Tunç Soyer'in açıklaması, sosyal medya hesabından paylaşıldı.
Soyer, siyasi parti değiştirmenin hukuken mümkün olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Fakat belediye başkanlığı için bir siyasi parti çatısı altında alınan yüz binlerce oyun yarışılan rakip partiye taşınması kişisel bir hak olarak kabul edilemez. Çünkü seçimle oturtulan makamın asıl sahibi seçmendir. Başkan sadece temsil yetkisini devralmıştır. Vekalet hak sahibi gibi tasarruf etme imkânı vermez. Partinizden ayrılıyorsanız, partinizle aldığınız oylarla oturduğunuz makamdan da ayrılırsınız, emanete ihanet etmemiş olursunuz. Aksi hak ihlali değilse, en hafif tabiriyle seçmenin iradesine sadakatsizliktir. Cemil Tugay aslında bu sadakatsizliğin arkasındaki niyeti de açıkça itiraf etmiş, 'Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor' demiş. 24 yıllık İzmir hikayesini hiç anlamadığını, 'muhalif' olmanın ne demek olduğunu bilmediğini göstermiş. Ancak bir yandan da geçtiği partinin kendi kusurlarını kapatacağı umuduna kapılmış. Rakamlar ise bunun hiç de kolay olmadığını söylüyor. Bayetav’ın 2026 Yaz Barometresi, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmayanların oranının yüzde 59’a yükseldiğini, Cemil Tugay’a güvenenlerin oranının ise yüzde 16,3’e düştüğünü gösteriyor. Yani İzmirli bu transferden önce, onun İzmir ruhunu taşımadığını görmüş."
"HER ŞEY BU KADAR GÜLLÜK GÜLİSTANLIK İSE AKP'YE GEÇMEYE NE GEREK VARDI?"
Cemil Tugay'ın bir gazeteye verdiği röportajda kendi belediye başkanlığı dönemine yönelik eleştirilerde bulunduğunu belirten Soyer, Tugay'ın belediyeyi plansız, programsız ve sorunların biriktiği bir durumda devraldığı yönündeki iddialarına tepki gösterdi.
Soyer, açıklamasına şu ifadeleri kullandı:
"Cemil Tugay, 15 aydır bize çektirdikleri, İzmirlilere yaşattıkları yetmezmiş gibi bir gazeteye konuşmuş, benim dönemimle ilgili yine yalan yanlış ifadeler kullanmış. Röportajda diyor ki, 'Maddi sıkıntıları bir tarafa gerçekten plansız, programsız, adeta kadrosuz, sorunların biriktiği bir şehir ve belediye teslim aldım. Herkes belediye hizmetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiriyor. En basitinden yol meselesi var mesela. Ancak geçen 2 buçuk yıl içerisinde bütçeyi denkleştirdim, kadroyu toparladım ve belediyeyi gerçekten iyi bir hale getirdim.' Madem öyle soruyorum, her şey bu kadar güllük gülistanlık ise AKP’ye geçmeye ne gerek vardı? Bu sorunun cevabını veremeyeceğini biliyorum. Ama itham ve iddialarıyla ilgili bazı cevapları İzmirlilere, çalışma arkadaşlarıma borç biliyorum."
"BELEDİYENİN BORCU 1 MİLYAR 200 MİLYON DOLAR OLMUŞ"
Bütçe meselesi ile başlayalım. Mayıs 2026 meclis konuşmasında AKP Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’ın açıkladığı üzere vergi ve SGK borçları dahil Mart 2019’da belediyeyi 590 milyon dolar borçla teslim almıştım. Tüm krizlere, depreme, pandemiye rağmen yaptığımız onlarca yatırımla 640 milyon dolar borçla Nisan 2024’te devrettim. Cemil Tugay yönetimindeki 2 yıl sonunda ise belediyenin borcu şimdiden 1 milyar 200 milyon dolar olmuş. Yeri gelmişken, personel giderleri ve personel hizmet alımlarının toplam bütçeye oranı 2024 başında yüzde 26,18 iken, bu oran 2025 yılında yüzde 25,57 olmuş. Tüm bu işten çıkarmaların, İzmirliyle belediye emekçilerinin karşı karşıya gelmesinin sonucu işte yüzde 0,6’lık fark içinmiş.
144 projeyle vaatlerimin yüzde 87’sini gerçekleştirmiş, üzerine 15 proje eklemiş olarak 5 yılı tamamladım. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 yılı bütçesi yüzde 116 gelir ve yüzde 98 gider gerçekleşmesine ulaşırken, 2025 yılında bu oranların sırasıyla yüzde 87 ve yüzde 85’e gerilemesi, önceki döneme kıyasla mevcut yönetimin bütçe öngörüleri ile harcama planlarını gerçekleştirmekte sapmalar yaşadığını rakamlarla ortaya koymaktadır. Dolayısıyla plansız programsız olan varsa bu benim dönemim değildir."
"DENEYİMLİ KİŞİLERİN İŞTEN ÇIKARILMASI SORUNLARI YARATTI"
Soyer, göreve geldiğihde kamu hafızasını korumak adına büyük kadro değişikliklerine gitmediğini, ''Kamuda devamlılık esastır'' ilkesini her anlamda korududuğunu belirterek, "Tugay tarafından, bitmeyen kadro değişiklikleri ile deneyimli, belediye hafızasını taşıyan kişilerin işten çıkarılmasının bugün İzmirliler tarafından da bilinen sorunları yarattığını" ifade etti.
Soyer, 5 yıllık görevi süresinin "İzmir tarihinin rekor asfaltlama yılları olduğunu", her yıl ortalama yaklaşık 1 milyon ton sıcak asfalt döküldüğünü bildirerek, "2025’te dökülen asfalt ne kadardı biliyor musunuz? 387 bin ton. Yani bizim yıllık ortalamamızın 3’te 1’i asfalt dökülmüş" ifadesini kullandı.
"İZMİR ÇARESİZLİĞE VE YANLIŞA MAHKUM DEĞİLDİR"
Tunç Soyer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Yaptığımız onlarca icraatı, devrim niteliğinde projeyi bu yazıda anlatacak değilim. Maksimum çalışma potansiyelimi kullandım, kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak çalıştım, dolayısıyla vicdanım rahat. Sürekli benim dönemimi kötülemenin, hala nedenini anlayamasam da onun bitmek bilmez düşmanlığından kaynaklandığını biliyorum. Peki son 2,5 yılda İzmir’de ne yapıldı? Kordon'a duvar, alıp kullanmadığınız deniz taksiler ve tuktuk’lar dışında 2,5 yıl İzmir için ne yaptınız? Tabii ismini değiştirerek mevcuttakileri devam ettirdiğiniz, kapattığınız, durdurduğunuz, eksik evraklarla şikâyet ettiğiniz işler dışında. Yanlış hayat doğru yaşanmıyor. Fakat İzmir çaresizliğe ve yanlışa mahkum değildir. İzmir Büyükşehir Meclisi’nin sorumluluğu bir kat daha artmıştır. Bu makus talihi değiştirmek artık yine İzmir’in oylarıyla seçilen haysiyetli meclis üyelerinin omuzlarındadır. İzmir, umutla her birinin 'İzmir duruşu'na göstereceği saygıyı ve şehirlerine duydukları sorumluluğu görmeyi bekleyecektir."




