyan tüm gerçekleri sunmamıza rağmen 'bilinçli taksir' üzerinden mütalaa verilmiştir. Umarım verilecek karar en üst hadden, indirimsiz olur ve tutuklama gerçekleşir. Çünkü diğer sanıklar hakkında 9 Mayıs 2025'te verilen kararla tutuklama yapılmamıştı. Sanıklara verilen 'ödül gibi cezalar', kabul edebileceğimiz şeyler değil. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Diğer sanıklar için istinaf kararını bekliyoruz. Kamu görevlileri için hala izin çıkmadı. Ne beklendiğini anlamak mümkün değil. Amaç davayı zamanaşımına uğratmaksa buna izin vermeyeceğiz. Geç gelen adalet adalet olmadığı gibi, eksik adalet de adalet değildir."

Kaynak: Anka Haber Ajansı