Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, Türkiye'nin enerjiyi güvenli ve verimli biçimde taşımasını sağlayacak iletim ve dağıtım altyapısı için 2035'e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım öngördüklerini açıkladı. Şatıroğlu, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasının yanı sıra enerji depolama, dijitalleşme ve şebeke güvenliğinin de öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti.
Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB) tarafından düzenlenen 2. Enerji Stratejileri Konferansı'nda konuşan Şatıroğlu, 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Türkiye'nin gelecek yıllardaki enerji yapısına yön verecek uzun vadeli bir yol haritası oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
Elektrik kurulu gücü 127 gigavata ulaştı
Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün ağustos ayı itibarıyla 127 gigavata, yenilenebilir enerji kurulu gücünün ise 80 bin megavata çıktığını belirten Şatıroğlu, denizüstü rüzgar enerjisi yatırımlarına da işaret etti.
Şatıroğlu, "Yenilenebilir enerji potansiyelimizi yalnızca karasal alanlarla sınırlı görmüyoruz, Denizüstü Rüzgar Projesi'nde de 2035'e kadar 5 gigavatlık yatırım yapılmasını öngörüyoruz" ifadesini kullandı.
İletim ve dağıtım altyapısına 80 milyar dolarlık yatırım
Enerjinin güvenli ve verimli şekilde taşınabilmesi için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesinin önemine değinen Şatıroğlu, 2035'e kadar bu alana yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım yapılmasının planlandığını vurguladı.
Şatıroğlu, yatırımlar kapsamında yüksek gerilim doğru akım iletim hatlarının da bulunduğunu belirterek, "Bu yatırımlar kapsamında ülkemize ilk kez hayata geçirmeyi hedefleyeceğimiz yüksek gerilim doğru akım iletim hatları da bulunmaktadır. Yenilenebilir kaynaklarla üretilen elektriğin sisteme entegrasyonunu kolaylaştırmayı, şebeke esnekliğimizi ve arz güvenliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.
Enerji depolama kapasitesinin artırılması hedefleniyor
Süper İzin Kanunu'yla enerji depolama yatırımlarının artmasını beklediklerini dile getiren Şatıroğlu, mevcut kapasitenin 495 megavata ulaştığını bildirdi. Devam eden projelerin tamamlanmasıyla bu kapasitenin gelecek yıllarda birkaç bin megavata çıkmasının öngörüldüğünü belirten Şatıroğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Mevcut enerji depolama kapasitemiz 495 megavata ulaşmış. Süreci devam eden projeler de tamamlandıktan sonra gelecek yıllarda bu kapasitenin birkaç bin megavata çıkmasını bekliyoruz."
Enerji sistemlerinde dijital güvenlik öne çıkıyor
Enerji dönüşümünün önemli unsurlarından birinin de dijitalleşme olduğunu ifade eden Şatıroğlu, elektrik şebekeleri ve doğal gaz altyapıları gibi kritik sistemlerin güvenliğinin yalnızca fiziksel önlemlerle sağlanamayacağına dikkati çekti.
Dijital altyapıların korunması, veri güvenliği, sistemler arası koordinasyon ve kriz anlarında kesintisiz işleyişin sürdürülmesinin önemini vurgulayan Şatıroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Elektrik şebekelerinden doğal gaz altyapılarına kadar kritik sistemlerimizin güvenliği yalnızca fiziksel korumayla sağlanamaz. Dijital altyapıların korunması, veri güvenliği, sistemler arası koordinasyon ve kriz anlarında kesintisiz işleyişin sürdürülmesi de oldukça önemlidir. Bu nedenle dijital dönüşümü verimlilik ve yenilik kadar güvenlik ve dayanıklılık açısından değerlendiriyoruz. Bizlerin de üretimden tüketim noktasına kadarki bütün unsurlarımızı bilhassa siber saldırıya karşı çok dikkatli korumak zorunda olduğumuzu ifade etmek isterim."
TESAB'dan 2040 enerji planına katkı vurgusu
Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürü ve TESAB Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Benli de 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı'nın önemli aktörlerinden biri olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Benli, Avrupa Birliği'nin (AB) son 10 yılda gerçekleştirdiği 430 gigavatlık güneş ve rüzgar yatırımları ile 2030 için belirlediği 200 gigavatlık depolama kapasitesi hedefinin yalnızca çevresel değil, ekonomik rekabet açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Benli, "Bugün enerji dönüşümünün öncüsü olan AB'nin son 10 yılda yaptığı 430 gigavat güneş ve rüzgar yatırımlarıyla 2030 yılı için 200 gigavat depolama kapasitesi hedefini sadece çevresel değil, ekonomik rekabet açısından da değerlendirmemiz gerekmektedir. Bu durum, Bakanlığımızın ortaya koyduğu elektrifikasyon atağının ve COP31'in de merkezinde olan 2035 yılı için yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin önemini bir kez daha göstermiştir" ifadelerini kullandı.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Söyler ise elektrik enerjisinin ekonomik kalkınma, toplumsal refah ve sürdürülebilirlik açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.
Üniversite-sektör işbirliğinin yeniliklerin ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurgulayan Söyler, "Üniversitelerle işbirliği enerji sektöründe yeniliklerin ve sürdürülebilir çözümlerin önünü açacaktır. Bu işbirliklerine katkı sunmak ve sektörel dönüşümde aktif bir rol oynamak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu.


