Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu, “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk oldu. Programda hipertansiyonun giderek artan bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Prof. Dr. Ertürk, erken tanı ve yaşam tarzı değişikliklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için “sessiz katil” olarak adlandırıldığını söyledi. Kan basıncının 14/9’un (140/90 mmHg) üzerinde olmasının hipertansiyon olarak kabul edildiğini belirten Ertürk, “Amerika’da bu sınır 13/8 olarak kabul ediliyor. Avrupa’da ve Türkiye’de ise 140/90 ve üzeri değerler hipertansiyon olarak tanımlanıyor” dedi.

Figen Balcı - Hipertansiyon-2

Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk: “Genç yaşlarda da görülmeye başladı”

Geçmişte hipertansiyonun daha çok 40–50 yaşlarından sonra ortaya çıktığını hatırlatan Ertürk, günümüzde yaşam koşullarındaki değişiklikler nedeniyle çok daha erken yaşlarda görülebildiğine dikkat çekti.

Çocuk ve ergenlerde bile yüksek tansiyonla karşılaşılabildiğini belirten Ertürk, “Artık çocuk kliniklerinde 14–15 yaşlarından itibaren, altta yatan belirgin bir sebep bulunamayan yani primer hipertansiyon dediğimiz kan basıncı yüksekliği görülebiliyor” ifadelerini kullandı.

“Tanı için düzenli ölçüm şart””

Hipertansiyon tanısının tek bir ölçümle konulamayacağını belirten Prof. Dr. Ertürk, doğru tanı için kan basıncının belirli bir süre izlenmesi gerektiğini söyledi.

Bu süreçte hastaların kan basıncını birkaç gün boyunca düzenli ölçerek kaydetmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ertürk, “Beş gün boyunca günde iki kez yapılan ölçümler ve bu değerlerin not edilmesi, hekimin doğru değerlendirme yapabilmesi açısından son derece önemlidir” dedi.

“Çoğu zaman belirti vermiyor”

Hipertansiyonun genellikle belirgin şikâyetlere yol açmadığını belirten Ertürk, bazı hastalarda ensede basınç hissi veya baş ağrısı gibi belirtiler görülebileceğini söyledi. Ertürk ayrıca, bu belirtilerin her zaman ortaya çıkmadığını ve pek çok kişinin yüksek tansiyon hastası olduğunu fark etmeden yaşamını sürdürebildiğini ifade etti.

“Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği”

Hipertansiyon tedavisinde ilk ve en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertürk, hipertansiyonu olan bireylerin sağlıklı yaşam kurallarına çok daha dikkatli biçimde uyması gerektiğini belirtti.

Haftada en az 150 dakika egzersiz yapılmasını öneren Ertürk, düzenli yürüyüşün ve direnç egzersizlerinin kan basıncı kontrolüne önemli katkı sağladığını söyledi.

Beslenmenin de büyük önem taşıdığını belirten Ertürk, tuz tüketiminin sınırlandırılması, sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme düzeninin benimsenmesi ve ideal vücut ağırlığının korunmasının hipertansiyonla mücadelede temel adımlar olduğunu dile getirdi.

“Sigara ve alkol önemli risk faktörlerinden”

Türkiye’de sigara kullanımının yüksek olduğuna dikkat çeken Ertürk, toplumun yaklaşık yüzde 26–30’unun sigara içtiğini söyledi.

Sigaranın kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Ertürk, alkol tüketiminden kaçınmanın da tansiyon hastalığından korunmada etkili olduğunu ifade etti.

“Küçük değişiklikler ciddi etki oluşturabilir”

Yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerin tansiyon üzerinde ciddi bir etki oluşturabildiğini vurgulayan Ertürk, “Tuzu kısıtlamak, yaklaşık 5 kilo vermek ve haftada üç gün düzenli yürüyüş yapmak, bazen bir tansiyon ilacı kullanıyormuş gibi kan basıncının düşmesine katkı sağlayabiliyor” dedi.

Figen Balcı - Hipertansiyon-1

“Yeni tedavi yaklaşımları yaygınlaşıyor”

Son yıllarda hipertansiyon tedavisinde yeni ilaç seçeneklerinin de geliştirildiğini belirten Prof. Dr. Ertürk, birden fazla ilacın tek bir tablet içinde verildiği tedavilerin giderek yaygınlaştığını söyledi.

Bu yaklaşımın özellikle ileri yaşlardaki hastalar için büyük kolaylık sağladığını belirten Ertürk, birden fazla ilaç grubunun düşük dozlarda tek bir tablet içinde verilmesinin tedaviye uyumu artırdığını ifade etti.

“Her hastaya özel tedavi planı”

Hipertansiyon tedavisinin her birey için ayrı planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ertürk, yaş, cinsiyet ve eşlik eden hastalıkların tedavi sürecini etkilediğini söyledi.

“Her birey için hedeflenen kan basıncı değerleri farklı olabilir. Bu nedenle tedavi mutlaka kişiye özel olarak düzenlenmelidir” diyen Ertürk, düzenli takip ve hekim kontrolünün önemine dikkat çekti.

“Erken tanı hayat kurtarıyor”

Hipertansiyonun erken ölüm ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Ertürk, hastalığın inme, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve damar hastalıkları gibi ciddi sonuçlara neden olabildiğini söyledi.mBu nedenle hipertansiyonun erken dönemde tespit edilmesi ve etkin biçimde tedavi edilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Ertürk, düzenli tansiyon ölçümünün herkes için önemli bir alışkanlık haline gelmesi gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Nur Yıldız