Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri, Ankara’da gerçekleştirdikleri eylemle 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nu protesto etti. Sendika üyeleri, bütçenin emeklileri, emekçileri ve halkı yok saydığını belirterek, kaynakların sermaye, patron ve “beşli çete”lere aktarıldığını öne sürdü.

Sendika Başkanı İğdeler: “Tüm yükü bizlerin sırtına yıkan bütçeyi kabul etmiyoruz”

Ankara Keçiören Şube Başkanı Zerrin İğdeler, bütçenin yükünü emeklilerin sırtına yıkan bir tasarruf olduğunu vurguladı.

S&P Global'den Merkez Bankası faiz kararı tahmini: Politika faizinde "bekle-gör" dönemi
S&P Global'den Merkez Bankası faiz kararı tahmini: Politika faizinde "bekle-gör" dönemi
İçeriği Görüntüle

“Yoksulluk, açlık ve sefalet ekonomik olmanın ötesinde siyasal bir kontrol aracına dönüştürülmüştür. Kamu emekçileri, işçiler ve emekliler bu bütçede yok sayılmıştır” diye konuşan İğdeler, şunları kaydetti:

"Yoksulluk, açlık, sefalet ve güvencesizlik adım adım sadece ekonomik değil, siyasal bir kontrol aracına dönüştürülmüştür. Emeğin, yurttaşların en temel haklarını hedef alan tüm saldırılar demokrasinin, hukukun tamamen rafa kaldırılmak istendiği, halk iradesinin yok sayıldığı otoriter rejim ile tahkim edilmiştir. Sonuç itibarıyla geldiğimiz yer, ana gövdesini emeğiyle geçinenlerin oluşturduğu ülkenin ezici çoğunluğunun üzerine düşürülen karanlığın gittikçe koyulaştığı bir yerdir.

Tüm bunlara rağmen iktidar sözcüleri adeta bozuk bir plak gibi aynı hamaset nutuklarını atmaya devam ediyor. 'İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi hiçbir zaman enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz' diyorlar. Oysa bir iktidarın gerçekten kimden yana olduğunu anlamanın en kısa yolu yaptığı bütçeye bakmaktır. Çünkü bütçeler, bir iktidarın ülkenin kaynaklarını nerelere harcayacağını gösteren, dolayısıyla tercihini kimlerden yana kullandığını tüm açıklığıyla ortaya koyan bir turnusol kâğıdı işlevi gören belgelerdir. Bu bütçede kamu emekçileri yok. İşçiler, emekliler, asgari ücretliler, kadınlar, gençler, öğrenciler yok. Engelliler, çiftçiler, küçük üreticiler, köylüler yok. Bu bütçede istihdama, kamu hizmetlerine kaynak yok. Ürettiğimiz kaynakları, ödediğimiz vergileri sermayeye, patronlara, beşli çetelere, saraylara aktarmayı hedefleyen, tüm yükü bizlerin sırtına yıkan bu bütçeyi kabul etmiyoruz."

Ekran Resmi 2025 12 24 16.57.54

"İnsanca bir yaşam, güvenceli bir iş, güvenli bir gelecek, demokratik bir ülke istiyoruz"

İğdeler, geceleri aç yatılmayan bir ülke istediklerini söyleyerek, "Çocuklarımızın, öğrencilerimizin hayatlarının MESEM cehennemiyle karartılmadığı bir ülke istiyoruz. İnsanca bir yaşam, güvenceli bir iş, güvenli bir gelecek, demokratik bir ülke istiyoruz. Halktan, emekten, eşitlikten, adaletten yana bir bütçe istiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek ücret, vergide ve gelirde adalet istiyoruz. Vergilerimizin eğitime, sağlığa, adalete, barışa ve demokrasiye harcandığı bir ülke istiyoruz" diye konuştu.

"Tam anlamıyla sefalete sürüklendik"

Eylemden sonra emekli vatandaşlar ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Asgari ücret ve emekli aylıklarının açlık sınırının oldukça altında kaldığına işaret eden yurttaş, şu şekilde konuştu:

"Bu maaşlarla geçinmek mümkün değil. Şu tezgahlara gidin bakın; balık alıp yiyemiyoruz çünkü aldığımız maaşla ancak evimizin kirasını, elektriğimizi, doğal gazımızı zar zor ödüyoruz. Bir de zorunlu olarak karnımızı doyurmak için temel gıda maddelerini alabiliyoruz. Bunun dışında herhangi bir şey almamız mümkün değil. Emeklilerin tamamının durumu böyle. Yakın zamanda Ulus’ta gördüğünüz gibi emekliler 200 liraya odalarda kalır duruma gelmiştir. Tam anlamıyla sefalete sürüklendik. Belki de Ulus’taki oteller tipi yerlerde kalmak zorunda kalan emeklilerin sayısı artacaktır."

Kaynak: Haber merkezi