Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fırat Purtaş'ın yönettiği toplantı, Ankara'daki bir otelde gerçekleştirildi. Yuvarlak masa buluşmasında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kamalbek Karymshakov, L.N. Gumilyov Avrasya Milli Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Zhazira Saiyn, Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Ekonomi, Finans ve Muhasebe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Lesbek Taizhanov ve Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü yer aldı.
Toplantıya ayrıca Aliya İzzetbegoviç Vakfı Kurucu Heyeti ve Yönetim Kurulu Üyesi, eski Bosna Hersek Ankara Büyükelçisi Adis Alagic ile Caspian Circle Kurucusu ve Üst Düzey Yöneticisi (CEO) ve Birleşik Krallık Kraliyet Asya İşleri Derneği Üyesi Fuad Alakbarov katıldı.
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kamalbek Karymshakov, büyük stratejinin oluşturulmasında öncelikle kalıcı üretkenliği destekleyecek uzun vadeli bir hedef belirlenmesi gerektiğini söyledi. Böyle bir yaklaşımın entegrasyon sürecine dahil olan bütün tarafların yararına olacağını ifade etti.
Kültürel yakınlık, ortak dil ve tarihsel kökenin işbirliği açısından önemli bir başlangıç oluşturduğunu belirten Karymshakov, stratejinin bu unsurlarla sınırlı kalmaması gerektiğini kaydetti. Ülkelerin gelecekte rekabet gücünü koruyabilmesi için nitelikli insan kaynağının geliştirilmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.
"Ortak üretim ve ekonomik değer zincirleri oluşturulmalı"
Yüksek vasıflı çalışanlara yönelik ihtiyacın giderek arttığına dikkati çeken Karymshakov, ekonomik rekabetin uzun vadede yenilikçilik kapasitesi ve yükseköğretimin niteliğiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Bu kapsamda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerdeki üniversiteler ile sanayi kuruluşları arasında güçlü işbirliği ağlarının kurulması gerektiğini söyledi.
Öğrenci değişim programlarının ülkeler arasındaki akademik ilişkileri geliştirmek için önemli bir adım olduğunu ifade eden Karymshakov, yenilikçi araştırmaların desteklenmesi amacıyla daha fazla finansman sağlanmasının da önem taşıdığını vurguladı. Ekonomi alanındaki bilgi birikiminin geliştirilmesini ise büyük stratejinin ikinci temel unsuru olarak değerlendirdi.
Ülkeler arasındaki ticaret hacminin büyümesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirten Karymshakov, işbirliğinin yalnızca ticaretin artırılmasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini kaydetti. Ortak üretim modelleri ve ekonomik işbirliği bölgeleri gibi daha kapsamlı değer zincirlerinin oluşturulmasının önemine işaret etti.
Karymshakov, Türk dünyasındaki ülkelerin bu süreçte yalnızca mevcut ticari ilişkileri geliştirmekle yetinmemesi, ekonomik faaliyetlerin farklı aşamalarında da aktif rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye ile Kazakistan arasındaki tarihsel bağlara dikkat çekildi
L.N. Gumilyov Avrasya Milli Üniversitesi Türkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Zhazira Saiyn, Türkiye ile Kazakistan'ın tarihsel geçmiş ve ortak köken bakımından yakın ilişkilere sahip olduğunu belirtti. Türkiye'nin 1991 yılında Kazakistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlattı.
Bu kararın yalnızca diplomatik bir adım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Saiyn, söz konusu gelişmenin iki ülke arasındaki tarihsel dayanışma ve kardeşlik bağlarını da ortaya koyduğunu söyledi. Kazakistan ve bölgedeki diğer ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmasının ardından Türkiye'nin güçlü ilişkiler geliştirmeye hazır olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Saiyn, iki ülke arasındaki işbirliğinin ilk önemli alanlarından birinin eğitim olduğunu belirterek, bu alanda atılan adımlara dikkati çekti.
Eğitim iş birliği ülkeler arasında köprü oluşturdu
Türkiye'nin 1992-1993 döneminde Orta Asya ülkelerinden gençlere yönelik kapsamlı bir burs programı başlattığını anımsatan Saiyn, kendisinin de 1993 yılında bu programdan yararlanarak bir yıl boyunca Türkiye'de eğitim gördüğünü aktardı.
Söz konusu programla Türkiye'de eğitim alan gençlerin ülkeler, toplumlar ve kültürler arasında bağlantı kurulmasına katkı sağladığını ifade eden Saiyn, Türkiye'nin bu öğrenciler açısından özel bir yere sahip olduğunu belirtti.





