Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliğinden (TÜREB) yapılan açıklamaya göre, rüzgar enerjisi sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan TÜREK 2026, 12-13 Mayıs tarihlerinde Ankara'da kapılarını açacak. Bu yıl 15'inci kez düzenlenen kongre, "Yarının Güvencesi Rüzgarın Enerjisi" mottosuyla rüzgarın bugünü ve yarınına ışık tutacak.
![]()
Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK 2026) kapsamında gerçekleştirilecek olan "Büyükelçiler Oturumu", rüzgar enerjisinin küresel diplomasi, enerji arz güvenliği ve bölgesel iş birlikleri üzerindeki stratejik rolünü çok boyutlu bir şekilde tartışmaya açacak. Büyük bir ilgiyle beklenen bu oturuma; Almanya Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, Azerbaycan Büyükelçisi Dr. Rashad Mammadov, Birleşik Krallık Büyükelçisi Jill Morris, Danimarka Büyükelçisi Ole Toft, Hollanda Büyükelçisi Joseph Camille Stephan Wijnands ve Ukrayna Büyükelçisi Naryman Dzhelialov katılarak rüzgar enerjisinin geleceğini ele alacaklar.
TÜREK 2026: Yeni teknolojiler ele alınacak
Yatırımcılar oturumunda, Türkiye'nin rüzgar enerjisinde büyüme hedefleri ve 2035 perspektifi detaylandırılacak. Sektörün kritik gündem başlıkları arasında yeni türbin teknolojileri, tedarik zinciri dönüşümü ve yerli üretimin rüzgar enerjisindeki rolü, izin süreçleri, finansman modelleri, şebeke altyapısı ve repowering (yeniden güçlendirme) yatırımları, yapay zeka, veri yönetimi, siber güvenlik ve sektördeki dijitalleşme süreçleri ele alınacak.
TÜREK 2026, yerel hedeflerin yanı sıra COP31 süreci, uluslararası ortaklıklar ve kapsayıcı enerji dönüşümü gibi küresel meseleleri de ajandasına taşıyacak. Kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve finans dünyasını bir araya getiren platform, Türkiye'nin rüzgar enerjisinde bölgesel bir merkez olma hedefine katkı sunacak.
TÜREK 2026'da açılışı Bakan Bayraktar yapacak
Enerji ve sanayinin kesişim noktasında konumlanan kongrenin açılışının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanıyor. İki gün sürecek etkinlik boyunca rüzgar enerjisinin dış politika ve ekonomik dayanıklılık üzerindeki stratejik etkisi tüm boyutlarıyla değerlendirilecek.





