Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Lütfü İlgar, üniversite tercihlerinde yalnızca başarı sırası, şehir veya mesleğin popülerliğinin değil; öğrencinin ilgi, yetenek ve kişisel değerlerinin esas alınması gerektiğini belirtti.
Doğru tercihin yalnızca bir üniversiteye yerleşmekten ibaret olmadığını vurgulayan İlgar, tercihlerin gelecekteki mesleki mutluluğu ve yaşam kalitesini doğrudan şekillendirdiğini ifade etti.
"Bölüm içerikleri ve uygulama imkanları detaylıca incelemeli"
Öğrencilerin tercih yapmadan önce bölümlerin müfredatlarını detaylıca araştırması gerektiğini aktaran Prof. Dr. İlgar, şu değerlendirmelerde bulundu:
*"Önemli olan öğrencinin ilgi, yetenek ve değerleriyle tercih edecerği bölümün örtüşmesidir. Sadece puanı yettiği için yapılan tercihler uzun vadede mutsuzluğa ve meslek değişikliğine yol açabilir. Bölümde okutulan dersler, staj olanakları ve uygulamalı eğitim imkanları mutlaka değerlendirilmelidir. Adayların, mevcut başarı sırasıyla ulaşılabilecek seçenekleri gerçekçi şekilde belirlemesi ve hedefine çift ana dal, yan dal, yatay geçiş veya lisansüstü eğitim yoluyla ulaşıp ulaşamayacağını araştırması önem taşımaktadır." *
İlgar ayrıca, şehir dışında eğitim almayı planlayan öğrencilerin barınma, ulaşım ve kampüs olanaklarını göz önünde bulundurması gerektiğine dikkati çekti.
"Aileler rehber olmalı, kendi hayallerini çocuğa yüklememeli"
Tercih sürecinde ailelerin tutumunun kararları doğrudan etkilediğine işaret eden İlgar, ebeveynlerin rehberlik rolü üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi:
"Aile, deneyimlerini doğru şekilde aktarıyor ve çocuğunun meslekleri tanımasına yardımcı oluyorsa olumlu bir rol üstlenir. Ancak aşırı baskı, kıyaslama ve ebeveynlerin gerçekleştiremediği hayalleri çocuğa yüklemesi süreci olumsuz etkiler. Aileler rehber olmalı ancak karar verme yetkisinin çocuklarında olduğunu unutmamalıdır."
Tercih listelerinde en sık yapılan hatalar neler?
İlgar, tercih listeleri hazırlanırken sıklıkla karşılaşılan hataları yalnızca puanın yettiği en yüksek bölümleri yazmak, üniversitenin sadece adına veya prestijine bakmak, bölüm içeriğini detaylıca incelememek, arkadaş grubuna göre veya internetteki "en çok kazandıran meslekler" listelerine göre hareket etmek, tercih listesini son güne bırakmak ve güvenli seçeneklere listede yer vermemek olarak sıraladı.
Yanlış bölüm tercihinin zaman, emek, enerji ve ekonomik kayıplara neden olabileceğini hatırlatan İlgar, bugün popüler olan alanların birkaç yıl sonra iş piyasasında doygunluğa ulaşabileceği uyarısında bulundu.
"Kararsızlık yanlış karardan daha olumsuz sonuçlar doğurabilir"
Tercih dönemindeki kaygının doğal kabul edilmesi gerektiğini belirten İlgar, sürecin adım adım yürütülmesini tavsiye etti. İlgi alanlarının, üniversitelerin ve tercih sıralamasının kademeli olarak belirlenmesi gerektiğini belirten İlgar, kararsızlığın kimi zaman yanlış karardan daha olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, adayların yeterli araştırmanın ardından sorumluluk alarak kararlarını vermeleri gerektiğini vurguladı.




