Türkiye, artan kuraklık riski ve su stresi nedeniyle 2026 yılından itibaren su yönetiminde kapsamlı bir dönüşümgerçekleştirmeye hazırlanıyor. Yeni mevzuatlar ve dijital altyapı sistemleriyle su kayıplarının azaltılması, tarım ve sanayi başta olmak üzere tüm alanlarda su verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Ülkenin hedefi, 2030’a kadar yıllık 12,4 milyar metreküp su tasarrufu sağlayarak “suda sıfır kayıp” hedefine yaklaşmak.
İki yeni kanun yolda: Su kanunu ve taşkın kanunu
Milliyet’ten Meltem Güneş’in haberine göre Tarım ve Orman Bakanlığı, su kaynaklarının etkin yönetimi için Su Kanunu ve Taşkın Kanunu Taslağı'nı tamamladı.
Bu kanunlarla birlikte suyun verimli kullanımı zorunlu hale getirilecek. Belediyeler, şebeke kayıplarını düşürmek için ölçüm ve izleme sistemlerini dijitalleştirecek. Tarımsal üretimde basınçlı sulama sistemleri mecburi olacak; sanayide atık su geri kazanımı teşvik edilecek.
Ayrıca yeni binalarda gri su ve yağmur suyu kullanımı zorunluluğu getirilecek.
Şebeke su kaybı hedefi: Yüzde 31,6’dan yüzde 10’a
Türkiye’de ortalama yüzde 31,6 olan şehir şebekesi su kaybının önce yüzde 25’e, ardından kademeli olarak yüzde 10 seviyesine düşürülmesi planlanıyor.
Bu kapsamda: havza yönetim planları, kuraklık riski taşıyan göller için eylem planları, su kullanımının kayıt altına alınacağı Su Verimliliği Bilgi Sistem 2026 sonrası dönemin temel altyapı unsurlarını oluşturacak.
Bu çalışmalarla 2030 yılında 12,4 milyar metreküp su tasarrufu sağlanması öngörülüyor.
Dünyada su krizi: Ülkeler farklı yöntemlere başvuruyor
Dünya genelinde artan kuraklık, ülkeleri farklı çözüm yöntemlerine yönlendiriyor. Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Bahreyn deniz suyunu arıtarak tatlı suya dönüştüren desalinasyon yatırımlarını artırırken; İran bulut tohumlama için insansız hava aracı geliştiriyor. ABD, Fransa ve İspanya’da bahçe sulamadan havuz doldurmaya kadar birçok alanda kısıtlamalar uygulanıyor.
Türkiye’nin hedefi: “Suda sıfır kayıp”
Türkiye, 2026’da yürürlüğe girecek yeni mevzuat ve altyapı reformlarıyla suyun etkin yönetimi, kayıp-kaçakların minimizasyonu ve verimlilik odaklı kullanım stratejisini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu adımlar, ülkeyi su stresi yaşayan ülkeler arasında “su fakiri” seviyesine düşmekten korumayı amaçlıyor.





