Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yürütülen kamu alacaklarının tahsilat usullerine yönelik yapısal esneklik adımları resmiyet kazandı. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında mükelleflerin mali dengelerini korumak ve kamuya olan borçların tasfiyesini kolaylaştırmak amacıyla teminat şartlarında köklü bir reform gerçekleştirildi.
Teminat gösterme zorunluluğu kalkıyor
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, amme alacaklarının tecil ve taksitlendirme işlemlerinde bürokratik yükleri ve finansal blokajları en aza indirecek limit artışı ilan edildi.
Yeni düzenlemeye göre, alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil talebinde bulunulan vergi, harç, idari para cezası ve SGK primi gibi kamu borçlarının toplamı 10 milyon Türk lirasını aşmadığı sürece mükelleflerden ayrıca banka teminat mektubu, gayrimenkul rehni veya araç haczi gibi güvenceler istenmeyecek. Borcun 10 milyon lirayı aşması durumunda ise yalnızca bu sınırı aşan kısmın yarısı kadar teminat aranması kuralı uygulanmaya devam edecek.
Hangi borçlar tecil kapsamında?
Vergi uzmanları ve idari mevzuat kaynakları, tecil mekanizmasının genel bir mali af veya otomatik bir yapılandırma sistemi olmadığına, belirli kurallara bağlı bir kolaylık olduğuna dikkat çekiyor.
Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), SGK Primleri ve idari trafik cezaları bu sistem kapsamında taksitlendirilebiliyor. Katma Değer Vergisi (KDV) sınırlı şartlara tabi tutulurken; Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ile Özel İletişim Vergisi (ÖİV) gibi dolaylı vergiler kural olarak tecil imkanının dışında kalıyor.
"Çok zor durum" şartı analiz edilecek
Teminatsız sınırın 10 milyon liraya çıkarılmasıyla birlikte başvuru süreçlerindeki likidite temini tıkanıklığı aşılsa da, vergi daireleri mükelleflerin başvurularını incelerken yasal "çok zor durum" kriterini aramaya devam edecek. Başvuru sahibi firmanın veya şahsın nakit akışı, borçluluk oranları, likidite rasyoları ve bilanço dengeleri incelenerek, borcun tek seferde ödenmesi halinde mali dengesinin ciddi şekilde bozulup bozulmayacağı analiz edildikten sonra taksitlendirme onayı verilecek.

