Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Nefes gazetesine konuşan Diren, destekledikleri dezenflasyon programının hedeflenenden uzun sürmesinin finansman maliyetlerini yukarı çektiğini belirterek, Türk sanayisi ve ihracatının son 10 yılın en zorlu süreçlerinden birini yaşadığını vurguladı.
"Üretim ve yatırımlar erteleniyor, KOBİ'lere hedefli destek şart"
Yüksek faizler, artan işletme sermayesi ihtiyacı, uzayan ödeme vadeleri ve yavaşlayan iç talebin reel sektörü baskıladığını belirten Ozan Diren, bu tablonun üretim ve yeni yatırım kararlarının ertelenmesine yol açtığını kaydetti.
Enflasyonla mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğinin altını çizen Diren, şirketlerin üretim çarklarını döndürebilmesi için geçiş sürecinde hedefli teşvik ve finansman mekanizmalarının devreye sokulması çağrısında bulundu:
"Bizim de desteklediğimiz dezenflasyon programı beklenenden uzun sürdü. Fiyat istikrarı olmadan sürdürülebilir bir finansman ortamı kurulamaz. Enflasyon düştükçe faizler gerileyecek ve reel sektör nefes alacaktır. Ancak bu geçiş döneminde şirketlerin üretim kapasitesini korumak için hedefli finansman mekanizmalarını devreye almalıyız."
Diren; ihracatçı KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, reeskont kredileri ile Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletlerinin etkinleştirilmesi, KDV iadeleri ve kesinleşmiş kamu alacaklarının hızla ödenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
"Made in EU dışında kalırsak yatırımlar ve pazar payı gider"
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ticaret hacminin geçtiğimiz yıl yaklaşık 217 milyar avroya ulaştığına dikkat çeken TÜSİAD Başkanı, Avrupa'nın gündemindeki "Made in EU" düzenlemesi konusunda kritik uyarılarda bulundu. Türkiye'nin bu kapsamın dışında tutulması riskine işaret eden Diren, şunları söyledi:
"Türkiye bu yapının dışında kalırsa pazar payı kaybedebilir; yatırımlar ve üretim zincirleri ülkemizden uzaklaşabilir. Türkiye, 30 yıldır Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa sanayi ekosistemiyle ortak üretim yapıyor. Gümrük Birliği modernize edilmeli ve Türkiye yeni Avrupa sanayi politikalarının dışında bırakılmamalıdır."
Erken sanayisizleşme tehlikesi ve 10-15 yıllık dönüşüm planı
Söyleşide "erken sanayisizleşme" tehlikesine de değinen Diren, Türkiye'nin kişi başına yüksek gelir seviyesine ulaşmadan imalat sanayisinin istihdam ve katma değerdeki payını kaybetmesinin ekonomik kırılganlığı artıracağını ve teknolojik bağımsızlığı zayıflatacağını kaydetti.
Sanayinin yapay zeka, robotik sistemler, dijitalleşme ve yeşil dönüşümle verimli hale getirilmesi gerektiğini savunan Diren, gelecekte daha az sayıda ancak daha yüksek nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulacağını belirtti. Bu dönüşümün sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla kamu öncülüğünde iş dünyasıyla istişare içinde 10-15 yıllık sektörel bir sanayi dönüşüm planı hazırlanmasını önerdi.



