Gazeteciler Cemiyeti’nin YouTube kanalında yayınlanan Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Prof. Dr. Alper Sönmez, obezite ve diyabete ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Endokrin ve Metabolizma Derneği Obezite Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Sönmez, obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil, doğrudan yaşam süresi ve kalitesini etkileyen ciddi bir hastalık olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Sönmez: “Obeziteyi bir hastalık olarak görmekte geç kaldık”
Obezitenin hastalık olarak kabul edilmesinde geç kalındığını belirten Sönmez, şu ifadeleri kullandı:
“Obezite bir hastalık. Biz obeziteyi bir hastalık olarak görmekte o kadar geç kaldık ki… Şimdi bile pek çok ülke obeziteyi bir hastalık olarak kabul etmiyor. Hastalık olarak kabul etmezseniz tedavisini de onaylamıyorsunuz. Artık çok iyi anladık ki obeziteyi tedavi etmek, obezitenin sonuçlarını tedavi etmekten daha ucuz ve daha kolay.”
“Diyabet, sağlık sistemlerinin en büyük yükü”
Programda diyabetin küresel ölçekte sağlık sistemleri üzerindeki etkisine de dikkat çekildi. Körlük, diyaliz, ampütasyonlar ve koroner arter hastalığı gibi pek çok ağır tablo diyabete bağlı olarak gelişiyor.
Prof. Dr. Sönmez’e göre yalnızca diyabeti etkin şekilde tedavi etmek, yaklaşık 200’e yakın kronik hastalığın önlenmesi anlamına geliyor. Bu da hem hastaların yaşam kalitesi hem de sağlık bütçesi açısından kritik önem taşıyor.
“Su içsem yarıyor” sözü bilimsel karşılığı olan bir gerçek”
Toplumda sıkça dile getirilen “su içsem yarıyor” ifadesine de değinen Prof. Dr. Sönmez, bu sözün tamamen yanlış olmadığını belirtti. Obezitenin tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayan Sönmez, bazı hastalarda metabolizmanın yavaş çalıştığını ve aşırı yemeseler dahi kilo veremediklerini ifade etti.
Ayrıca her üç obezite hastasından birinde duygu durum bozukluğu bulunduğunu belirten Sönmez, tedavinin yalnızca diyetle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Sönmez, obezite tedavisinin; endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanlarının koordinasyonunda, diyetisyen ve psikolog iş birliğiyle yürütülmesi gerektiği vurguladı.
“Zayıflama iğneleri” uzman kontrolünde kullanılmalı
Obezite ve diyabetin birlikte görüldüğü hastalarda, kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen ve kan şekerini düzenleyen ilaçların önemli katkı sağladığını belirten Sönmez, bu tedavilerin mutlaka uzman hekim kontrolünde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Sönmez, bu ilaçların yalnızca kilo kaybı için değil;
- Yağlı karaciğer hastalığı ve siroz,
- Uyku apnesi ve uyku bozuklukları,
- Osteoartrit,
- Koroner arter hastalığı sonrası ikinci kalp krizinin önlenmesi
gibi pek çok alanda da etkili olduğu ifade etti.
Prof. Dr. Sönmez’den Sağlık Bakanlığı ve SGK’ya acil çağrı: Türkiye’de durum alarm veriyor
Prof. Dr. Sönmez, kan şekerini düzenleyen ve kilo kontrolüne yardımcı olan bu tedavilere erişimin artırılması gerektiğini belirterek Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na çağrıda bulundu. Sönmez, diyabet komplikasyonları için harcanan bütçenin, Sağlık Bakanlığı harcamalarının yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğu ifade etti.
Türkiye Endokrin ve Metabolizma Derneği’nin ulusal araştırma sonuçlarına göre:
- Türkiye’de her 8 erişkinden biri diyabet hastası.
- Her 10 diyabetliden 9’unda kilo fazlalığı bulunuyor.
Programda paylaşılan veriler, obezite ve diyabetle mücadelenin yalnızca bireysel değil, ulusal bir sağlık politikası meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.