DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla yaklaşık 70 gündür tutuklu olarak Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Ankara’daki evinden yaklaşık 550 kilometre uzakta tutulan Uludağ, ilk duruşma öncesinde Ankara’ya sevk edilmek için Adalet Bakanlığı’na dilekçe verdi.
Uludağ, sevk işlemi için oluşabilecek masrafları kendi cebinden karşılamaya hazır olduğunu da dilekçesinde belirtti.
Duruşma öncesi sevk belirsizliği devam ediyor
21 Mayıs’ta Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşma öncesinde, Uludağ’ın Ankara’ya nakledilip edilmeyeceği henüz netleşmedi.
Mahkeme tensip kararına göre Uludağ duruşmaya fiziksel olarak katılmayacak, savunmasını Silivri Cezaevi’nden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla yapacak.
Dosya Ankara’ya gönderildi, tutukluluk Silivri’de sürüyor
İstanbul 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi, yetkisizlik kararı vererek dosyanın Ankara’ya gönderilmesine hükmetti. Ancak Uludağ’ın tutukluluğu Silivri Cezaevi’nde devam ediyor.
Savunma tarafı, bu durumun yargılamada tutarsızlık ve hak ihlali oluşturduğunu savunuyor.
Avukatlardan SEGBİS itirazı: “Fiziki katılım haktır”
Avukatlar, Alican Uludağ'ın ilk savunmasını SEGBİS aracılığıyla değil, doğrudan mahkeme huzurunda vermek istediğini belirtti.
Bu nedenle mahkemeden, önceki ara karardan dönülerek Uludağ'ın duruşma günü cezaevinden mahkeme salonuna getirilmesi için ceza infaz kurumuna müzekkere yazılması talep edildi.
Dilekçede ayrıca, video konferans yöntemiyle duruşmaya katılımın ancak zorunlu hâllerde uygulanabileceği, bunun için de somut ve olaya özgü gerekçelerin ortaya konulması gerektiği savunuldu.
Savunma, mevcut dosyada bu yönde herhangi bir zorunluluk gerekçesi gösterilmediğini belirterek, Uludağ'ın SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlanmasının savunma hakkının kısıtlanması anlamına geleceğini kaydetti.
“Hâkimin karşısında olmak istiyorum”
Alican Uludağ, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur?” diyerek duruşmada fiziksel olarak hazır bulunmak istediğini ifade etti.
Gazeteci Uludağ, Pazartesi günü avukatları aracılığıyla Silivri'den gönderdiği mesajda, "Dosyam Ankara'ya gönderildi ama ben İstanbul'da kaldım. 67 gündür tutukluyum. 67 gündür İstanbul'da, evimden 550 km uzakta Silivri Cezaevi'nde sürgündeyim. 26 Şubat'tan beri tek kişilik hücredeyim. Ankara'ya sevk edilmek için Adalet Bakanlığı'na dilekçe verdim, halen ses yok" demişti.
Tutukluluğa itiraz ve tahliye talebi
Savunma ayrıca tutukluluğun devamı kararına da itiraz etti. Dilekçede suçlamaların soyut olduğu, kaçma şüphesi bulunmadığı ve delil karartma ihtimalinin olmadığı savunuldu.
Avukatlar, Uludağ’ın tahliyesini talep ederken, dosyanın yetkisiz makamlarca yürütüldüğünü de ileri sürdü.




